20 EYLÜL 2018 PERŞEMBE

İşletmeciliği anlamak!..

11 Mayıs 2018 Cuma 22:44
sevket@kenticitoplutasima.com.tr
AĞIRDAN ağıra yenilenmenin bir çok değişik versiyo-nu arasında ülkemizde yenile- nen sistemlere varan hızlı değişi- min ayak sesleri artık duyulma-dan öte iyice hissedilir oldu.
Dahası, bundan kimin nasıl etkileneceği de üç aşağı beş yuka rı belli olacak hale de geldi.
Global yapıya uyarlı hedefleri ince planlamalarla belirlenmiş bir gidişatın planlı ayak izlerini hissetmeyi umarak umutla, biraz heyecen, daha çok merak ve bir çok karışımlı bir sürü şeylerin olduğu ama içinde az tedirginlik, az biraz bilinemezlikten doğan kaygının, çokçası da gidişatı yakalama umudunun olduğu bekleyişte herkes birleşti...
Alıştığımız dünya düzeni de ğişirken, bizim tabu saydığımız şeylerin tersten sorgulandığına da tanık olduk. Hatta gerçekten de bir çok yanlışlar da yaşandı.
Bunların arasında bize öyle gelen, herkese aynı şekilde yanlış gelen, bazılarına yanlış yapılma sayılan, birçok çeşitli iniş çıkışlar sonucu gördük ki bizim yaptığımız, sadece değişimde yerimi zi alma güdüsünden kaynaklı reflekstif bir davranış!..
Sektörel yapılanmada yönetimden yönetişime, ileri teknoloji ile nesnelerin birbiri ile ileti- şime geçirildiği entegre yapılan maya, derken, otonom sürüşler le nesneler arası haberleşme ile yeni durumlar oluşturma ve  son kerte, iş yapay zeka uygulamasına getirilip dayatıldı!.. 
Birden bire insan yaşamını kolaylaştıran ileri teknolojinin sistemde ana unsur sayılmasına varan gelişmeyle kuşatılıverdik.
Milenyum çağında yaşamımızı kolaylaştıran gelişmelerle yol alacaktık! Hani bilim bize güzellikler yaşatarak, soluklandığımız evreni ve kendi yaşamımızı daha anlamlı kılacaktı?
Ortaya çıkan yapay zeka ve devamında onu belirleyici unsur sayma neyin nesi peki?
İnsanlar seçkinler tahakkü- mün de mi yönetilecek, yoksa geliştirdiği ileri teknolojisinin oluşturduğu yapılanmasında insanı aşan kazanımları ile tekno  loji denetimine mi girecek?
Bu geçiş evresinde değişimin hissedildiği bu sıra, sektörel yapı da ki işleyiş ve kendisine has yapılanma yaklaşımı, bütün diğer unsurları da içine alan bir çerçevede mi olacak yoksa?
Kent ekonomilerine gidişi görebiliyoruz. Ama, kentleşmede hala yenilenmeyen ulaşımda yeni yapıya uygun 7/24 saat hareketi getirecek sistemin hala kavranılamayıp yerine ithal, Akıl- lı Ulaşım Sistemleri (AUS) ile çözüm üretilmesi kimin ne ka dar süre işine gelecek peki?
Sanırım sorun kentleşme de gidişatı aklımızda olanla kavramak istememiz de!..
Toplu taşımanın yeni gelişimin gerektirdiği değişimle sistemleştirilebilmesi için aklımız da olanları unutmamız, yenilenmeyi kendi mecrasında anlayıp, ona uygun anlayışla donanmayı bilmemiz gerekiyor.
 Biz, toplama akılla asla geleceği kuramayız. Bu nedenle devletin, devleti yönetenlerin, önce- likle ülke ulaşım planı, ulaşımda toplu taşıma sistemleri ve toplu taşıma sistemlerinde uygulama yöntemlerine dönük paradıgma değişimi ne gitmeleri gerekiyor.
Yenilenen dünyada denetim işlevini kamu otoritesi, icrasını özel sektör, oluşan ve oluşacak ihtiyaçları da bileşen tüm unsurlarla birlikte ele alan bir yapıyla belirledikten sonra, iş-görev tanımlaması da kamuya veriyor.
Bu anlaşılmadığı süre özel halk otobüs işletmeciliğinin ne olması gerektiği anlaşılamaz!..