19 EKİM 2019 CUMARTESİ

Var olanı zayi etmeyin!..

16 Haziran 2019 Pazar 16:09
sevket@kenticitoplutasima.com.tr
UYUM olmasa soluklandığımız bu dünyadaki genel gi dişatın karmaşıklaştığı çekilmez.  
Neyse ki uyumun uyumsuz luğa karşı, bu tutumları refüze etme kuralı gidişatta ki gerekli genel dengeyi sağlıyor. 
Bu nedenle bir çok güzel ge len adımlar, yaşamda bulduğu ilgiyi kaybederek    ilgiyi yitirmiş lerin sıradan davranışları sınıfına kayıveriyor. Ya da etkisizleşip zaman içinde, anlaşılmayan bir hızla, belki bir hoş anı ya da keşkeleri içeren yaşanmışlıklar torbasına düşüveriyor.
Bu nedenle genel gidişatın kendi dengesine uyum ve bunu anlayanlar ile anlamayanlar arasında gidiş gelişler sıkça önemli olanların bile alan boşaltmalarına sahne olabiliyor. 
Bütün bunlar, doğanın kendine has sistemdekileri uyarıcı dengelemeci sonuçlarıdır. 
Ülkemizde bir kaç yıldır bu gidişata dayalı gelişme ile ortalık toz duman içinde. Ortalığın toz duman içinde olması aslında bu anlarda aktör olanların bakışlarındaki uyumla uyumsuzlukların oranlarıyla alakalı bir terazi kefelerinin oynamasıyla ilgilidir.
Mesela; toplutaşıma hizmet lerinde değişen yapılanmayla bir likte, eskinin müktesep hak kav ramı bir başka sınıflama ve deği şime dönüşürken, kentleşmede üretim mekanları ile yaşam mekanlarının içiçeliği, dağınık ol ma durumları, hesapta olmayan ama bir kesimce düşünülerek hayata geçirilen ek taşıma modlarını sahaya sürüvermiş.
Bu şekilde geliştirilen kent leşmede planlı yapılanma ve bu na gerek yok dedirten taşımacılıkla bir takım farklılıklar, birbirini gözetmeden yaşamaya birbirlerini görmezden gelmeye itilmiştir. Bu itmeler ve görmezden gelmeye dayalı soluklanışlar da karmaşayı arttırmıştır. 
Ama sonraki gelişmeler verimliliği kaynak kullanımında ta sarrufu yanında, ayrıca çevreye duyarlı doğal yapının muhafazasına itinayı da öne çıkarmıştır. 
Böylece gidişat uyumu dediğim uyarı mekanızması buna nokta koyacağını hissettiriyor. 
Söylemek istediğim, artık bu uyarının anlaşılması gerektiğidir. İşletmeciliğimizin buna uygun ortak anlayış ve kurumsal birliktelikle yenilenmesi gerektiğidir. 
Bir konu da yaşamın kent leşme ve kentleşmenin ana tetikleyici idamesini sağlatan toplu taşıma hizmetlerinde “özel halk otobüs işletmeciliği” kavramının almaya başladığı yeni içeriğinin algılanması gerektiği...
Müktesep hak kavramları da hil, genel gidişatın geride kalan ana tetikleyiciliği yenileşmede geride kalışa sebep olan oluşumların tümü ancak bu yolla çözülür. Eğer, özel halk otobüs işlet meciliği, yeni anlayışla yasal dü zenlemeye tabi tutulur ve yeniden ele alınırsa, özel kesim ile kent yapılanmalarında hareketliliğin sürekliliğine katkı konusunda modlar arası paylaşımda eşgüdüm ve görev taksimli bir hizmet alışveriş esaslarının belirlenmesinin yolu da açılabilir. 
Genel gidişatın ortaya çıkardığı bu kavramı sadece bugünkü sığ anlamıyla değil, hele hele şimdi ki bireysel işletmecilik tanımlı hiç değil. Bu kavramı, bu işletmeciliğin ötesine taşır, kamu ile özel kesimin ortaklaşa kurdu ğu sisteme dönüştürerek yeniden adlandırır ve yasal temelleri yeniden belirlenirse, bu sistem  toplu taşıma hizmetlerinin ana unsuru özel taşıma işletmeciliğinin esaslarını teşkil eder.
Mesele; var olan yapıyı rehabi lite ile verimli kullanma var olanı  zayi etmemedir. Bu yolla yeni bir üretim işletim dengelemesi ile işletmeciliği ıslahtır...