11 ARALIK 2017 PAZARTESİ

Aynı günler...

6 Ekim 2017 Cuma 21:26
onur@kenticitoplutasima.com.tr
İSTANBUL’da özel halk otobüslerinin yaygınlaşmaya başladığı 1980’li yıllarda kentiç ulaşıma ve toplu taşımacılığa hizmet ede- cek otobüs sayısı oldukça yetersizdi. Bu nedenle öncelikle şehirlerarası otobüslerden yapılan dönüşüm ve Bursa atölyelerinde üretilen 7 m.’lik küçük otobüslerle ilk filo oluşmuştu. Toplam 963 özel halk otobüsü içeri- sinde o günkü kimliğiyle Mercedes Benz’den satın alınan 200 otobüs ve az sayıda Magirus E6 otobüsler elverişliydi. Geri kalanlar tamamen merdiven altı üretimdi.
Özel halk otobüslerinin toplu taşımada görev almasıyla beraber özel işleticiler arasında iyi hatlar, kötü hatlar kavgası baş göstermişti. Bunun içindir ki İETT meşhur hat üçgenini oluşturmuş ve kısıtlamalar getirmiştir. Askeri dönemde başlayan özel halk otobüsü işletmeciliğinin statü kazanması, normal döneme geçişle beraber ilk yerel seçimlerde Bedrettin Dalan’ın ilk Büyükşehir Belediye Başkanı olmasını sağlamıştı.
Çok kazanan hatlarla, az kazanan hatlardaki mücadele sivil yönetimin iş başına gelmesiyle beraber siyasi mekanizmalarla güç kazanmış ve sonunda taşımacılar ne olduklarını anlamadan ilk UKOME kararlarından biriyle İETT İşletmeleri kapsamına gönderilmişti. Günümüzde de özellikle çevre bele- diyeler statüsünde minibüs mantığı ile taşımacılığa başlayan otobüslerin 2003 yılında özel halk otobüsü kimliği kazanmasıyla beraber içine düştükleri disiplin ortamında kısıtlamalarla karşılaşmışlardır.
Bir de gelişen ekonomik koşullar ve sistem zorlamalarıyla işletme maliyetlerinin artması nedeniyle bu taşımacıların sürdürülebilir bir hizmet üretmeleri olanağı ortadan kalkmış gözükmektedir.
Bunun doğal sonucu olarak da kamu idaresi, herkesin eşit kazanç sağlayabileceği, aynı koşullarda hizmet sunabileceği, bir işletme düzenine geçmeyi ve ortaya konulacak performansa dayalı bir hak ediş modeli oluşturmayı öngörmüştür. Bununla ilgili çalışmalar yürütülmektedir.
Koşullar ve ortam 1980’lerden çok farklıdır. Ancak yine de eskiyi bilenler açısından bu günler o günlerin bir başka versiyonu gibi görülmektedir. İnce eleyip, sık dokuyarak taşımacıların hak ve hukukunun gözetilmesi zorunluluğu önemini korumaktadır.