18 EKİM 2018 PERŞEMBE

Sorun yok!..

3 Eylül 2018 Pazartesi 03:23
info@kenticitoplutasima.com.tr
ZORA girdiğimiz ortada. Aslında geniş düşünecek olursak, bu sadece bizim sektörle alakalı bir durum değil. Şehirlerin görünen yüzü biz olduğumuzdan bu konu bizimmiş gibi duruyor. Ancak, şu bir gerçek ki, bizim yaşadıklarımız hemen ortaya çıkar ve gidişatın nasıl olduğunu sunar.
Bu yüzen, öncelikle, özel taşımacı ile belediye arası bir bakış farklılığı mı var yoksa, hızlı değişime hazır olmama durumundan ortaya çıkan bir hazırlıksızlık mı var, işte bu nokta çok önemli?
Ben ortada iki ana mesele olduğunu düşünüyorum. Biri özel, diğeri kamu adı- na karar verenlerin gidişata bakışları ve de hasmane yorumları!.. Gördüğüm şey, bu iki kesim de eski anlayışla yol alıyor ve birbirini ötekileştirmede adeta yarışıyorlar!..
Önce bunu dile getirmem lazım.
Evet, biz bugüne kadar, daima; “Devlet görür, tedbir alır, gerekeni yapar. Biz de uyarız. Zor gelsede katılmasak da bir şekilde işler sonunda rayına oturur!” 
Oysa, şimdi yeni dünyanın birbirine entegre, hatta, ağa bağlı iletişimle paylaşımcılığında, işler böyle bizim yaptığımız gibi değerlendirilmiyor. Şimdi işler ortak akılla, ortak çıkardan bireysel beklentiye  kayan bir anlayışla paylaşmaya “çok daha yakın”, “en yakın” ve  “yakın” olma gibi ayrımlarla değerlendiriliyor.
İşte, bu iki nokta bizi zoran sokan şey!..
Özel kesim bu ülkeye gerekli tetikleyici olan kamuyla bir olması gereken bir güç olmalı anlayışının eksikliğidir. Bir kere en önce bunu devleti yönetenlerin görme- si gerek. En birinci mesele budur. İkinci mesele de bu gücü oluşturanların paydaş olduklarını, olmaları gerektiğini kendilerinin bilmeleridir.
Global anlayışta entegre yapılanma güçler biriliği ve güçlü yapıda teknolojiye dayalı anlayışla değişen üretim ilişkilerinin yeni dünya parselasyonuyla şekillenirken, bugün olup biten bunun üst kavgasıdır. 
Bizim de bu noktada kamu-özel kesim olarak ortaya çıkmamız ve serinkanlı biçim- de gelişimin gereklerine uygun davranma- mız  gerekir. Özel taşımacı ekonominin tetikleyici unsurudur. Devlet de bunu bilerek ona yakın durur.
Bu teknolojik gelişimde ortak akıl, ötekileştirileyen güçler birliği ve paylaşım ana esastır. Anlamamız gereken budur.