15 EYLÜL 2019 PAZAR

Son pişmanlık fayda vermez!..

24 Mayıs 2019 Cuma 22:49
sevket@kenticitoplutasima.com.tr
HERKESİN malumu olan “Taraf olmayan bertaraf olur” sözü oldum olası bende ilginç çağrışımlar yapar.
İlk aklıma gelen; “illa taraf mı olmak gerekir...” Sadece siyah ve beyaz olarak bir ömür sürebilir mi, ya da sürdürülmeli mi? 
Biraz o, biraz diğerinden, her emeği geçenin emeğinden bir şeyler alıp, birliktelik kazanından, paylaşıma dayalı ürün çıkar ma adına, ötekileştirme kapısı ka patılamaz mı?
Safımızı belli etmekle taraf olmak, biraz daha geniş ve katılımcı yaklaşımla en iyi olanı ihtiyacın belirlediği en iyisi buluna rak alıp onu kullanma yolundabiraz farklı düşünmek gerek mi- yor mu? Elbet, belirlenmiş kanıt lanmış doğrular, kesinleşmiş değerlerle de oynamadan!..
En kolayı; Taraf olmak! Hele günümüzde. Zararı da yok. 
Genel zeka seviyesiyle örtüşen ve kimsenin kimseye bir şey demediği bir gidişatta hatta bu avantajı birgün kullanma adına herkes herkesin bu yönde atraksi yonlarını örterek mutabakatlı bu gidişte “Kolaycı Genel”i oluştur- ma... Böyle bir ara durumla va- ziyeti idare etme değil de nedir?
İyi de “Ben bilir yaparım” diye yapanlara bakıyoruz. Bildikleriyle yaptıklarını yapanların yaptıkları bir süre sonra başka şeyleri getirince!.. 
Her gelişim kendi iç çelişkisi ile gelecek değişimi doğurur!
Allah Allah!.. (Yani?)
Sanırım bugün yaşadığımız çekilmeler varolan gücümüzün elimizden alınmasını getiren bir alan açıyor. Bu taraf olma meselesinde kantarın topuzu fazla kaçırılıyor gibi bir durum var!..
Derdim biraz empati, biraz geniş ve belki “Niye olmasın?” demeye varacak esneklikle gerilim siz bir soluklanmada genişleme düşüncesinin dogru ortaklığı sağlatacak kıvılcımını çakmak. Bu fazla iddialı oldu. 
Siz yine de düşünün.
Kent yapılanmasında değişimimiz, bizi ileri teknoloji ile yeniden yapılandırarak yaşanabi- lirlikleri tamamen teknolojik tasarımlı akıllı sistemler üzerine kurulu sürüklenişe sürüklüyor.
Ancak birden bire, bu yoldabir yürüyenler ayrışabiliyor.
İyi ama neden ayrılıyorlar?
Gelin insani hasletle yaradandan ötürü yaratılanı ötekileştirmeyi bırakıp düşünelim. 
Taraf olalım diye... Mederes Hükümeti 1952 yılı 18 Şubat tarihinde NATO’ya girdi! 
O günden bugüne bedellerini sineye çekip, uzun süre de “İyi ki bunu yaptık” dedik. 
Şimdi durum farklı.
Aklıma; ertelenen, yenilenmesine karar verilen seçimlerde ki telaş ve hareketlenmeler ve özellikle de kentiçi toplu taşıma sisteminde yer alanların davranışlarını izlerken bunlar geldi.
İşin ilginci henüz ikrar edilmedi ama ricalde çözülme işarı na varan iç çelişkilerden olsa ge rek doğacak gedikten sökün edilecek gibi bir tehlike de var!. 
Bu tarafgirlik konusunda her- kes orta yolla giderken aklı selim ile ortak milli menfaatleri öne alınsa sanırım çok iyi olur.
Sektöreler ticaretin kuralları ile çalışmak zorunda. İnsanı yaşatacak yapı idamesiyle hizmetle de yükümlü. Bunun karşılığını da yönetim erkinden almakla yükümlü. Özel Halk Otobüsçüleri dahil, herkes bu noktayı düşünsün diye bu konuyu açtım.
Siyaset yapalım derken, baş- ka yola kaymak da mümkün.
Bence sektörel mantık, akla dayalı ahde vefa ile hakkaniyeti ne olursa olsun unutmamalı.
Son pişmanlık fayda vermez.