21 TEMMUZ 2018 CUMARTESİ

Kör gidişe çare...

25 Temmuz 2015 Cumartesi 03:20
mehmet@kenticitoplutasima.com.tr
ÖZEL Halk Otobüsçüleri’nin giderek zora sokulması ister istemez b aşka düşüncelerin oluşmasını çağrıştırıyor. Acaba diyoruz, söylenildiği gibi toplu ulaşımda  dönüşümden kasıt belli kesimlerin sahada yer alarak diğerlerinin ortadan kalkmaları mıdır? Buna imkan vermiyorum çünkü, bu saha tıpkı altın sektörü gibidir. Eğer, işi bilmeden girdiyseniz bitersiniz. Tıpkı altın sektöründeki gibi.
Orada da ne kadar paranız olursa olsun altın işini bilmiyorsanız eğer, sistem paranızı bitirir ve sizi müflis olarak kenara koyar ve sistemden de atıverir.
Özel Halk Otobüsçülüğü’ne girenleri de aynı akibet bekler. Bu nedenle, girenler girmek isteyenler, isteseler bile kılı kırk yarmak durumundadırlar. Bence birilerini sokmak için sahanın karlı verimliliği de yüksek olması gerekiyor. Ama değil.
Peki neden böyle bakılıyor?
Sanırım bizim kendi kendimizi kurtaracak projeler üretmemiz veya sıralamada ki son düzeltilecekler olmamızı kabul ederek beklememiz isteniyor. Elbette, bu kadar olduğunu düşünmüyorum ama bir zayıf ihtimal diyerek yazıyorum. Hizmete dönük yeni bir yapı için kamu desteği şart. Bugün herhangi bir ülkenin toplu taşımasına bakın orada mutlaka destek orada mutlaka bir kolaylaştırıcı işlem vardır. bu yüzden de meclise dönük TÖHOB’un yeni çıkışı bana umut verici geliyor.
TÖHOB 2015 bütçesine sübvanse ödeneği konulması için kamu kurumlarındaki iktisadi teşekküllerle ilişki kurmuş bu ara Sayın Başbakanımız’la da randevu talebinde bulunarak sorunları ve çözüm önerilerini aktarmak istenmiş. Başvuruya cevap bekleniyor.
Sağdan soldan; “Eylem yapalım, yürüyelim” diyenler de var.
Evet, herkes mağdur, lakin yürümek sonuç getirecek mi? Bence, dostlarım oturup bir daha düşünelim ve belediyelerle birlikte yol alalım. Onların da b u işten mağdur oldukları ortada. Nitekim özellikle raylı sistemlerde ücretsiz ve indirimli taşıma fazlalığı giderek hizmeti aksatıcı boyutlara tırmanıyor. Bunu Türkiye’nin her tarafında olduğunu duyuyoruz. Bence soru neden bedava taşıyoruz? sorusu değil. Bizim sorumuz, “Bedava taşımak için ihtiyaçlarımız neden karşılanmıyor?” Sorusudur. Bizde taşımak istiyoruz. Ama biz kazancımızı düşürmeden araçlarımızı değiştir- meyi aksatmadan, giderlerimizi ödeyecek imkana eriştirilerek taşıma yapmak istiyoruz. 
Herkesi başımızın tacı görerek neşe ve mutluluk içinde taşımak istiyoruz. Bunun için taleplerimizde ısrarcıyız. Ortak akıl ücretlendirme politikalarını yeniden ele almamızı gerektiriyor ve çözüm aramalıyız...