19 EKİM 2019 CUMARTESİ

Şimdi olmaz!..

23 Eylül 2019 Pazartesi 00:59
sevket@kenticitoplutasima.com.tr
İMAMOĞLU’nun İstanbul Bü- yükşehir Belediye Başkanlığı nı kazanmasından başka memleketin daha önemli sorunu yokmuş gibi bir çoklarının ilgi alanı- na giren mesele oldu. Neredeyse herkes buna kilitlendi.   
Oysa, memleketin içinde bu- lunduğu durum belli. Bölge için yeniden belirlenmek istenen rollere dönük proje de ortada. 
Ülkemizi de bir şekil bu işin içine çekildiği, hemen her düşü nebilenin malumu iken, bir çokları hala bunu kaşıyıp duruyor. 
Belli ki başka amaçlar var. 
Yoksa bir çoğu için kim kazanmış, kim kaybetmiş veya kay- beden kazanmış ya da kazanan kaybetmiş, olağan ilgi ötesinde çok da umurunda olmaz. 
Bu işi kaşıyanlara dikkat et- mek gerekiyor. Bu kaşımada baş- ka şeyler var. Bu malum yüklenişle halkın birbirini ötekileştirmesine katkı sunma var.
Herkesin vebali kendine.
İşte işin tamda bu noktasın- da ben, Sayın İmamoğlu ile belki yakalanabilecek bir kendimize gelme sağlanabileceğine dikkat çekmek istiyorum. 
Bu noktada devleti yöneten otoriteye de İstanbul’u yönetmek isteyen yönetime çağrım var.
Açıkçası; özellikle, siyaseten bir ders alma durumu olamayacağını geçmiş tecrübeler gösterdiğinden; “Bir süreliğine şerh” koyup; “Bu ayrıştırma ötekileştirme uğraşısına pirim vermek- ten bunu öne sürenleri dinlemekten vazgeçin” diyorum... 
Bunu bekliyorum çünkü; bir vatandaş olarak, iktidar kayıplı uyarıyı neden yaşadı, İmamoğlu niçin kazandı biliyorum. 
 Bu bilgi ile tartığımda tarafların bir vatandaş olarak benim gözümde kusurlar eşit olmasa da sonuç açısından olumsuz etkilerini birbirine eşit görüyorum. 
Bu olumsuzluğun ülkeye zararını önlemeniz için bir süreliğine şerhimle hiç olmazsa teknik konularda bir olun diyorum.  
Mesela; dünyanın gözünün üzerinde olduğu bir mega kent olan İstanbul için kent ve ulaşım konusunda ortak akılla devlet bütçesinden sübvanse desteği ile belediyelere alan açın diyorum.
Bunun için belediye yasa ve mevzuatları değiştirin diyorum.
Özel Halk Otobüs İşletmeciliği kavramını yeni bir toplu taşı- ma kanunu oluşturup  içine yeni- leyip yerleştirseniz olmaz mı? 
Böylelikle, toplu taşıma işinin kamu görevi olduğu, bunu yapan işletme adının “ÖHO İşletmeciliği” olduğu, bu haliyle de “Belediyelerin özel-kamu işbirliği ile kentleşmede 7/24 sa- at hareketliliğe ortak formül bul- ma yolunu açabilirsiniz” diyorum. “Bu esaslarla yenilenen be- lediyelerin denetim ve yürütüm ile sınırlı, özel kesimin ÖHO İşletmeciliği ile hizmet verici esasları belirlenecek ortak iş-gö- rev tanımlaması ortaya koyun” diye de öneriyorum...
İşte size hareketliliği, kazancı ve öz sermayeyi geri aldırabilecek, adil kazancı getirip, aynı zamanda müktesep hakka hiç ge- rek duyurmayacak sürdürülebilir işletmeciliği getirecek yapı.
Üstelik bu yapıda İETT’yi de lastik tekerlekli taşımanın tek otoritesi kılarsanız, bu ülke gene- line model olur. Hele buna diğer tüm taşıma modlarını sistemin parçası ve aynı garantiyle hizme- te entegre birbirini tamamlayan edilirse, böylelikle âtıl kapasiteyi  önleyen tek ama alanı geniş sistem kurulur diyorum...
İsterseniz bu düzeni kurup işlediğini gördükten sonra da “Nerede kalmıştık!” diye siyasi ötekileştirmeye yine başlayın! 
Ama bugün değil!..