17 TEMMUZ 2019 ÇARŞAMBA

Zamanımız daralıyor!

Öztaş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tekin; “Sorunlar, ancak genel gidişata uygun bir paylaşım gerçekleştirirsek çözülür” uyarısını yaptı...

Ekleme: 28 Haziran 2019 Cuma 21:51/ Güncelleme: 28 Haziran 2019 Cuma 21:51

Şile Kooperatif seçimlerini izlerken görüştüğümüz Öztaş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tekin,    sergilenen katılımcılığın önemli olduğuna dikkat çekerek, “işletmeci ortakların yönlendirilmeye değil, bilgilendirilip, bütünü görmeye ihtiyaçları var. Özellikle, dışımızdaki gelişmelerin getirdikleri yöneticilerce iyi tahlil edilmeli. Genel gidişatın, ortak davranış ve paylaşmayı işaret ettiği artık anlaşılmalı. Bu bizim için son dönemeçtir” şeklindeki değerlendirmesini sunuyoruz.

Son zamanlarda hızlı değişimler hızlandırılmış beklenmedik karar alışları çözülüşleri, yani; karmaşa da denilebilecek birçok şeyi birden yaşadık. Kurgulu gelişmelerden çok anlık dönüşümlerle bozguna uğratılan insanların tepkileri   “Neler oluyor?” şaşkınlığını yaşarken, gülümsetenler de oldu. Ancak, gerilimin artırıldığı da gözümüzden kaçmadı.

Özellikle, 31 Mart seçimlerinden bugüne gel gitler içinde neyin, nasıl, ne kadar, nereye kadar olduğunu da görebildik. İçimizdeki gelgitleri, dışımızdaki çözülüş, ya da tavır değişimlerini, ya- ni; olması gerekenleri, gidişatın kendi kurgusu, bize gösterdi. Hani derler ya; “Yaşam boşluğu affetmez!..” Affetmediğini biz bu süreçte gördük. Bir şey daha gördük. İstanbul’da toplu taşıma hizmetinde önemli olduğumuzun ikrarını da gördük. Bunu her iki yaklaşımda da gördük. 
Gerçi ucundan bile olsa, bazı alışkanlıklardan tam görüldüğü söylenemez ama yine de önemimizi yaklaşımlardan kavradık.
Mesela, toplu taşımada olmaz denilenlerin olabildiğini, yeni ufuklara açılanların da bize gereksinim duyduklarını anladık.
Bunun olmasının nedeni de biz olduk.
Biz, ilk defa, belki de akıllı davranarak şirket yöneticileri olarak olmaz denilen davranışla yönetime talip olanlarla konuşabildik. Çoğu, onların zorlaması da olsa ikna edici olabildik. 
Arkasından asıl gerekçeleri ne olursa olsun bazı rahatlatıcı destekler alabildik. En azından iki kutbunda bize eğilerek, gerçeğe göre düzenleme gerekliliğini duymasını sağladık.
Mesela, bu hengamede yıl sonuna kadar desteğin uzatılması az iş değil. “Biniş başı kazancın arttırılması” çok önemli.
İstanbul gerçeği içinde asıl önemli olanı; kendimizi gördük!..
Öztaş olarak biz; “Esnaf, irade sözü üzeri sözümüz olmaz” şiarıyla yol alırız.
Hizmetimizde öncelik esnafındır.
Bütün çıkarların en öncesinde hakkaniyete uygun olup olmadığına bakmak, kimseye zarar vermemektir.
Diğer taraflara, aynı işi aynı etkileneceği bölgede yapanların durumlarına da bakar. Onları, eldeki bütün bilgilerini de isteğimizdekilere katıp, sonuca o şekilde yöneliriz.
İşte, tam bu noktada çok üzüldük. Görünenler bizi perişan etti. Bireysel bakış, ferdi yaklaşım ve bencillikler hala nüksediyordu.
 
DUR DENEBİLİR!
Ne olursa olsun, bugün ortaya çıkan sonuç net açık ve tek yönlü.
İstanbul yerel yönetiminde genel toplu taşıma, kendi evrensel gelişimin dinamiği ile çizilen sınırlarında yürüyeceği açık…
Eşyanın tabiatı da bunu gerektiriyor.
Bu merkezi otorite içinde, yerel yönetimin yeni otoritesi içinde böyle…
O zaman bize düşen ne?
Bize düşen; öncelikle şu; “İç ayrılığa dur” demek.
Evet bunu birinci amaç kabul etmek.
Arkasından, İstanbul geneli hizmet yapılanmasına bakarak, İstanbul havuzu gibi genellikle ama bölgeleri dikkate alan bir bütünlük, ya da farklı ama dengeli yol alıp alınamayacağımız.
Evet, bence esnafın da desteği ile bizim böy- le fırsatımız hala var.
Bir asra dayanan tecrübemiz var. Bundan istifade edeceklerin işini kolaylaştıracak sonuçlar doğuracak veriler taşıyan işletmeciyiz.
Bütün bunlar yerel yönetim için önemli ama bu özelliğimizin kullanılabilir olması için önce kendimize çeki düzen verip, adaletli hakkaniyetli paylaşımcı genele etkisi olumlu anlayışta olmalıyız. Bu nedenle, bütün yapıyı işletecek zincirin halkası olacak, dişlisi olabilecek ve ne olursa ol- sun, bütüne destek verecek yeni bir sistemin kurulmasını istemeliyiz. Birbirimizi arkadan vurmadan, bunu benimsemeliyiz.
İşte, Şile seçimini izlerken, her iki aday kardeşimi de bu duygularla eşit mesafeden görerek izledim.
Esnafın beklentisi en doğrusudur.
Bana düşen görev ve sorumluluğumu sınırları içinde yapmaktır.
Herkes de artık sadece bunu yapmalı.
Birlikte bu şehrin toplu taşıması ancak bu anlayışla kaliteli konforlu ve hak ettikleri gibi olabilir. Bizim tarafımızdan da hizmeti verilebilir. 
Eğer birbirimize güvenerek yol alamaz, hatta; “benden sonra tufan” dersek değişimde yer almamız en azından istediğimiz gibi yer almamız mümkün olamaz.

 

Söyleyebileceğim son uyarı; “Aklın yolu birlikten yana...”