21 AĞUSTOS 2018 SALI

Asıl meseleniz...

14 Temmuz 2018 Cumartesi 03:05
sevket@kenticitoplutasima.com.tr
BELEDİYELER toplu taşıma hizmet anlayışlarında köklü değişime yöneliyor. Değişen ve gelişerek, kendi bütünselliğinde benimsenen bu değişimin idamesi için gereken sistem kurgusunun iyi yönetilebilmesi adına, eski anlayışlar terkediliyor.
Zaten uzun yıllardan beri yönetim anlayışları, yönetişime kaydırılmış, giderek tek yanlılık, yerini “çoklu yaklaşım ve paylaşımcı yapılanmaya” bırakma ya başlamıştı. Bunlar o zamanki basında fantastik sunumla da olsa duyurulmuş, kitap olarak yayınlanıp, toplum gelişmelerle kısman de olsa tanıştırılmıştı.
Değişimin gerektirdiği yerleşik anlayışlardan gelişimle birlikte vazgeçmek, hemen hemen hiç dikkate alınmadı. zaten bizde ki yerleşik anlayışta hiçbir değişim öykünme ötesi ele alınmadı. 
Kamu otoritesi bu anlayışın dişinda hiçbirini dikkate alınıp, incelenerek, ele alınması gereken gelişmeler olarak görmedi. 
Dolayısıyla bizde teori ile pra tiğin farklılığı, kurumsal bu gerçekliğin, sahada doğru gözetilmesi gereken birbirinden farklı durumu olarak görülürdü.
Bu yüzden, gerçek gelişim için “Arzuhalciliği kaldırın yeter” diyenlerden oldum. Çünkü bu bizim ikici anlayışımızdan do ğan meslektir. İlk doğuş gereklilikten doğsa bile, zamanla teori ile fiili uygulamada farklılığı giderici işlevi yüklenip, devlet katında tek yanlı isteneni sağlatan aracı konumuna geldi. 
Bununla ilgili espri katarak bir anımı yazayım. Yıllar önce satın aldığım konut beyanını aldığım değerden vermiş, devlet görevlisi bunu yanlış bulup, doğrusu için, kurumun kapısı önün de ki Arzuhalciye göndermişti. 
Orada öğrendim ki, aracılıklarıyla ortak kamu-özel kabulü ile belirledikleri rayiç bedel üzeri işler yürüyormuş. İşte hala de- vam eden bu ikici anlayışı yürüten aracı durumuna getirilmiş bizim arzuhalcilerimiz...
Değişme zor. Bunu bunu biliyoruz. Ama teknoloji matematik işi. Hesapsız kitapsız duygu yetmiyor. Bu yüzden gelişime uygun anlayış da değişmeli.
Dahası, buna uygun yöntem lerle gelişimlere hem uymayı, hem bunun getirdiği yenilenmeyle düşünebilen toplum oluşturma adına  devlet esaslarına uygun yapıda kamu alanı, toplumsal bir algı ve bunun işleyişi ne sebep anlayış kurgulanmalı. 
Uygun geçişi sağlayan anlayışın tesisi için tüm yeni gelişmeler dikkatle değerlendirilmeli.
İşte ileri teknolojiye dayalı sıfır töleranslı bir sistem işleyişine giden dünya, global anlayışla ortak akılla ve birbirine entegra algı bütünlüğüne dikkat çekerek, ama kurumsal gelişim farklılığını rakamsallıkla uyumlatarak sistemini yeniliyor!..
Şimdi bu yenilenen dünyada ülkemiz de yer arıyor. Dikey gelişimde belirlediği hızlı büyüme hedeflerine ulaşabilmesi için her kes anlayışını ana sisteme olabildiğince uyarlı değiştirebilmeli.
Şimdi gözümüzün önende değişen devlet, ülke yönetim sistemi, dünyada entegre birliktelikle yapılan düzenlemeler var. 
Yeni dünya; “Kazan-Kazan” anlayışıyla sistemini kuruyor. 
İşte bütün bunlar olup biterken, halk otobüsçüleri sadece devletçe kollanan mı olmalı?
 Yoksa, gidaşata uygun bilgi donanımlı, kurumsal anlayışla kendini gelişmelerin içine koyabilecek şekilde sistem oluşturmasını mı öğrenmeli?
Özel halk otobüsçülerinin meselesi işin burasını anlayıp, bu şekilde yol alamaktır...