09 AĞUSTOS 2020 PAZAR

DEĞİŞİM GELİYOR... PEKİ, BİZ HAZIR MIYIZ?

3 Mayıs 2020 Pazar 07:46
info@kenticitoplutasima.com.tr
BİR önceki yazımda yeni korona virüs, Covid-19’un büyük bir de- ğişimi tetikleyeceğinden ve toplu taşıma sistemini de değiştireceğinden bahsetmiştim. Sağlık, iş, sanayi, eğitim, öğretim, üretim, tüketim ve sosyal hayatımıza yönelik her alanın uzmanları kendi konuları ile ilgili olarak “hiçbir şeyin eskisi gi- bi olmayacağını” söylüyorlar. Toplum da kendini bu yeni duruma, bir başka tabirle “yeni normal”e adapte etmek için hem zihinsel, hem de fiziksel olarak hazırlanıyor. Yeni durumu anlamaya çalışıyor.
Virüsün toplu taşımaya da büyük bir etki yapacağı artık hepimizin öngördüğü ve kabul ettiği bir durum. Virüs öncesi sağlık için, çevre için, iklim için, trafik problemi için toplu taşımayı kullanın söylemi virüs salgını sonrası sağlığınız için toplu taşımayı kullanmayın, kalaba- lıklardan uzak durun, güvenli mesafeyi koruyun önerisine dönüştü.
Toplu taşıma, sürdürülebilirlik, verimlilik, ekonomiklik gibi ölçütler ile kalabalık grupların ulaşım ihtiyacını karşılamak için yapılıyor iken şimdi sosyal mesafe veya güvenli mesafe kuralından dolayı daha az sayıda insanın kullanımına yönelik hizmet veriyor.
Virüs yayılımını azaltmak için alınan kararlar ile araçlara binen yolcu sayıları sınırlandırılıyor.
Araçlarda kapasite kullanımı yüzde 25 seviyelerine kadar düşürülmüş vaziyette. 
Virüs etkisinin ortadan kalktıktan sonrada güvenli mesafe kuralının uygulamada olacağını veya da- ha uzun bir süre hayatımıza yön vereceği yönde araştırma sonuçları yayınlanıyor.
Uzmanlar güvenli mesafe uygulamasının devam etmesi yönünde görüş beyan ediyorlar. 
Dolayısıyla, virüsün etkisinin sürdüğü bu günlerde daha az yolcu ve neredeyse aynı kapasite sunu- mu ile gerçekleştirilen taşımacılık hizmeti virüs sonrası, yolculuk talebinin artması ile güvenli mesafenin korunması için daha fazla minibüs, otobüs, metro, tramvay gibi araçlar ile yerine getiriyor olacak. Bireysel araçlara yönelimin artacağı beklentiler arasında. Yeni normalde evden çalışma ve benzeri uygulamalar ile hareketliliğin azalacağı da öngörülüyor. Ne taraftan bakacak olursak olalım önümüzdeki dönem toplu taşımacılık sektörü için çok zor şartları beraberinde getirecek.
Şehirlerimiz için zaten karmaşık ve zor olan toplu taşımacılık probleminin çözümü daha karmaşık ve daha zor hale gelecek.
İşin zorluğu ve karmaşıklığının yanında en büyük problemimiz finansman olacak.
Toplu taşımada finansal sürdürülebilirlik nasıl sağlanacak? Veya başka bir deyişle toplu taşımacılık işini kim finanse edecek?  Nasıl finanse edilecek? 
Finansman yükünü kim çekecek?
Önümüzdeki dönem sektörün cevaplarını beklediği en önemli sorular bunlar olacak.
Bu soruların kalıcı cevapları değişimi beraberinde getirecek.
Getirmeli.
Toplu taşıma gelirlerinin virüs etkisiyle yüzde doksanlara varan oranlarda düşmesi ile beraber sektör temsilcileri, işleticiler, belediye başkanları toplu taşımanın sürdürülebilirliği için yaşanacak finans problemleri ile ilgi taleplerini, görüşlerini paylaştılar. Özel işleticilerin temsilcisi olarak TÖHOB’ da haklı olarak devletimizden ve belediyelerimizden destek taleplerini her ortamda dile getirmeye başladı.
Aslında, ülkemizde toplu taşımadaki finansman problemi yeni bir durum değil. Yıllardır destek talepleri ilgililer tarafından dile getiriliyor. Daha bu yılın başında, özel ta- şımacılık sektörü hem gelir vergisi, hem de katma değer vergisi ayrıcalığı elde etmişti.
Buradan şu sonuca ulaşmak çok zor değil.
Toplu taşımadaki finansman problemi vergi ayrılacağı ya da belediyeler tarafından yapılacak olan destekler ile çözülemez.
Geldiğimiz nokta bunu çok açık ve net gösteriyor.
İnsan şunu sormadan geçemiyor; “Alınacak daha ne tür ayrıcalık kaldı? Veya işleticilerin bundan sonraki talepleri, istekleri ne?”
Ücretsiz taşınan yolcuların bedelinin ödenmesi ve yakıtlardaki ÖTV’nin alınmaması veya kısmen alınması. Normal şartlar altında bu iki kalem finansman problemlerimize çare olabilirdi. Çünkü, ÖTV gideri ve ücretsiz yolculuk bedelleri giderlerin ortalama yüzde 40’ı oluşturmakta ama Covid-19 koşulları altında, gelirlerin yüzde 90 azaldığı durumda buralardan elde edilecek olan kazanımlar da derde deva olmayacak. Belediyeler tarafından açıklanan desteklere baktığımızda problemi çözmeye yetmeyecek ve kalıcı olmaktan uzaklar. Kalıcı olması için finans kaynağının sürekli ve kalıcı olması gerekmekte. 
Özetle şunu söylemek istiyorum... Toplu taşıma sistemimizdeki finansman probleminin çözümü için kalıcı ve yapısal değişiklikler gerekiyor. Ülkemizin finansal sisteminden kaynaklı durumlara göre alına- cak destekler ve teşvikler ile bir yere varılamayacağı açık. Hem özel işleticilerimizin mali yapısı çok kırılgan ve dayanıksız hem de taşımacılıktaki finansman modelimiz risk- lere karşı korumasız. 
Şunu da ifade etmek gerekiyor... Covid-19 tüm dünyada toplu taşıma finansman yapısını olumsuz olarak etkiledi. Tüm işletmeler çok zor durumda. Onlar da destek bekliyorlar, istiyorlar. Bazı Ülkeler virüs nedeniyle oluşan zararı tazmin için doğrudan destek açıklaması yaptılar.
Sonuç olarak...
Dün, bugün veya gelecek dönemde toplu taşımanın finanse edilmesi ret edilemez bir gerçektir. 
Doğru bir finansman modelinden önce atılacak olan en önemli adım taşımacılık sisteminin kurumsal bir yapıya kavuşturulmasıdır.
Mevcut yapının ne kadar zayıf, dayanıksız, en küçük bir dalgalanmaya karşı ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha görmüş olduk.
Özel işleticilerin büyük bir kısmı bu süreçte hükümetimiz tarafından açıklanan çalışanlara yönelik desteklerden ve diğerlerinden yararlanamadılar.
Bu dönemde daha önemli hale gelen ölçek ekonomisi avantajlarından zaten yararalanamıyorlar.
Daha önceki yazılarımda toplu taşımada kurumsal yapılanmadan çokça bahsettiğim için yeniden bah setmeyeceğim.
Hem finansal güç ve dayanıklılık olarak hem de virüsten kaynaklı sağlık riskleri açısından kurumsallaşmanın önemi bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Toplu taşımacılıkta da değişim kaçınılmaz.
Özel işleticiler kendi yapılarını gözden geçirip değişmek zorunda. Kamu otoritesi de taşımacılık sisteminin yasal, kurumsal yapısını ve yeni finansman modelini oluşturmak için değişmek zorunda.
Öyle veya böyle değişim geliyor...
Hazır mıyız?