17 TEMMUZ 2019 ÇARŞAMBA

Çevre Yolu’nu ne yapacağız nasıl yapacaksınız?

SÖZ KONUSU Paris’i çepeçevre saran çevre yolu. İstanbul’da “Çevre Yolu” benzeri bir oluşum. 45 yıl önce anlı şanlı törenlerle ve büyük gururla kullanıma açılmış. Şimdilerde ise işin gururu kalmamış. Neredeyse önüne gelen “baş belası” diyor bu olguya. “Şöyle yapalım, böyle yapalım” tartışması sürüp gidiyor. Acaba, bu çekişmenin bizlere de örnek olacak bir yönü var mı?

Ekleme: 7 Temmuz 2019 Pazar 21:38/ Güncelleme: 7 Temmuz 2019 Pazar 21:38
Atila ALPÖGE
 
SÖZ KONUSU Paris’i çepeçevre saran çevre yolu. İstanbul’da “Çevre Yolu” benzeri bir oluşum. 45 yıl önce anlı şanlı törenlerle ve büyük gururla kullanıma açılmış. Şimdilerde ise işin gururu kalmamış. Neredeyse önüne gelen “baş belası” diyor bu olguya. “Şöyle yapalım, böyle yapalım” tartışması sürüp gidiyor. Acaba, bu çekişmenin bizlere de örnek olacak bir yönü var mı?
Sıkıntının temelinde bu projenin yarattığı ulaşım sıkıntısı, hava kirliliği, aşırı gürültü gibi çevresel öğeler var. Paris Çevre Yolu bugün çevre tartışmalarında yer alıyor.
İşin ilginç tarafı, bizdeki çevre yolu da aynı yıl (1973) hizmete girmiş. Büyük ölçüde Birinci Boğaz Köprüsü’ne açılım sağlamak amacıyla. Bir bakıma kentin göbeğinden geçerek.
Paris’teki ana düşünce kentin çevresini (kesinlikle kontrol altına alınmış) bir hız yoluyla sarmalayıp ulaşımı rahatlatmakmış. Yani bir yer- den bir yere gidecekseniz, aracınızın direksiyonunun başında (girişi çıkışı kontrolü) bu muhteşem yolu rahatlıkla kullanacaksınız ve belli bir noktadan sonra kentin içine keyifle giriş yapacaksınız ama ne var ki, “Paris kenti” diye tanımlanmış böl- genin çevresinde sayısız yerleşim.
Her birinin de Paris’ten ayrı bir belediyesi. O zamanlar fazla önemleri yokmuş bunların. Sonuçta, onla- rın varlığını dışlayıp kulak arkası eden bir olanak çıkmış ortaya. An- cak, bugün o yerleşmelerin ağırlığı çok fazla ve çevre yolu denilen altyapı onlara fazla bir hizmet sunmuyor. Hatta onları dışlıyor. Bir Çin Seddi gibi. Kentin ortasında burjuva bir ortam var. Çevre yolunun dışın- da ise fakir, ezik bir dünya. Bir ör- nek: çevre yolunun hemen bitişiğin de yer alan kent içi yerleşmelerde metre kare satış fiyatı yolun ötesindeki, komşu kesimdeki yerlerde oluşan fiyatın %56 fazlası.
Çevre yolu günün 6-7 saati tıkalı. Bir azap ortamı. İnsanlar buraya (adeta) saldırmak zorundalar. Bir milyonu hayli aşan kullanıcısı (otomobiller, taksiler ve kamyonlar) var. Çünkü, saptanmış ulaşım düzeni böyle ama sürekli azap çekiyorlar. Çekmeye katlanıyorlar. Araç ların hızı çoğu zaman 25-30 km/sa- ate düşüyor. Örneğin, havaalanlarına (taksiyle bile) gitmek isteyenler çok önceden yola çıkmak zorundalar; uçaklarını kaçırmamak için.
Üstelik günümüzde “Büyük Paris” kavramı konuşuluyor.
Yani, şimdiki dar çerçeveli Pa- ris kentiyle çevredeki bütün yerleşmeleri içine alacak bir yönetim düzeni. Kentsel yaşama böyle bakınca çevre yolunun içindeki kent fasa fiso kalıyor. Öyleyse ne yapmalı ve nasıl yapmalı?
Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo burayı alışılmış bir bulvara, geniş normal bir caddeye dönüştürmek istiyor.
Örneğin, yaya geçitleri olacak; izin verilen hız düşük tutulacak, otobüslerin ve taksilerin kullanımı için, dört şeritlik olan yolun bir şeridine özel konum tanınacak. Hatta bisikletliler bile yararlanacak bu şeritten.
Bu yaklaşımın başka bir uygulaması da söz konusu. 2024’te Paris- ’te Olimpiyat Oyunları olacak. Sayısız ekibin katılacağı bir olay. Paris Belediyesi olimpiyatları düzenleyen sorumlu kuruma bir söz vermiş durumda. O günlerde Paris’te hem ana caddelerde, hem de çevre yolunda sporcu ekipleri ve yöneticilerinin rahatlıkla, hızla kullanacağı özel şeritler oluşturulacak. Yarışmalara sıkın- tısız ulaşmalarını sağlamak için.
Hatta, olimpiyatla ilgili bu özel durumun ötesinde, oluşturulacak özel yolları içinde en az 3 kişi olan özel otomobillerin bile kullanması söz konusu olacak. 
Giderek bu uygulama (olimpiyatlardan sonra da) sürekli hale getirilecek. Acaba, korkunç bir ulaşım sıkıntısı yaşayan İstanbul’da da böy- lesi bir yaklaşım söz konusu olur mu günün birinde?