21 MAYIS 2019 SALI

Bu, işin anahtarı!..

8 Mart 2019 Cuma 17:50
sevket@kenticitoplutasima.com.tr
YAŞADIĞIMIZ ve adını da yeni binyıl dediğimiz dönemde tek kutuplu bir dünyaya yönleniş şeklindeki hızlı çıkışlar sonucundan, geldiğimiz son nokta ilginç ve pek öngörülemeyen, çoğu şaşırtıcı ama sahada benimsenişine hız kazandıran gelişmeleri berberinde getirdi.
Bu karmaşa gibi görünen sü- reç yaşandığına dair görüntü arkasında, oldukça ilginç yönlenişlerle gelişmeler yaşanıyor! 
Uluslararası arenada yenilenen yapılanma ve paylaşımda uç- ların törpüleme girişimleri, ilk dikkat çeken ve önemi daha sonra daha çok artacak gelişme olarak yavaş yavaş ortaya çıkıyor. 
Bu ve benzer gelişmeler olurken, gidişatların saha dinamiği, farklı argümanları işin içine soktukça, karmaşa giderek   çeşitlendiriliyor. Sahaya yansıyan bu karmaşalı görüntüler aslında sadece içeriyi setretmedir!..
Elbette, bununla bilmesi gerekenler noktasının dışına farklı yansımalar yapma ameliyesinin de var olduğu ortadadır!..
İyi de o zaman, gerçekte yenilenmede neler oluyor?
Bu konuda doğrudan net ve tarafsız yaklaşımla meseleye ba- kan neden ortada görünmüyor? 
O zaman, genel seyrin saha gerçeği, ileri teknoloji ile hızlı üretim, yeni nesil üretim ilişkileri ve insan yaşamında yerleşik öncelikleri sarsıcılıkla mı ilgili?..
Değişimden söz ediyorum.
Hızlı ve alan daraltıcı, kontrolü gereken ve bu doğrultuda kurulacak yeni yapının giderek etkinleşeceği yep yeni bir gidişattan söz ediyorum. 
Ülkemiz ve bize benzer ülke ler, ara geçiş sahası mı? 
Yani; bazılarının yeni nesil üretime geçişte, terki gereken teknolojileri, geçici alıcı konumu taşıması mı söz konusu yoksa?
Bu noktaya odaklı cılız da ol- sa, özellikle otomativ alanında ilginç sesler duyuluyor.
Örnek vermek gerekirse, bir ana teknoloji tranferi öncesi, alan değiştiren, eskiden yeniye geçişe yakın üretim teknolojisini alma ile beraber, bu transfer ile yeni nesil sistem kuruculuğa ek güven vermeye dönük, aynı zamanda ileri adımlara da destek  hareketlenmeler mi söz konusu? 
Böyle talepler mi var? 
Bu noktada “var olanın yer değiştirmesi” ya da bize getirilmesi, katkı açısından, hızlı katkı noktasında işe yarasa bile, başka şeyleri de düşündürmeli mi!.. 
Burada manzara koyarak, işletmeciliğin üretim alanındaki gelişmelere uygunluk arz etmesi gerektiğini, herkesle birlikte, özellikle yönetim erki, düşünmeli ve  bu konuya da ivedilikle “El atmalı” diye düşünüyorum.
Bu amaçla tam 40 yıldır, gazetemde ise 12 senedir sürekli profesyonel ve kurumsal bir toplu taşıma sektör anlayışı ve buna uygun işletmeciliğin ihdası konusunda dil döküyorum.
Bu işin; yani, ana hedefin “Mütemmim cüz ve müştemilatı” konusuna da dikkat çekiyorum. Özellikle de yeni kent yapı lanmasının yürümesi noktasın da, toplu taşıma özeli ve genelinde ulaşım sistemimiz için...
Yaşanan gelişmeler ve bizde- ki işletmeciliğin durumu ortada. 
Buna el atılması gerektiği de. 
Kamu önce kendi yapılanma algısı ile evrensel gelişimle nere- de örtüşeceği ve nerelerde “Nev-i şahsımıza münhasır” davranı lacağında netleşmeli. 
Ardından, özel sektör yapılanmasındaki ruhu buna uygun ama ortak anlayışla çerçeve çizici biçimde, şekillendirmelidir.
Bu doğru davranış değişimimizin anahtarı olacaktır.