19 EYLÜL 2018 ÇARŞAMBA

Herkese teşekkür...

9 Mart 2018 Cuma 22:55
ismail@kenticitoplutasima.com.tr
1980’li yıllarda gayrı resmi olarak 11-14 kişilik minibüs tanımlamasıyla taşımacılık yapan araçlarla başladığım İstanbul’daki şoförlük maceram, bir gün tesadüflere bağlı durak başında gerçekleşen olaylar ve müdahale sonucu genç yaşta Esnaf Odası Yönetim Kurulu Üyesi olmamı sağladı. 1996 yılında da Oda Başkanlığı görevini almamla beraber 22 yıl bu sektöre hizmet fırsatını buldum. Bu göreve taşınmamda, 1992 yılında Özulaş’ın kuruluş aşamasında özel halk otobüsü sahibi olmamda neden oldu.
Geçen yıllarda pek çok olay meydana geldi. Bu olayların iyi taraflarını şirketler üstlenirken kötü sonuçların Oda’ya fatura edilmesi alışkanlık haline geldi. Diliyorum önümüzdeki yıllarda böy- le olmaz. Başlangıçta üç bölge, üç şirket olarak süregelen şirket yapılanması, sonraki yıllarda kişisel hesaplaşmalarla 7-8 şirkete kadar çıktı. Bu aşama- da birlik ve beraberliğin bozulmaması yolunda çaba harcadım. Dar bölge sonrası çalışma yönergesinin bölünme ve parçalanmaya yol açmaması için 350 taşımacı koşulunun arkasında durdum.
Yanlış olmadığı bugünde anlaşılabiliyor. Başlangıçta ve sonrasında İstanbul Otobüs Sahipleri ve İşletmecileri Esnaf Odası olarak tescillenen Oda’nın kurumsal yapısında özel halk otobüslerini barındırması amacıyla Oda adının İstanbul Otobüs Özel Halk Otobüsü Sahipleri ve İşletmecileri Esnaf Odası olarak kabul edilmesini güç şartlarda geçerli kıldım. İyi ki de bu atılımı yapmışız. Ne yazık ki, bugün itibariyle özel halk otobüslerinin yüzde 50’si Oda kapsamında üyelik sahibidir. Geri kalan kısım İstanbul Ticaret Odası veya çevredeki diğer odalara kayıtlı durumdadır.
Özel halk otobüsü taşımacılarının vekaletine sahip şirketlerin ön plana çıkmasıyla beraber yürütülen çalışmaların Oda üzerinden olmaması tercihi sonucu, 1992-2010 yılları arasındaki dönemde Oda’dan taşımacıların herhangi bir talebi olmamıştır. Buna rağmen bir talep geldiğinde takibi yapılmıştır. Aksinin iddiası gerçek değildir.
Gelinen son noktada ise 2014 yılındaki Başbakan’la Haliç Kongre Merkezi’ndeki buluşmadan itibaren ağırlıklı olarak hem taşımacı esnaf hem de kamu yönetimi açısından Oda gündeme gelmeye başlamıştır. İdare Oda’yı muhatap almaya başlamıştır. Bunun doğal sonucu olarak da şirketlerin karşılanmayan taleplerinin Oda üzerinden yürütülmesi aşaması doğmuştur. Bu umuyorum sürekliliğini koruyacaktır. Yine de Oda’ya özel halk otobüsü kimliği kazandırılması, sektörün bu çatıda birlik ve beraberliği sağlaması ve kamunun muhataplığı yönündeki çabalarımdan dolayı mutluluk duyuyorum ve huzurluyum. Bu amaçla elimden gelenin en iyisini, en fazlasını vermeye çalıştığım inancındayım. Bu nedenle de huzurluyum. Güncel dedikoduların geride kaldığını ve çok fazla değer bulmadığını düşünüyorum. Bir seçim oldu ve özel halk otobüsü taşımacı esnaf tercihini yaptı. Bunun üzerine söz söylemeye gerek yoktur. Kimse koltukların ebedi sahibi değildir. Esnaf Odası bünyesinde yürüttü- ğüm tüm hizmetlerimin arkasındayım. Esnafın hak ve hukukunun korunması, onların anlık çıkışlarla mağdur olmaması yolunda üzerime düşeni fazlasıyla yerine getirmenin huzurunu yaşı- yorum. Herkese her şey için teşekkür ederim.