10 ARALIK 2018 PAZARTESİ

İyi şeyler çoğalmalı...

14 Eylül 2018 Cuma 21:44
sevket@kenticitoplutasima.com.tr
SON zamanlarda İBB’de baya- ğı bir ihale sıkıntısıdır gidiyor. Her ne kadar İETT üzerinden ihaleleri yapıyor olsa da her kesin bildiği gibi içerik çerçeve ve mütemmim cüz ve müştemilatlerına dönük kararı elbette bağlı olduğu üst kurum veriyor. 
Böyle olunca da bu işin müsebbbibi de sorumlusu da kar ve zarar göreni de kendisi oluyor. Bunu ben demiyorum. Bu genel hiyararşinin çizdiği prosedür gereği böyledir. Bunun tersini dü- şünmek, olsa olsa abesle iştigal olur ki böyle şeyi yapmak bize de zaten yakışmaz.
Önceki ihalelerin “iç yapı, bize ait ağırlığı” felan feşmekan, tıpkı eskilerin yokluk dönemin de ayrana su katarken tebessüm-i elem ile “Aktır benizi, götürür denizi” deyişleri gibi kaldırır ama yeni havalimanı ile ilgili olan iş bambaşka!
Bak o bu kaldırmaz.
Hele bunu da diğerleri gibi düşünerek bambaşka hesap ve kitaba bağlatarak yapmak o’nun yakınından bile geçemez. Olmaz hiç olmaz. Nitekim olmadı da...
Ben işin içinde düşünülen- lerin düşünülmesine hatta bu ko nuda çabalar olmasına falan da  takılmıyorum. 
Benim takıntım başka!
Ben bir değişim döneminde hükümet edenlerin atadıklarının neden algıda gerilerde dolaş tıklarına takılıyorum...
Bugün dünya çapında bir projeyi gerçekleştirerek dikey bü- yüyen global yapılanmada yeni enerji kaynaklarının, bütün ulaşımda belirlenen noktaların, güvenlikli bir ağa bağlı kontrolle, bu kontrolun da ileri teknolojiye dayalı biçimde, bizim dahlimizle yapılabileceği noktasına varan imkanı sunarken, en azından bu yolu alır durumdayken, bakıyorum bizim yerel yönetim otoriteleri bambaşka havada bambaş ka şeylerle meşgul. İşte bunu anlayamıyorum. Asabım da bozuluyor elbet. Hadi diyelim bunu bizim iç bünyemiz kaldırır. 
Değiğim gibi, iç bünyede her türlü “ak beniz, götürür denizi” ama bu öyle değil. Bu noktada bu durumdaki kazın ayağı bam başka. Bu işte küresel yapı var.
İhale yapıyor ama ne hikmet se verimliliği ile ilgilenmiyorsun. Kime neyi ne kadar, nasıl kazandıracağın hesabında doğru değil. Sonrasında ki düşünmüş olsan bile o parselasyon yenileme düşüncenle küresel ek gelişmelerin neticesi uyuşmayacağından işi te- melden bozacak! Ya o an içinde ekonomik gelişmelerin seyri ile oluşacaklar ve sonrası... 
Sonrası kaos!..
İhaleden görünen sanki tüm bunların hiç ilgi çekmediği... 
Sanki alel acele çizili çizelge takipli bir işmiş gibi meseleye ba kılıyor olduğu!.. Bir kere resmin tamamını gören, bunun getirilerine, hem de arada terennüm edildiği halde, değinen de olmuyor. Yahut, demek istemiyor ve ihtimal vermiyorum ama belki de yok gibi dav-ra-nı-lı-yor!..
Yoksa tek otorite mi? 
Ne alaka? 
İlgisi yok. Hatta bununla çelişiyor bile. Yukarısı gelişimi hızlandırma adına tümden gelimli hedefler koyarken, icra makamları hedefler hilafına geride!  
Bu kadarı sisteme zarar verir. Bu yüzden, yolu açacak görüşle re, tümden gelimli düşünüşlere ihtiyacımız olduğu artık ortada.
Dev projinin getireceklerini düşünüp ona göre bir yol çizmenin tek yolu ortak akıl. 
Bu ara  güzel şeylerde oldu. İlki ihalenin iptal edilmesi, diğeri İBB’nin esnafa biniş başı des tek vermesi. İkisi de takdire şa- yan gelişme. Haydi hayırlısı...