19 EKİM 2019 CUMARTESİ

Eskisi gibi kalmayın!..

14 Eylül 2019 Cumartesi 11:50
sevket@kenticitoplutasima.com.tr
KAN uyuşmazlığı önemli bir sorun. Hele sektörel yapılanmalarda yol alırken ihdası gerekli uygulamalar tartışılırken...
Bugüne kadar; en azından benim aralarına girdiğim 24 yıldan günümüze, daha çok bireysel taşımacı anlayışının baskın olduğu kentiçi toplu taşıma sektöründe bunun önemli sorun ol duğunu da sürekli görüp neticelerine de şahit oldum.
Trilyonlar akıtıp, öz sermayeleriyle alımlarının sadece birey sel alım olağanlığına dönüştüğü için bir türlü önemli sektör arasında olamayan özel halk otobüs işletmeciliğinde bu, sözünü ettiğim kan uyuşmazlığı, her zaman en çok ve açıkça görünüyor. 
Bir kere kazanmada düzenlilik, kazanmada sistemli işleyen yapılanma ve bunun sonucunda kurumlaşmış bir işletmeciliğin önü bu anlayış yüzünden hiç bir şekilde açılamıyor.
Açılamıyor ama, hemen her kes, bunun gerekliliği üzerinde konuşuyor. Yani gelişmeleri görmek gerektiği, gidişatın artık bireyselliği terkini işaret ettiği gibi, kulağa da yaşanan gelişime de uyumlu hoş görünen öngörüleri sıraladığını da görüp işitiyoruz... 
İyi de bu gerekliliğin gelişimi engellediğini dile getiren de çok. Giderek de artıyor! Bu durumda uyuşmazlık, nasıl hala ön kesici olabiliyor peki?
Sakın sebebi, doğru bilinen yanlışlar olmasın!.. 
Mesela kamu otoritesinin yıllardır tek yanlı  “ben bilirim ci” buyurganlığı ile benimsetilenler, buraya varış sebebi olmasın! Ancak bir de bugüne dek kulağa hoş gelen ‘Özel halk otobüsçüleri kamu hizmeti görüyor!’ diye zihinlere kazınan söz vardı. Bu o kadar öne çıkarıldı ki, gerçek sanılıp benimsendi. 
Bununla hizmet içeriğinden söz etmiyorum. Hizmetin tanımıı, kamu hizmeti vermek. Ama karşılığını denetim ve yürütümünü belediyenin verip yaptığı işletmeciliktir yapılan...   
Yapılan şey, kamu idaresine yakın durarak onun gibi görünmeyi öne almak! Bunun için gereklilikleri ikinci plana atmak... Bu düpedüz ikici yaklaşımdır.
Demek ki özel halk otobüs işletmeciliği sektörü gerçekçi bir bakışla dengeli ve gerçekten hak kaniyeti, emekle karşılığı verilen çalışma diye ele almıyor. sanırım aldırılmıyor!.. Böyle bir matematik gerçekliğe göre ayarlı tera ziye dayalı meselelere de bakmıyor. Ya da baktırılmıyor.
Tersine; kendine olmadık payeler verilip, kullanılıyor. 
Zaten; “Benim senin onun bir başkasının” gibi tanımlamalar da çokluğu bunu doğruluyor.
Ben, kendi şahsıma; hemen hemen hiç kimseden, “Bizim sizin onların” dediğini bugüne kadar ciddi biçimde duymadım. 
Kan uyuşmazlığının hem sü rekliliği hem yerleşik değişmezli ği de bu yüzden bugüne kadar sürüyor. Bugüne kadar kimse terazisini, çekileceği bilinen mizana uygun belki de bu yüzden kurmamış. Sadece, kazandırılan söylemle karşısındakine ve etraına sadece uygun görüntü görmek için bakmış. Bakarken de sadece, gördüğünü sanmış...
Bu yüzden özel halk otobüs çüleri “İşletme, özel halk otobüs işletmeciliği” kavramlarını, dahası toplu taşıma hizmetini vermede de neden ana unsur olmak gerektiğini düşünüp, ikisi arası illiyet bağı kurarak bu alanda, tıpkı otomotiv endüstrisindeki yapılanma gibi ilişki kurarak yer almalı. Bir anlayış değişiminin ülkemizde bize özgü modeli yaşandığını ÖHO görmeli. Artık işler eskisi gibi olmayacak!..