20 KASIM 2018 SALI

Ayarı veren ne?

30 Aralık 2017 Cumartesi 02:06
yakup@kenticitoplutasima.com.tr
AKILLI ulaşım sistemleri ile şe hirlerde hareketliliğin yeniden düzenlenir olması, toplu taşımayı öne çıkarırken, aynı zamanda anlamadığımız türde bir hareketlenmeleri de gün yüzüne taşıyor. Bir akıllılık kavramıdır gidiyor. İyi de kim, neyi, nasıl değiştiriyor ki?
Yerel yönetimler eskisi gibi yine başlarına buyruk mu olacaklar? 
Değişen gelişerek yenilenen şehir yapılanmasında elbette ulaşım anlayışlarımızda değişiyor. 
Buna yolcu beklentilerini daha fazla da taşımacının anlayışındaki fırtınalarını eklemek şart. Çünkü, bugün anlaşılmasa bile önemli reğişimlerin travmalarını da yaşamaya başlayacağız biraz sonra.
“Neler oluyor” diye hafiften hafife ve kolaydan zora gidersek, kim neyi niçin yapıyor?
Biz ne yapmalıyız?
Olanlara nasıl bakmalıyız ve kimi neden öne çıkarmalı yahut önem sıralamasını yapmalıyız. 
Peki, neler olduğunu nasıl bileceğiz, bizler bu bilmeceyi nasıl çözeceğiz?
Hızlı değişimin ucunda yeni nesil araç alımları öne çıktı.
Derken bir çok ek standartlar zorunluluklar ve derken bir nesne- ler ağıyla sistem entegrasyonuna varan ama dikkat edin araçların birbirini göreceği ve giderek sadece birbirini gören araçlar ve bunların kullanımıyla şekillenecek akıl kullanımlarına giden bir anlayışla karşı karşıya kalıyoruz. Bir sü- re sonra parklardaki jimlastik yapacağımız aletler gibi birçok araç gereç oluşacak ve biz onları bir aktarma ünetisi olarak görebileceğiz.
Bu konuda yazılımlar, uygulamalar ve nesnelerin interneti denilen iletişimlerden söz edilmesi görüşümü doğrular niteliktedir.
Peki biz ne olacağız?
Bence toplu taşımada değişenin insan denetiminden kaçan bir sisteme dönüşecek bir taşımacılık mı olacağı, yoksa insanın kullanacağı aletlere yüklenecek yeni özelliklerle onlarla yapılacak bir meka- nik işe mi dönüşeceği, dahası belki de bizim hiç karışmadan işin sonunda ortaya çıkacak sonuca bo- yun eğen beklememiz gereken bir yapıya mı dönüşecek, bunu bir türlü bilemiyorum.
Bunları aklıma getiriyorum ama ne olacağını kestiremiyorum. Sanırım biraz daha düşünmek göz- lem yapmak gerekecek. Elbette bu gözlemi sektörel anlayışla ve birlikte yapmamız şart.
Sahi bizi kim yönlendirip, aya- rı kim veriyor?
Bileniniz var mı?
Önce bunu öğrensek daha mı iyi olur dersiniz?
Herşey bir tarafa evet, önce aya- rı vereni anlamak herşeyden çok daha önemli.
Neden mi, kafanın içi boşalır, uygarlık denilen canavarın kuyruğuna takılacaksak da ona göre asılırız, kötü mü olur?