21 AĞUSTOS 2018 SALI

Resmen isyan var!

28 Mayıs 2018 Pazartesi 02:15
KİM ne kadar farkında bilemiyorum ancak, toplu taşımada isyan var. 65 yaş üstü, araç değişimi, aşırı yüksek akaryakıt maliyeti, ver- gi, SGK der iken iş artık tükenme noktasına geldi. Özel işletmeciler artık isyan ederek çaresizliğin hesabını sorma arayışına girdiler. İş bu noktaya gelmiş iken sektör dışında bu durum nasıl algılanıyor veya bu isyan sesi duyuluyor mu ona da bakmak lazım.
Benim görebildiğim kadarı ile bu kadar büyük ve haklı bir davaya sahip olmalarına karşın bu kitle sesini duyurmakta başarılı de- ğil. Bunun pek çok sebebi var tabii ki, en önemli gördüğüm sebep ise sıkıntılarını anlatmak için seçtikleri yöntem ve kişilerde yapılan hatalar. Gereksiz kavga ve zamanlama hataları ile dolu olan eylemler ile konunun idari, teknik ve sosyal yapısını anlatma yeteneğine sahip kişiler ile temsil edilememe sorunu birleşince haklı davayı anlatmada sıkıntılar yaşanıyor.
Son dört senedir pek çok farklı ortamda kendi uzmanlık alanım olan toplu taşıma sistemleri ve işletmeciliği konusunda merkezi yönetim tarafından yapılması gereken düzenlemeleri anlatıyorum.
1997 yılından bu yana içinde yer alıp sayısız kooperatif, dernek ve birlik ile çalışır iken yurt içi ve yurt dışı onlarca kentin ulaşım planlamasını yapmış biri olarak özel sektör tarafından gerçekleştirilen toplu taşımada yaşamakta olduğumuz sorunların rastlantısal bir şekilde gerçekleştiğine inanmıyorum. 2007 yılından bu yana sistematik atılan adımlar ile gelinen bu nokta, önemli bir stratejinin sonuç aşamasıdır.
Ben kendi deneyimlerime dayanarak yaşanan sıkıntıların bir “Eleminasyon” stratejisine dayalı olduğunu düşünüyorum. Yıllarca yanlış bir eylem planı ve işin tekniğinden uzak kişiler, kavgalar ve eylemler ile sürdürülmeye çalışılan özel taşımacı talepleri, merkezi idareyi farklı yöntemler üretmeye itmiştir. Bir yanda ihale ile çalışan özel halk otobüsleri diğer bir yanda babadan oğula aktarılan bir taşımacılık geleneği ve bunların üstüne binmiş bakanlık belgeli taşımacılar derken merkezi yönetim kendi hataları ile kontrol mekanizmalarını kaybetmiş ve bu hatasını yeni hatalar yaparak taşımacılıktaki yapıyı değiştirmeye karar vermiştir. Bu süreçte kendini doğru anlatacak teknik ve uzmanlık sahibi temsilcileri bulamayan özel sektör ise kan kaybetmeye başlamıştır.
Bugün gelinen noktada hedef belirginleşmiştir. Merkezi yönetim özel toplu taşıma esnafını bir eleğin üzerine koymuş ve eleği sallamaktadır. Elek sallandıkça zayıf ve güçsüz olan işletmeciler düşmekte, sermayesi kuvvetli olup direnme gücüne sahip olanlar ise eriyerek eleğin üzerinde kalmaya çabalamaktadır. İşte tam da bu noktada birlik olup, birbirinin elinden tutup, elek üstünde kalması gereken işletmeciler arasında, merkezi idarenin de hedefine uygun şekilde, durumu fırsat olarak görüp zayıf olanlar arka- daşlarınca elek altına itilmektedir. Elek altına düşenlerin işletmeleri, güçlü olanlarca uygun rakamlara satın alınmaktadır. Teknik bir göz ile bakıp isimlendirmek gerekir ise toplu taşımada Genetik kodlar değişmekte, bir ev- rim süreci gerçekleşmektedir. Merkezi strateji büyük sermaye grupları ile çalışıp daha az sayıda işletmeci ile muhatap olmaya dayalı bir ağalık sistemi stratejisidir. Eleme sürecinin sonuna gelindiğinde sistemin yeni fırsatları ortaya konulacaktır. 
Gelecek için neler beklenmelidir konusuna gelince; kısa vadede eleme ve seçim süreci bir süre daha devam edecektir. Sektörü disipline edip sorunlu görülenler ayıklanır iken iç çekişme ve yeni kurallar ile toplu taşıma yeniden planlanacaktır. Orta vadede ise toplu taşıma yasasının çıkarılması ve özel taşımacılık yerel yönetimlerce desteklenir hale gelmesi beklenmelidir. Belediyelerin kendi görev ve sorumlulukları içinde yer alan çöp toplama işlerini ücret ödeyerek özel sektöre yaptırması örneğinde olduğu gibi toplu taşıma hizmetini de kendi kural ve yönetmeliklerine tam uyum sağlayacak şekilde özel sektöre yaptırması ve bunun için de bedel ödemesi beklenmelidir. 
2014 yılından bu yana akademik toplantılarda, birlik ve kooperatifler ile yaptığımız toplantılarda, merkezi yönetimin temsilcileri ile yaptığımız toplantılarda ve yerel yönetimde üstlendiğim yöneticilik dönemi toplantılarında özel taşımacıların sorunlarını tek tek anlattım. Aradan geçen 3-4 yılın sonunda özellikle meclise gelen yasa teklifi ile de görüyorum ki tekniğe uygun, doğru ve ısrarlı anlatım ile yol alınabiliyor. Bunun dışında toplu taşıma sorunları konusunun artık siyasetin de ilgisini çekmeye başladığını ve hazırlık yapmaya başlandığını da söylemem gerekir. Bu ilgi arttıkça esnaf da kendini dikkate alan yapıları görmeye ve tanımaya başlayacaktır mutlaka.  Özel halk otobüsleri için yerel yönetimlere verilen maddi destek yapabilme imkanı, yeni güzergahların mevcut işletmeciler üzerinden işletilebilmesi gibi sonuçların alınmasından rahatlıkla söyleyebiliyorum ki özel taşımacılarımız kavga, de- dikodu, mahkeme gibi yöntemlere girmeden önce; teknik ve bilimden yararlanarak taleplerini iletmeleri halinde sonuç almaya başlayacaklardır. Yoksa bu isyan da boşa gide- cek, kendi kendimize anlatıp yine birbirimizi dinlemeyi aşamayacağız...