16 ARALIK 2018 PAZAR

Otoriteye çok iş düşüyor!..

15 Kasım 2018 Perşembe 04:48
sevket@kenticitoplutasima.com.tr
BENİM ülkem güçlü. Öylesi- ne güçlü ki içeriden bunca takoz koyucu ferdi kazanımlara dayalı çelme takarken, bazıları bu karmaşada dışarıdan sağlandığı düşündürecek kadar aleni desteklere bel bağlayıp, kraldan çok kralcı olurken, bazı kademeler de canla başla çalışarak düze birlikte çıkılması için ellerinden geleni yapanları, kişisel bakışlarındaki yetersizliklerinden olsa bunlar doğru tasnif edilmezken  yine de yürüyoruz. 
Son dakikada hamlesiyle ya hayatta kalacak ya ölümle karşılaşacak kadar gri olmayan, siyah ya da beyaz ayrımıyla yol alan şoför gibi, devletin geçmişten ge len yerleşik geleneği dönüşü sağlıyor. Asıl başarı ise otoritenin bu geleneksel algıyla doğru adımı atmasına hemen özel kesim ve vatandaş desteğidir. Ancak, korkutan, bugünkü ge lişmenin getirildiği nokta. Yani; global anla- yış ve entegre yapılanmayla kon- trollü merkezileşmeleri belirlemiş yeni üretim ilişkilerinin ortaya çıkardığı anlayış. 
Artık  bu anlayış, henüz bilin meyen bambaşka etkileşimlerin yönlendirmesine mahal vermeden yazılımla yönetme yönlendirme varken, aynı anlayışla de vamı imkansızlaştırıyor. 
Evet işaretler ve olup bitenler bunu gösteriyor. Bu yüzden saha dinamiklerimiz iyi okunmalı.
Bir kere gidişatı görüp kararımız,  öykünme mi? Yoksa ken- dimize özgü ama geleceğin ev- rensel anlayışına uyarlanmış algı bütünlüğüne dönüştürdüğümüz değerlendirmeli yol almak mı?
 Cevaplanması gereken bu.
Kısaca, gidişatı görüp kendimiz için yapılanmalıyız. Bu da  el birliği içinde olmalı. Burada as lında kendimiz için bazı şeylerin farkına varmamız lazım. Yerlilik anlayışını araç saymak mı amaç edinip yerli üretimlerin gerektiği gibi yapılandırılmasında objektif kriterlerle destekçi olmak mı?
Bu noktada kamu otoritesi kadar özel sektörün birbirlerini ötekileştirmeden memleket adı na düşünmesi şart. Toplu taşıma açısından bakarsak, bizde bu işletmecilik kavramı, otomotiv en düstrisinin açık ara geriden gi den bireysel anlayışlarla yürüyen bir iş. Oysa, üreticilerle bir ayağı, tüketimde, kaynakların doğru kullanılmasına varan, işletmecilikle doğru talep arzlı doğru ve gerekli üretime yönelten birlikte likle üçlü sacayağı gerekiyor.
Merkezi otorite, bütün yönetim erki ile tümden gelimli yapılandırmaya yönelip, sahada yer alan tetikleyici üretimlerini endüstriyel ürüne dönüştürücü, ka lıcı nihai üretimle de uluslararası pazarla rekabet edecek yapılan maya gidişte bu sacayağı birlikte işlettirilmeli. Behemehâl, işletmecilik anlayışımızın ele alınması kent ve ulaşım konusuyla bağlı işleyen kentiçi toplu taşıma anlayışının, öz sermaye kullanan özel taşımacı üzerinden, ama önemli ve doğru bütün kaynak ve kapasiteleriyle ölçülmüşlüğün eseri objektiflikle, tüm unsurlar doğru değerlendirilmeli. 
Eskimiş anlayışla masa başı karar devri artık kapanmalı. Yerine etkinlik ve gelecekte bu etkinliğin açacaklarını da he saba katıldığı, ortak değerlendirmeli yöneltme benimsenmeli. Göz ka- maştıran teknolojide hoşa giden pazarlama bizi alıp yerleştirme- ye, sonrası tamamlayıp sürekli alıcı olmaya götürür. Bu tehlike- yi önlemek için devlet geli şimin iç tetikleyicilerine karşı, sadece bugünün beklentilerine uyuyor diye hesapsızlığa düşmemeli. 
Bakın hala üreterek ihracatlarıyla dengelemeyi bilenler ne- ler yapıyor? Bu bile bir örnek.