21 TEMMUZ 2018 CUMARTESİ

Bıktık artık!..

30 Aralık 2017 Cumartesi 01:54
SIKINTI had safhada. Bu yüzden de neredeyse, “Bizi yönetenlerin üzerine ölü toprağı mı serpildi de bu denli duyarsızlar?” diyesim geliyor. Dilimde tüy bitti. Sesimin şiddeti azaldı. Kısıldı. Yine de debele- nerek de olsa toplu taşıma hizmetinde usulsüz kart kullanımına dönük bir hassasiyet sağlayamadım. Benim gibi uğraşanlar da bir sonuç alamadılar. Gariban kollama ayağına koca koca doktorlar, ihtisas sahibi sözüm ona halkseverler, hemen herkes canım devletin aracı, bu işi o binse de binmesede yapacak. Bari bir vatandaş da bedava binsin de hizmet tamam olsun.
Faydalansın.
Ne kazanıyor ki gariban?
Evet bizim içinde ne kazanıyor lafı belki de bizi tetikleyen. Öyle ya bu usulsüz kart alanlar benim nafakamı kesmiyorlar mı?
Elbette onlar yüzünden kazanamıyorum. Yani, benim kimin bedavacı olduğu değil bedavacıların benim nafakamı ortadan kaldırdığı öyle mi?
Belki de öyle.
Beki böyle olmasının mahsuru mu var?
Yok.
Daha doğrusu olmamalı!
Neden olmamalı. Çünkü, benim durumum hak edilmeyen raporla bedavacı çoğaltanın anlayışı ile örtüşmüyor.
Ben devlet değilim ben kendi kazancım sermayemle alınterimle araç alıp devletin be lirlediği esaslarda taşımayla kazanmaya çalışanım. Kazanamazlığa katlanırken, kazandırılmama operasyonlarına bu yüzden de karşıyım. Bu bir ne olur denilerek verilen imtiyaza dönüşmeye giden bedavacılığı meşrulaştıran haksızlık toplumu haketmedenh edinmeye almaya aldırmaya iter. Bu devleti yönetenler, küçük paraların önemini görerek toplu taşımaya el attılar.
Lakin hala vergi mükellefine katlanacağı yükü yüklemenin daha doğru ve sürekli kazancı getireceğini göremedi.
Görse, makul yük ama herkese taksim edilen yük ile kanuni uygulamalara cavaz verir ve vergi mükellefliğin arttırılmasını kolaylaştırır. Bize kurumsallaş diyen hükümet erbabı, neden bunun yükünü adil biçimde gücümüze göre belirlemiyorsun?
Yoksa amacın yakaladığından almakla mı sınırlı? Bakın tıkanıyoruz işte.
Bu yüzden tıkanıyoruz işte!..