19 EKİM 2019 CUMARTESİ

Bir reklamı okumak!...

23 Eylül 2019 Pazartesi 00:56
onur@kenticitoplutasima.com.tr
İSTANBUL’un farklı ulaşım seçenekleri arasında minibüs taşımacılığı önemli bir yer tutuyor. Ancak modern şehirlerde toplu taşıma ile sağlanan yolculukların önceliği minibüs müdür? Bu tartışmaya açık bir durumdur. 
Herhalde çoğulcu görüş raylı sistem, otobüs sıralaması şeklindedir. 
Bir ilçe belediyesinde yayınlanan haftalık gazetede, bir minibüs üreticisi  reklamı  yayınlandı.  
Daha iyi bir ilçe için:
DEĞERLİ SÜRÜCÜLER:
Yaya geçitlerinde yayalara öncelik tanıyın. Kaldırımlara park etmeyin.
Dönüş ve yaya geçişlerini zorlaştıracak şekilde sokak köşelerine park etmeyin. 
Tek yönlü sokaklarda ters yönde araç kullanmayın.
Her dönüşte, şerit değiştirme sırasında mutlaka sinyal verin. 
Araç kullanırken telefon kullanarak kendinizi ve başkalarını riske atmayın. 
Aracınızdan dışarı su şişesi, sigara izmariti vs. çöp atmayın...
DEĞERLİ YAYALAR:
Cadde geçişlerinizde yaya geçitlerini ya da trafik lambalarını kullanın. 
Toplu taşıma araçlarının durak dışında durmaları için talepte bulunmayın” 
Genel anlamda son derece duyarlı ve doğru tespitler olarak dikkat çekiyor. 
Ancak reklamı yapılan minibüs türü araçların ve şoförlerinin büyük çoğunluğu bu yaklaşıma aykırı davranış içindedir.
Minibüs taşımacılığı temel olarak, dolmuşçuluk kavramından beslenen, gerçek te toplu taşıma olarak tanımlanamayacak etkileri düşünülmesi gereken bir tercihtir. 
Bütün varlığı her el kaldırana, çevre koşullara ne olursa olsun duran, sabit ara durakları olmayan, yukarıda sıralanan ilkelerin tümüne karşı davranışlar sergileyen bir olaydır. 
Bu reklamla ilgili eleştiri elbette firmaya yönelik değildir. Çünkü araç satışı hedefi olan ve 17+1 güncelleşmesiyle küçük otobüse yakın araçlar üreten firmanın pazarlama tercihidir. 
Benim itirazım; yerleşim alanlarında caddelerimizi, trafik sistemini alt üst eden, disipline edilemeyen minibüs sisteminin yaygınlaştırılmasına yönelik bu hedefi göremeyen ilçe gazetesinedir...