11 AĞUSTOS 2020 SALI

Onların isteği belli de otorite ne düşünüyor!

Dünya’nın tutmayan küresel atağına doğanın yanıtı “normalin yanlış” olduğu. Toplu taşımada açığa çıkan bu gerçek toparlanma sağlar mı bilinmez ama ülkemiz, hızlı dönüşümde toplu ulaşıma yeni bir normal kurabilir!

Ekleme: 20 Mayıs 2020 Çarşamba 00:35/ Güncelleme: 20 Mayıs 2020 Çarşamba 00:35

Dünya genelinde Covid-19 salgınına karşı ortaya çıkan tepki ve öngörüler özellikle, yerleşim yapılanmalarına ve nüfus yoğunlaşmasının olumsuz etkilerine yöneldi. Şimdiden yerleşim alan ve yapılanma anlayışları bu anlayışla sorgulanıyor. Teknolojinin gelişmesiyle, sebepsonuç ilişkilerinin doğru analizinde planlama tekrar ele alınırken artık öncelik, insan yaşamını öne alıcı planlamalara, çevreyle barışık yaşam kalite anlayışını öne çıkarmaktadır.

 

Geçmiş dönemlerimizde ortaya konulan ve inceleme konusu olan yerleşim alanları, çevre ile doğa ve dağılımındaki yaşamı korumamızı öne çıkarıyordu Günümüzde bunu teknolojinin imkanları ile biz geliştirirken, yeni-normalin fırsatıyla öne çıkacağını düşünüyoruz. Oysa ki, nüfus ve yerleşim alanları, çevre-doğa dengesi, insan ilişkileri, teknolojinin kolaylaştırıcılığı ile ulaşım hizmetleri birlikte düzenlenebilir.

 

Bugün, ilk önceliğimiz; yeni-normalimizle kentiçi toplu taşımada hizmet sürekliliğini sağlamak ve bunun planlanmasının yapılması olmalı. Acil önlemlerle sektörde görev yapanların uğradığı mağduriyetin giderilmesi önceliklerimiz olmalı. Özel Halk Otobüsçüleri; “ÖTV muafiyeti ile tekeri döndürecek oranda destek bize yeter” diyor. Diyor da, devletin de bu konuya biran önce el atmasını bekliyor. Ayrıca, Yeni normalde ortak çalışmayada “evet” diyor!

 

Özel Halk Otobüsçüleri’nin STK nitelikli çatı örgütü TÖHOB, çağrısında kayıp ve gelir konusunu “normale dönüş ile ele alınmalı” diyerek, kamuya yaklaşımını ortaya koymakta, esnafın bakışını da netleştirmekte. Bu önerisi ile hizmeti sürdürmek isterken, sahada hizmet verenlerin çağrısına devlet nasıl bakıyor belirsizliğini koruyor? Kemer sıkma gerektiren süreçte bu netliğe rağmen, neden yeterli destek sağlanmıyor? Acaba, neyin hazırlığı yapılıyor!