15 EYLÜL 2019 PAZAR

Asıl olması gereken!..

10 Haziran 2019 Pazartesi 12:39
sevket@kenticitoplutasima.com.tr
ULAŞIM ve trafik sorunlarının çözümünde ilk gerekliliği kural koyma saymakla birlikte asıl mesele, bu kurala uyulma sını sağlatma olduğu bilinmeli.
Bunun çok daha önemli olduğu benimsenerek ardından cümle ahaliye de bunun böyle olduğu benimsetilmelidir. 
Trafik kurallarına uyulması konusunda trafik eğitimini ilkokul düzeyinde indirilmesinde ki çabalırıyla tanıyıp takdir ettiğimiz Sayın İbrahim Aybar, bir söyleşimizde bize; “Kesin çözü- mü en tepeden sıkı takiple gereğinin kesintisiz yapılmasına nezaret etmekle gerçekleşebilir” şeklinde ifade ettikleri sözü- nü hiç unutmuyorum. 
Bahsettiğim sözü ettikleri o günden günümüze, hedeflenen hemen her yeni etkinlik bu takibin yapılmadığını düşündüren duyuru gibi gelmektedir
İddia ediyorum. Ülkemizde kurallara uyma alışkanlığı dışın- da hemen her kötü gidişi önleyen belirlenmiş davranış esas larını ortaya koyan kuralların he men hepsi eksiksiz var. 
Olmayan tek şey, kurala uy ma zorunluluğunu hissetme duy gumuzun yerleşmemiş olması...
Bu içimizde ulul emre uyma güdüsüne karşı gelmenin yansıması mı? Yoksa bize özgülüğün içsel davranışa dönüştürdüğü duyguları hasarsız çekingen bir açığa vurmanın, doğu insanı sayılmak istenen bizlerin bir özel tepki usulü mü? Bilemiyorum.
Ancak, bir tuhaflık var. 
Kırmızı ışıkta kendine yeşil yanınca bu geçiş hakkını  kullanarak geçmeyip, araçtan kafasını uzatıp “Geç bekleme” diye bana iyilik olsun demekle kural ihlali öneren çok sürücü gördüm
Bunun yanında bir o kadar, yaya geçidinde geçiş hakkı kendinde olmasına rağmen sürücüye geçmesini işaret edenler de vardı ve bunlar sürücülerden hiç de geride kalmayacak kadar da çoğunluktaydı... 
Hemen hepimiz kurallara uymama konusunu belki de bir özgürlük nişanesi sayıyoruz.
Yada kurala uymama göstergesi sayıp, kuralsızlığımızı karşı durma gerekçesi görüp ne olursa olsun karşı durmayı sadece göstermeye indirgeyip, bu yüzden belki kural ihlalini yapıyoruz!..
Bunların bir özel davranış ve takdire şayan üstünlük gibi görül düğünü söylemek de mümkün.
Tehlikeyi göze alıp ana yolda bariyerden atlayarak koşanları uyarmayışımız, yaya geçidi varken altından yoldan geçmeye çalışmaları başka nasıl açıklarız ki?
Seyir halindeki hemen her araç sürücüsünün, ya da yayanın araç yolunda canını hiçe sayarak kural dışı davranışına imrenme gibi bakarak, “Müthiş cesaretle bunu yapıyor. Helal olsun” demeye varan kabulümüzü baş ka nasıl izah edebiliriz? 
Sanırım ayrıntılara önem ver mez olduk. Herkes kendi alanı ile öne çıkmaya dalmış bütünü görmüyor. Ya da görmenin bildiği bedeli yüzünden görmezden geliyor! Bir takip yok. 
En iyi örnek plaka tahdidi. Devletkarşıydı. Bir baktık, niçini ve nedeni belirtilmeden, bir çırpıda “Verdim gitti” deniliverdi!
Böyle olunca kural, işlememesi uyulmaması için yapılan şey olup, sonucu bu olumsuzluk ları getiren olmuyor mu?
Trafik kazalarının önlenmesi için varolan kuralların uyulmasının sağlanması isteniyorsa, en azı bundan sonra kanun koyucular, uyumun  izlenmesine dönük bir “Nezaret edici izleyiciler” kadrosu kurmalı. 
Bence, sıfır kayıp için asıl gerekli olan tek şey budur!..