19 HAZİRAN 2019 ÇARŞAMBA

Bu böyle gidemez!..

10 Aralık 2018 Pazartesi 03:58
sevket@kenticitoplutasima.com.tr
TAŞIMACILIK ile taşıma so- runlarına çözüm arayışlarda tuhafıma giden bir şeyler var!.. 
Bir kere  biz de terazi yok... 
Otomotiv endüstrimizin ile- ri seviye üretimler gerçekeştirme- si, dünya geneli  ürünlerinin  her ülkede tercih edilir olup, ekonomizi bu tercihler sonucu ihracatlarıyla, ciddi takviye edici sonuç kaydetmesi bir olumlu yan.
Ya üretilen “bu yeni araçları kullan!” denilenin durumu, ona bakış ve değerlendirme kriteri ve varolan ama dosyalarda duran işletmecilik esasları ile işletici her  taşımacının kendi içinde işletilen “Oluşturulmuş uyması zo- runlu tutulan” kuralları? 
Otoritenin genel işletmeciliğe bakış ve icra normlarından söz ediyorum. Sahada işleyen mekanızmalara karşı ortaya ko- nan bakışlardaki esaslardan!..
Uzatmak mümkün.
Tuhafıma giden; hemen her yönetim birimlerinde etkili, yet- kililerin söylem ortaklığı varken, eylemler ve fiili durumları farklı!
Hemen her kentin kendi öze- li, geliştirdiği işletmeciliğin belirli ana esaslarıyla çelişerek, iş görev tanımında, bu yanıyla evrensel olması gereken denge uzaklığının bu mantığı nedir? 
İlmin, bildiğimiz esaslar ile somut verilere dayalı delillerinin  sistematiğine uygun değerlendirmeyi esas aldığı bilinir. 
İşletmeciliğin ana esasları da buna dayalı. En azından kitaplar da bu böyle. Böyle olmasa; bundan binlerce yıl önce Sokrates’in “Buraya Matematik ve  Geomet- ri bilmeyen girmesin” öngörüsü gibi, günümüz ve öncesinde de işletmeciliğin kendine özgü matematiği olan kuralları, değerleri ve ana esasları var.
Buna göre de gelir-gider den- gesine dönük, özelliğine göre belirlenmiş esasları da var.
Peki; işletmeciliğimizde bun- lar var mı? Varsa, bu gördüklerimizin anlamı nedir o zaman?
Aslında ağlası var! ama hep si dosyalarda. Yasal zorunluluk gereği hazır, iş-görev tanımları olarak duruyor...  
Anlayacağınız neyin nasıl ol- ması gerektiğini belirtir kural  çok ama uyulup uyulmadığının kontrolü yok!..
İyi de bu düzeni kurup işletenler matematiği bilmiyor mu? 
Böyle olsa bile, bilmemeyi or- taya koyucu yıkımın sonucu bu- nu ortaya koymaz mı?  
O zaman neden işletmecilikte bu esaslar kaale alınmaz?
 Ya devlet, onun adına iş gördüren kamu,  ekonomik kaybını da mı görmez? 
İkici zihniyetin artık ortadan kalkması lazım. Ben, eğer bir gün arzuhalciliğin gerekmediği anlaşılırsa, o zaman ülkede her- kesin kendisine ne gerektiğini bileceğine inanır. Arzuhalciliği, ikici anlayışın aynası sayardım ama yıllardır devlet dairesi önün- de de onlara rasladım.
İşim düşüp devlet dairesine müracaat, yada beyan gerektiğin de yetkilinin, “Git dışarıdaki arzuhalci doğrusunu yazıversin!” dediğini, hala hatırlarım. 
Sırf memurun yapamıyacağımı düşünmesine tepki, dediği- ni yapmaz, kendim yazar, ama   her defasında da “Bu olmamış. Git dışarıdaki Arzuhalciye yazdır” dinilerek geri çevrilirdim.
Arzuhalcinin, iyi bildiğim formül ile bulamadığım  sonucu, dairece hemen kabül görürdü!..
Dosyalarda kalan ana esaslar yerine eğer fiili yaşamda oluşan kontrol edilemeyenler yürürlüğe girmişse, durum kötüdür ve her an yerinde sayışa neden olur. 
Bu yüzden bizdeki işletmeci- lik yeniden ilmi gereklerine göre gözden geçirilmeli derim...