16 KASIM 2018 CUMA

Görmeye dair!..

10 Eylül 2018 Pazartesi 01:03
sevket@kenticitoplutasima.com.tr
BİR ihale vardı yeni havaala- nı ile ilgili. Önceki hafta bu- nun düşündürdüklerini yazmıştım ama son anda vazgeçerek, başka bir konuya yönelmiştim. 
Lakin bir hata sonucu birin- ci sayfa anonsunda başlığı silmediğimizi fark etmeyişimiz bana “Demek ki yayınlamalıymışım” dedirtti. Bu ara dikkatli izleyenlerin uyarıları için de ayrıca çok teşekkür ederim.
Biz biraz doğrucu Davut, çok- ca, işin yükünü çekmeyen olarak aşırı idealist, belki de işgüzarca, canı gönülden doğru gidişatı gös terme adına öncelikleri saha gelişiminden çok kurgulanan yeni geleceğin yapılanışına da göndermeler yaparak yazıyoruz.
Tabii bir de kamu yerleşik anlayışının gidişata etkisini de gözardı etmemeye çalışıyoruz. İşte tam bu noktada bazı tercihleri farklı değerlendirme farklı yorumlara da neden olabiliyor. 
Mesela bize göre ülkemiz, ev- rensel yapıya uygun sisteme entegre olma kurgusu ile yola çıktı. Bu tercihle dikey gelişimle büyüyerek, gelişmiş ekonomiler de yer bulma amaçlanmış. 
Bu yüzden radikal söylemlerle içteki çıkışlar, giderek dışarı yı rahatsız etmiş, bazı kuşkulara dayalı engellemeler getirmiştir. 
Gelişmekte olanlar kadar gelişmişlerin geleceğe bakışlarında ki tedirginliklerinden bu anlaşılıyor. Bu yüzden hedeflerin farklı amaçlarla karşısında duranlarla bambaşka önceliklerin birbirine karışarak kavram kargaşasını tetiklemesi çok olabiliyor.
Bizim vatandaş olarak belirlenen hedefe tabi olma yükümlü lüğümüz ve dahi ulul emre itaat gereğimiz de vardır ama aynı zamanda görüp bildiğimiz doğruları ortaya koyarak onları dillen- dirme gibi yükümlülüklerimiz vardır bir de!..
Dolayısıyla söylediklerimiz kimseye dokunmamalı.
Şimdi biz, özel halk otobüsçüleri bireysellikten kurumsallığa geçmekte yavaş davranıyor deyip, yaşanan gelişmeler onları gelişime zorluyor derken, müdahil olamadığımız gelişmeleri de gidişat içinde ele almamız gerektiğini ima ediyordu. 
Yani madem bir yol açılmış ve o yola bağlı zincirleme reaksi yon kurgusu, yönetenler olurları ile oluşmuş. O zaman böyle bir durumda bizce geleceğin yapılanmasında yeni havaalanı ihalesi gibi açılımlar önemli ve kent içi toplu taşıma yapılanmasına etkileri de büyük olur. En azından gelişimin gerekleriyle, devlet in yaklaşım öncelikleriyle özel taşımacı halk otobsçülerimiz bu konuyu daha geniş düşünüp işbirliğine gidebilecek mecraları da hesaba katmalı yahut katabilmeli diye sesli düşünmüştük.
Gelişmelerde destek sadece maddi varlıkla olmuyor. 
Bir proje ile birlikte açılan ye- ni ufuklara müdahil olunamasa bile katılınabilecek imkanlarıyla bir çok şey yaşanabiliyor.
Biz, belediyelerin eski algıdan kopmada, tıpkı özel halk otobüsçüleri gibi direnmelerini doğru bulmuyoruz. 
Dahası, başta İETT olmak üzere, belediye ve kuruluşlarının kamu özel işbirliğine açılışı hızlandırmaları gerektiğini de tavsiye ediyoruz.
Bir elin nesi, çok elin çok sesi vardır!..
Bence gelişmeler biraz bu bakışla da görülemez mi? 
Eski sistemin atıl konumda olan tüm taşıma modları, tüme varımlı yada tümden gelimli bakışla durumlarını “Nereye gidiliyor?” sorusuna göre yeniden ama birlikte belirlemeleri, sanki daha doğru olacak gibi...