22 EYLÜL 2019 PAZAR

Yapı belediyeler de dahil baştan sona değişmeli!

Burdur Özel Halk Otobüsçüleri Başkanı Mustafa Acar, Sağlık Bakanlığı’nın “Ücretsiz” kartları inceleterek, yenilenmesini önerdi. Acar; “Bu usulsüzlüğün acil olarak bitirilmesi gerekir” dedi...

Ekleme: 24 Ağustos 2019 Cumartesi 15:31/ Güncelleme: 24 Ağustos 2019 Cumartesi 15:31

Özel Halk Otobüsçüleri’nde yapıcı ve hakkaniyetli hizmet önceliği ile tanınan, kaliteli ve konforlu        taşımacılığı öncelikli mesele sayan Burdur Özel Halk Otobüsleri Başkanı Mustafa Acar, gelir kaybına        uğratılan ve haksızca ücretsiz toplu taşımadan yararlanmaların önlenmesi ile ilgili açıklamalar ve ilginç önerilerde bulundu. Acar ile yaptığımız söyleşiyi sunuyoruz...

KTT: Sayın Acar, engelli kart alı mında gerekli hastane raporlarının özensiz ve çoğunun abartılı olduğunu iddia ediyorsunuz. Bazı yerlerde bu konuda maksadı aşan uygulamalar olduğuna da dikkat çekiyorsunuz. Toplu taşımacıya gelir kaybı yaşatan bu durumla ilgi görüşlerinizi açıklar mısınız?

ACAR: Bu konuda uzun zamandır inceleme ve araştırmalar yapıyorum. Bunu da en iyi sen bilirsin. Gördü- ğüm şey gerçekten usulsüz kart furyası olduğu. İstatistikler ortada. Sahada top- lu taşıma araçlarında trup gibi insanlar bu kartla bedava taşınıyor.
Ben her gün direksiyon sallayanlar danım. Yıllardır bunu görüyorum. Boşuna konuşmuyorum. Veriler de orta da. Günümüzde bu kullanımlar iyiden iyiye arttı. Toplumda engelli sayısı artmadan bunun olması. Yıllardır üzerin de kafa yordum birebir inceledim.  Bun ların bir çoğunu da “Haber yap” diye seninle paylaştım. Durumu aslında en iyi bilen de sensin.
Benim için asıl mesele ne biliyor musun? Ben bu kartların tetkikleri he- yet tarafından fiilen yapılmadan ve mu ayenesiz veriliyor olması. Evet evet ay nen öyle!.. Hatta bu konuda tespitlerim de var. Birçok uygulama örneklerine de sahibim. Hatta bir hastane baş tabibiyle konuyu görüşüp, bu durumu da ona ispatlamıştım. Bu kadar net konuşuyorum. Ancak, şunu da hemen eklemem gerek. Biz millet olarak yufka yürekliyiz. Kendimize bakmadan cürmümüzden büyük adımlarla fukarayı kollarız. Yardım etmek bizim genlerimizde var. Şimdiyi söylemiyorum ama bundan 20-30 yıl öncesi ve onun öncesinde fakirlerin yaşamını kolaylaştırma adına her yerde her merciden buna hastaneler dahil fakir fukaraya destekler verilirdi.  O zamanlar rapor aldırmak is- teyenlerin amacı yardımcı olmaktı. Bu sayede “fakirin eline en azı üç-beş kuruş kalsın” diye eş dost hatırlı kişiler araya sokulur ve rapor aldırılırdı. Bunu yapanlar; “Sevap!” kazandıklarını düşünürdü.
Bende öyle düşünürdüm.
Bizim ve vatandaşın kafasında iyi niyetle; “Ne olacak ulaşım araçlarından faydalanıp fakir fukaranın elin- de kalsın üç beş kuruş” derdik. Bir im- za ile sırf “Geçim sıkıntısı var” diye bu tür kolaylık sağlandığını herkes bilirdi. Asla konu etmez, üzerinde durmaz faydalanan rencide edilmezdi. Rencide olur kaygısı vardı. Olurdu da ama bunlar az ve desteğe halk katılımı şeklindeydi. En önemlisi istek ihtiyaç sahibi olandan değil, onun halini bilenlerden gelirdi böyle bir kolaylık için rapor alması. Ona önayak olarak yapılırdı.
 
KTT: Şimdi bu itiraz niye? Ne oldu da o zamanki halkın desteği dediğin görüşünüz değişti. Şimdi başka tam tersi bir şey diyorsunuz. “Ben niye ücretsiz taşıyayım” demeye getirmiyor musunuz lafı? Değişen ne?
ACAR: Evet o raddeye getirildik ama. Bize yüklenen bir yük halinde 27 kalem ve artan kalemler şeklinde bir uygulamaya dönüşmeye başladı bu du- rum. Dahası engelli kart hoşgörüsü ka- buk değiştirdi. Hatta örgütlü, ücreti mu kabil bile yapılır oldu. Bir ayağında politik beklenti ile popülizme dönük kolaylıkların zincirinden biri bile yapıldı. O zaman benim cebime doğrudan dokundu. evime giden ekmeği azalttı.
Nihayetinde beni iflasın eşiğine getirerek öz sermayemi kaybetmeme neden oldu. Dahasını saymayayım...
Kurumsal olarak işletmeciliğimin düzen sokulmasını istiyorum sadece. Size İzmir de hukuka yansıtılan üç-beş sene öncesi çökertilen şebeke haberi. Bu haberi yapmıştınız yıllar önce. Yıllardan beri bu konuda gazetelerde basın da birçok açıklamam var.
Gazetemizde de birçok adliyeye intikal eden haberler iletip haber yapılmasına katkı verdim. Şu an durum va- him hal almıştır. Özel taşımacının, ken- di öz sermayesiyle araç alıp çuvalla ödemeler yaptığı ama, bu harcamanın geri alımını ise kaşıkla toplarken, artan ücretsizlerin arasında haksız usulsüz kart kullanıcılarının artması artık dayanamaz hal aldı.
Aslında mesele gelir azlığı.
Bilirsin; “Müflis tüccar eski defterleri karıştırır...”
Bizde gelir azalıp sermayeyi kedi- ye yükleyip elde avuçta kalmayınca söz eder olduk belki. Allah affetsin ama bu işte bir planlama hatası var demeye getiriyorum ve kurumlar artık daha ge- niş etki tepki ile meseleye bakarak devlet de yapıyı hakkaniyete dayalı kurdurma önceliğine dikkat etsin diyorum. Bu yüzden arada yaşlar da yanmasın. Sadece kurular usulsüz kart tedarikçileri tedarik edenleri eleyelim. Onlara; “Bedel ödetelim” diyorum.
Sağlık Bakanlığı engelli rapor uygulamalarında, bugüne dek verilen raporları inceletsin. Kart sahiplerinin tes- piti kolay. Eğer kendi heyetleriyle veri- lenler çoksa o zaman örnek olsun diye söylüyorum kart sahibi olanları ismen inceleyerek yeniden tespit yapsın. Bun ları değerlendirsin. İddia ediyorum, yüzde 50 bir azalma ortaya çıkacaktır.
 
KTT: Engelli kartlarının hastanelerde usulüne uygun verilme diği iddianız önemli. Özellikle olayın münferit uygulama ötesi durum arz ettiğini hissettirmeniz. Bu konuda ciddi ve kurumlar arası iş birliğinde incelemeyi gerektirdiği açık. “Halkçı ücretsiz taşımaya karşı” esnaf imajı çizen kanaatle karşılık görmeniz de haksızlık. Sahada işleyen bu uygulama nasıl önlenir? Sadece sizin hassasiyet göstermeniz, belediyenin tavrı yeterli değil kaynağında da sorun var sanki?
 
ACAR: Elbette. Benim de feryadım bu yönde. Devletin her kurumu entegre bir yapılanmayla bir şekil her yaptığının neye mal olacağını bilerek yol almalı. Bunun için önce haksızlığa karşı olması lazım. Kul hakkının önemini bilerek davranmak lazım. İkincisi bu ülkede hiç kimse hak etmediğini hangi yolla olsa elde etmemeli. Kendisine haksız kazanç sunacak kolaylığa erişmesine müsaade edilmemeli.
Asıl hassasiyetim bu konuda ku- rum duyarsızlıkları. Milli hasılaya zarar verici kayıplara neden olduklarını düşünmemeleri. Ben, koşarak gelen arabaya binip kart bastığında kartının görme engelli olduğu yazan yolcu gördüm. Boşuna konuşmuyorum.
Hassasiyetin kurumların görevi olduğunu yanlış mevzuat dışı davranıştan kaçınmaları gerektiğine inandığım dan bunu yapıyorum. Tabi bir de işin ekonomik yanı beni uğrattığı maddi za- rarda bunu yapmamın gerekçesi. Ekiden kazanıyorduk. Ücretsiz taşıma yüz de 5’lerdeydi.
Biz para almadan garip gurebayı tanır bilir ve aracımıza davet ederdik.
Onurunu kırmadan bunu yapardık ama şimdi önüne gelen bedavacı oldu. Devlet bile özel taşımacıya ek ücretsiz ve indirimli yolcu maliyetini yükledi.
Bakın bir halk otobüsçüsü olarak yaptığım toplam servis adetimde her gün en az 1.5 araç bedava taşıdıklarım. 
Yazık değil mi üstelik bunlar asga ri ücret alanlar olsa amenna. Sadece bi zim kentimizde durum böyle değil. İstanbul için bir 12 metre otobüs toplam serviste 1560 ile 1900 kişiyi ücretsiz taşıyor. Böylesi bir durumda yapmamız gereken bunun makul bir çözüme kavuşturulması. Bu konuda uygulama araç başı ödeme. Bu da, yerine göre 3 günlük taşımanın karşılığı bile değil.
Biz kamu adına belediyelerin çalışma yönergelerine göre çalışanız ücreti mukabil taşırız. Muhatabımız belediyedir. Belediye bize istediği gibi bedava taşıtırken, bu yetmezmiş gibi devlet de ek yük yükleyince üstelik oda fakir fukarayla sınırlı yapmadı ücretsiz taşımayı. Hiç değilse asgari ücretle çalışan ihtiyaç sahiplerine bu hakkı tanısa amenna. Hatta çoğu emekli dediğim gibi düşünüyor.
Onlar bile; “İhtiyaç sahipleri belirlenerek bu hak onlara verilsin” diyor. Devlet bu konuya eğildi sanırım doğru uygulama eninde sonunda hayata geçecek ama bu ara kayıplarla iflas edip çalışamaz olanlar ne olacak?
 
KTT: Bazı şehirlerde belediyelerin meclis kararı almaları sizin haklılığınızı gösteriyor aslında. Bu konuda taleplerinizi devletle görüşen TÖHOB çabaları da biliniyor? Sizce daha fazla bu konuda neler yapılabilir?
 
ACAR: Ben engelli vatandaş kartlarında uzmanlaştım.
Şaka elbette!..
İnsan mecburen uzmanlaşıyor. Dik katle taşıma tarifeleri ücretsiz indirimli uygulamaları ve bunların getirdiği olumsuzlukları yaşadığım için biliyorum. En kolay çözüm devletin toplu taşıma ya belediyeler üzerinden destek vermesi. Bütün taşımayı binişbaşı ve kilometre bazlı bir fiyatlandırma sistemi ile elektronik bilet toplama ile kayıt altına alarak taşıdığı kadarını esnafa ödemesi şeklinde olabilir...
Bu konuda esnaf olarak projemizi dediğin gibi TÖHOB yürütüyor. 
Benim dediğim yapılan her işin doğru hakkaniyetli adaletli ve hukuka uygun yapılması.
Bir standardı olması.
Öyle ya da böyle kasıtlı kasıtsız bu güne dek verilen hemen her rapor mutlaka incelenmelidir. Daha önce belirtiğim gibi verilen raporlar iyi niyetle ama usulsüzlüğe varan oranda artarak sonra organize hale gelişi tetiklemiştir. Böylesi bir yol artık önlenmeli. En azın dan kayıt altına almaya dönük sistemin kurulmasıyla elektronik kart düzenleme uygulamasının yenilenerek tek sistemle tespiti ve standartta kavuşturulması sağlansın diyorum.
Bu yol hem kontrolü sağlatır hem entegre anlayışı hem de sahte kart kullanımlarını sonlandırır.
Ben istanbul’da engelli kartların bundan 4-5 yıl önce Eminönü’nde Sirkeci’de 5-10 TL. ile satıldığını bilirim. Mesele bu tür usulsüzlüklerin önlenmesi. Önlenirken de usulsüzlüğe kaynağında pirim verilmemesi.
Devlet bir kolaylık tanırken bunun varacağı noktayı doğru ve kapsamlı tanımlayarak yapmalı.
Aslında belediyeciliğin en azından toplu taşıma hizmet uygulama mevzuatları dahil, bizim için mevcut yasal düzenlemeler ortaya çıkan yeni anlayış- lara uygun değiştirilmeli. Bunun çaresi Özel Halk Otobüsü İşletmeciliği kavramı ile toplu taşımacı Özel Halk Otobüsçülüğü toplu taşıma kanununda yer alan bir kanunla tanımlanarak bir çok ek gerekliliklerden de kurtarılmış olarak düzene sokulmalı.
Bizim bu halde gelişen şehirlerde toplu taşıma yapmamız zor, giderek de zorlaşacak. Artık taşeronlarla iş olmuyor. Taşıma suyla değirmen dönmüyor. Bilmem anlatabildim mi?

 

Kısaca, yapı belediyeler dahil baştan sona değişmeli. Devlet desteği alan Özel Halk Otobüsçüleri ile birlikte mutlaka çalışan bir yapılanmaya gidilmeli diyorum. Çünkü, aksi hepimize zor gelecek. Bu çok iyi bilinmeli...