16 TEMMUZ 2018 PAZARTESİ

Kazananlar Kulübü

15 Haziran 2018 Cuma 01:30
GEÇTİĞİMİZ hafta, TÖHOB’un ev sahipliliğinde gerçekleşen iftar yemeğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplu taşıma ve genel taşımacılık üzerine yapmış olduğu açıklamaları dinledik. Taşımacıların çok büyük bir beklenti ile takip ettiği konuşma sonucunda kimine göre müjde olarak lanse edilen yeni açıklamalar geldi. Açıklamalar sonrasında ise taşımacılar için yeni bir kaos oluştu. Açıklama- yı müjde olarak gören bir gruba kar şın bekleneni bulamayan daha yo- ğun bir kitlenin varlığı da ortaya çık- mış oldu. Peki ne olup bitiyor, teknik ve mali anlamda ne söylendi, buna bir bakalım?
Öncelikle, şunu belirtmem gerekir ki taşıma esnafının büyük bek lentisi olan 65 yaş üstü ve diğer ücretsiz taşımaların finansmanı konusunda ortaya yeni bir çözüm ko- nulmadı. Ücretsiz taşıma için verilen destekte yapılan artış, geçen üç yıl içinde yaşanan değer kaybını bile karşılamaya yetmedi. Bu noktada yıllardır önermiş olduğumuz desteğin emekli, engelli yurt- taşların maaşına yapılarak ücretsiz binişlerin sonlandırılması veya en azından sınırlı biniş ile birlikte biniş başına destek verilmesi gibi önerilerin dikkate alınmadığını görmüş olduk. Toplu taşımada otobüs işletmesinin bu hali ile sürdürülebilir olmadığı ortada iken bu uygulamaya aynen devam edilmesi kimseyi mutlu etmedi.
Bir diğer konu ise Uber konusuydu, Uber’e izin verilmemesi konusunun sözlü bir ifade ile belirtilip yasal zeminde atılacak adımların belirsiz kalması yine tartışmalı bir ortam yarattı. Hatta durumu fırsata çeviren belediyelerimiz de oldu diyebiliriz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni renkler ve standart- larda taksi ihalesine hazırlanması “Resmi Uber” müjdecisi gibi. Bu durumda taksiciler ulaşması daha zor olan Uber’i arar hale gelebilir. Takip edip birlikte yaşayacağız.
En çok tartışma yaratan konu ise %1.5 KDV konusu oldu. Konuş- mada verilen bilgiye göre; taşımacı aylık cirosu üzerinden gelir-gider hesabına girmeden devlete sabit %1.5 KDV ödemesi yapacak. İlk söylendiğinde kulağa hoş gelen bu söylemin ne getirip, ne götüreceği konusunda ise herkesin kafası karışık. Bu karışıklığı çözüp olayı net hale getirmek amacı rakamlar ile örnek vermek daha anlaşılır olur. 
Ayda 10.000 TL. ciro yapan ve 7.500 TL. gider gösteren bir esnaf devlete ayda 450 TL. KDV ödemektedir. Aynı kişi yeni önerilen sisteme geçtiğinde ise giderine bakılmaksızın her ay sabit 150 TL.  KDV ödeyecektir. Bu hesap, Anadolu’da çalışan ortalama bir taşımacı için ayda 300 TL. az vergi ödemek gibi görünse de aslında böyle olmayacaktır. Yeni duruma göre vergilendirmeye geçen taşı- ma esnafı fatura toplama zorunluluğu olmaması nedeni ile merdiven altı, kayıtsız üretime yönele- cek, kaçak mazot arayacak ve ka- yıt dışı, ucuz gider kalemlerine yönelecektir. Bu durum yolcu, araç ve sürücü güvenliğini tehdit eden bir ortam yaratacağı gibi fatura toplamayan esnaf yıl sonunda yüklü de bir gelir vergisi ile karşılaşmak durumunda kalacaktır. Bunun dışında önemli bir handikap daha var ki bence bu da çok önemli. Ka- rar ve yönetmelikler ile belirli aralıklarda araç değiştirmek durumun da kalan esnaf yeni aldığı aracın KDV sinide gider olarak kullanır. 
Bugün en uygun otobüsün 350.000 TL. olduğunu kabul eder isek bunun yaklaşık 63.000 TL.’sini devlete ödeyeceği KDV’den düşecektir. Ödenen vergiye göre bugün kü sistemden değerlendirir isek mevcut sistemde her ay 450 TL. KDV ödeyen esnaf, her ay ödediği 450 TL.’yi otobüs alımından doğan 63.000 TL.’lik KDV’den düşerek 140 ayda yani yaklaşık 12 senede tüketecektir. (Gelir ve giderlerin hiç değişmediği kabul edilerek hesaplanmıştır, gerçekte enflasyon sebebi ile daha hızlı tüketecektir KDV alacağını...)
Yeni sistemde ise bunu kullanamayıp her ay 150 TL. ödemeye devam edecektir. Böyle bir analiz sonucunda bugünkü değer üzerinden incelersek 15 yıl aynı aracı kul- lanacak olan taşımacı esnafı eski sistemde 15 yılda toplam 18.000 TL. KDV ödeyecek iken yeni sistemde  27.000 TL. ödeyecektir. Gelir gider farkı daha fazla olan taşımacı için bu rakam yeni sistemin daha elverişli olmasına doğru kayacak olmasına rağmen getirisinin pek de önemli bir değeri olmayacaktır. Geliri az olan esnaf için yeni sistem daha fazla vergi ödemek anlamına gelecektir.
Bu hesabı her ay 20.000 TL. ciro yapıp 10.000 TL. net kazanan bir işletmeci için yaptığımızda yeni sistemde 15 senede 54.000 TL. vergi ödenirken, eski sistemde de- vam etse 261.000 TL. vergi ödemesi çıkacaktır. Bunu aylık olarak değerlendirirsek çok kazanan esnafa ayda 1.150 TL. ek kazanç sağlayacaktır. Şunu belirtmem gerekiyorki %1.5 sabit vergi ödemesi, geliri giderinden çok fazla olan, karlılığı yüksek olan otobüs esnafı için bir anlam ifade ediyor.
Çok kazanan için anlam ifade eden bu yeni teklif daha açık söylemek gerekir ise İstanbul ve Ankara gibi yüksek ciro yapan “Kazananlar Kulübü” için kabul edilebilir bir uygulama olacaktır.
Devletin asıl görevi; sürdürülebilir bir işletme yapısı içinde toplu taşıma kalitesini ve güvenliğini yük seltmek olmalıdır.
Tabii bir de bu analizler içinde gelir vergisi değerlendirmesi hiç yapılmamış durumdadır. Gelir vergisinde henüz yeni bir değerlendirme dile getirilmediği konu şu an dikkate alamıyoruz. 
Yukarıda yapmış olduğum değerlendirmelerin tamamı şu ana ka- dar ulaşabildiğimiz verilere ilişkin analizlerden oluşmaktadır. Uygulamada farklılıklar olur ise onları da ayrıca analiz etmeye çalışırız.
Bu durumda sorunları çözülmeyen taşıma esnafı dertlenmeye ve çözüm aramaya devam edeceğe benziyor. Ancak, şunu da belirtmek gerekir ki bu konunun açıl- mış olması ve TÖHOB’un konuyu gündeme getirmesi de önemli bir adımdır ve daha başarılı girişimler için yol açmıştır.