10 ARALIK 2018 PAZARTESİ

Engelleri aşmak...

7 Ekim 2018 Pazar 23:13
onur@kenticitoplutasima.com.tr
İSTANBUL’da özel halk otobüsleri 1992 yılında toplu taşıma hizmeti yapan esnafın bir araya gelmesiyle şirketleşme adımını attıkları bilinir. O zaman Anonim şir ket sözleşmeleri altında kurulan ortaklıklar, o günden beri 26 yıldır bu sistemin içinde yer alarak nefesleniyor.
Bireysel anlayıştan kurumsal bakışa geçişi hedefleyen bu atılımın önünde geli- şen yıllarda çeşitli engeller doğduğu görülüyor. Öncelikle şirketlerin yönetim biçi- mi, göreve gelen kişilerin konuya ilgisi ve yaklaşımı bu sonuçta etken rol oynuyor. 
Farklı ana sözleşmeler, sayısal anlam- da yönetim kurulu üyelerinin değişkenliği, sürdürülebilir olma ve istikrar olanağını ortadan kaldırıyor. Buna ilaveten bütçe düzeninin kurulamayışı, görev sürelerinin en erken bir yılla sınırlanmış olması da önemli faktörlerin başında yer alıyor.
Kurumsal yaklaşımın geçerli kılınması, bu yönde gelişmelerin sağlanabilmesi amacıyla yapılması gerekenlerin bu günlerde yeni bir çalışma ortamında ele alınması bekleniyor. 
Eğer mevcut şirket yönetimleri konuyla ilgili özverili davranabilirlerse, en önemlisi de varolan “ben” duygusu yerine “biz” anlayışını geçerli kılabilirse, önemli bir gelişme olasılığı bulunuyor. 
Bir başka önemli noktada şirketlerde görev alan yöneticilerin sadece siyasi birliktelik ve devamında her türlü düzenlemeyi bu güçle yaratmak istemesi... Bu da gelişmenin önünde oldukça ciddi ve farkedilmesi gereken bir engel olmaktadır.
Bugüne dek bilinen gelişmeler ışığında hayatlarını idame ettiren özel halk otobüsçüleri mutlaka şirket yapılarının değiştirilmesi, şirketler arasında her alanda aynı yöntemin tercih edilmesi önem taşımaktadır. Son bir nokta da, herkesin yönetim yeteneğine sahip olmamasıdır. 
Bunu aşmak için çekirdek yönetim oluşumunun profesyonel kadrolarla güçlendirilmeli. Bu demektir ki bu şirketlerin yönetim belirlenmede taraflar oluşmamalı. Bu sisteme büyük zarar vermektedir.
Sonuç olarak şirketlerin önünde kurumsal anlayışın geliştirilmesi, sorunların çözümüne yönelik çabaların bütünsel olması üzerine önemli bir fırsat doğmaktadır. Umarım birlikte bu süreci doğru yöne- tir ve geçiş aşamasını hayata geçirebiliriz.