18 NİSAN 2019 PERŞEMBE

Birlikte çalışmalıyız!

Bandırma Ulaşım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Bican, gelişimi tetikleyen ileri teknolojiye dayalı işletmecilik için kurumsallaşmayı işaret ediyor. Bican, değişimin şart olduğunu da belirtiyor...

Ekleme: 12 Nisan 2019 Cuma 19:22/ Güncelleme: 12 Nisan 2019 Cuma 19:22

Özel halk otobüs işletmecisi ve Bandırma Ulaşım A.Ş.   Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Bican, ülkede yaşanan gelişmelerle birlikte özel sektör olarak başlattıkları; “özel halk otobüs işletmeciliğinin daha sistemli ve  kurumsal yapılanarak, geleceğin toplu taşıma sistemini icra eden asli unsur olması” noktasındaki çalışmalar konusunda bir durgunluk yaşandığını, hariç gelişmelerden kaynaklı ve bu yüzden normal görünen bu durgunluğu taşımacılara yansıyan psikolojisini bırakması gerektiğini dile getiriyor...

 

KTT: Sayın Bican, Özel Halk Otobüsçüleri olarak bazı kazanımlar, durgun dönemde bile sağlandı gibi geliyor bana. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
BİCAN: Gerçek payı var ancak, bu nerden baktığına bağlı. Bir defa sen kurumsallaşmadan yanasın. Bireysel yapı yerine gelişime uygun profesyonel yapı olsun istersin. Bunu senelerdir bıkmadan tekrar edersin. Öyle olunca da gözün bu hedefte, her olandan tereyağından kıl çeker gibi hedefe uygun iyi küçükte olsa, büyükte olsa, onu çekiyorsun. İyi de yapıyorsun.
Gelişimin sağlıklı olması ancak bu yaklaşımla olur.
Şimdi senin desteklediğin bizim yer aldığımız bir çoklarının ise ferdi yaklaşımıyla örtüşmemesi yüzünden eleştirdiği TÖHOB, çabalarını zamanı yaymış görünse bile gidişatıyla bizi devletin en tepesine taşıdı mı?
Taşıdı...
Bu bir kazanım mı?
Kazanım...
Kurulmazdan önce neredeydik?
Peki, bu yerimiz istenen beklenen bir ölçü mü?
Elbette değil ama eleştirenin katkısı ile karşılaştırınca, fiiliyatı ölçü saymayı gerektirince, görünmesi gereken fiili kazanımdır. Dolayısıyla sahiplenişe destek için dediğin daha doğru ve yapılması gerekeni yapıyorsun sen yeterliliği noktasında hareket eksik.
Şimdi, geldiğimiz noktada; “Bir tuğla koyandan Allah razı olsun” de- mek en güzeli denebilir!..
Hem bu açıdan tam desteksiz bir STK ile yol alışta senin çaban bile bu böyle dedirtiyor. Bizim bazı deneyimlerimize yaklaşımlarımız da eksik. Böy- le olunca dışardan gelen sen işletmeci olmadığından kabul görmüyorsun ya da dediğin, doğru da olsa eksik gibi yansıyor sistemde yer alan işletmeci yada yönetici ferdi anlayışta olanların kulaklarına.
KTT: Peki, işletmeciliğin gidişatıyla kurulu işletmenin kuruluştan son güne bilançoları, sağla dığı prestij ve beklentilerin yansıyan fiili durumla aynı olmama sı da mı düşündürmüyor? İşletmecilik yapanların öz sermayesini kullanarak yola çıkmışların kayıpları da mı ölçü olmuyor? Yani; “Bekara boşanmak kolay gelir” denir ama evlinin de aldı- ğı keyif ortada değil mi? Yoksa, hala bilemediklerimiz mi var?
BİCAN: Kimsenin bilmediği şey yok!.. Herkes her şeyi görüyor, biliyor ama anlayışımızda alışkanlığı sürdür- me konusunda sorunumuz var.
Kamu otoritesi yerel yönetim olan kamu gücünü elinde tutan olarak belediye ve biz özel kesim, sadece onun görevlendirmesiyle işini yapmaya yıllardır alışanız. Bir de fazla zorlanmadan; “Nasılsa bir yerine bizi yerleş- tirir belediye” işleyen gerçeğini kabullenmişiz!..
Buna anlayış yanlışlığı mı desem kolaycılığı mı bilemedim ama bu hadi kolaylık diyeyim, bu da bize bazı şeyleri sineye çektiriyor. 
Bak bir kanunla ücretsizlerle ücretli binenlerin dengesi bozuldu. “Öl- dük... Bittik...” dememize rağmen, profesyonel olamama ve dediğim bakışla beklediğimiz de bilindiği için ciddiye alınmadık. Yahut, hafileterek söy- leyeyim sıralamaya tabi tutulan olamadık. Sen bile hiçbir zaman eylemden sokağa inmekten yana olmadın.
Peki, neden olmadın?
Çünkü, kamu vardı karşında, gelenekte onun bir sıfır galip olduğuna inan- mıştın. Öyledir de.
Hem de her durumda.
Bir kere bizim için o; “Baba gibidir. Sever ve döver ama asla bırakmazdır...”
Ne yazık ki dünyadaki gelişmeler farklı yönde. Bütün gelişmeler ve bizdekiler de bunun tersi yönde ilerliyor. 
 
ANLAYIŞ DEĞİŞMELİ
Teknoloji bize kendi kurgusu ve zamanıyla hitap ederek; “benim düzenime gidişatın şartlarını belirleme- me göre hazırlık yapın öyle çalışın” diyor. “İşinize gelirse ye” kadar işi de getirebiliyor.
Demek ki biz de değişmeliyiz... 
Bizim de nitelikli ve modern çağdaş bir iktisadi kuruluş kurmamız la- zım. Sermayemizin karşılığını almalıyız. Belki belediyeyi patron ve/veya iş veren bilip, ondan işi alabiliriz. Bunda bir yanlışlığımız yok. Yapıyı değiştirerek, onunla ortak olmamız lazım...
İşin sahibi o olan, işin hizmet tarafını yapan biz olarak, sözleşmeli anlaşmalı olmalıyız. Onu da iş-gören görev ler ve tanımı ve planlaması denetim ve yürütümünü, belediye olarak yapacak şekilde görüp planlayarak, sistematiğini onunla ortaklaşa kurmamız şart. Tabi alternatifler üretilebilir. demek istediğim sanırım en önemli mesele biz de bu noktanın eksik olması... 
Hazırlıklı olma, bilmek için araştırma, kendimizi geliştirip öğrenme, inceleme, yani düşünce bazlı, anlayış baz lı, bu gidişatı kabullenme dahil, eksikliklerimiz bunlar diye düşünüyorum. 
Tabi ki değişeceğiz.
Mecburen ya da isteyerek gidişatın gereklerini bilebilecek kadar ne olduğunu görerek tavır alabilecek kadar değişeceğiz. Artık; “Akbil neden hemen hesaba geçmedi” yerine; “Neden şirketimin yönetim yapısında planlı programlı sürprizsiz açık ve her za- man ne olacağını bilebildiğim gidişatı yöneten şirket mensubu olamıyorum” dememiz lazım. 
KTT: Gidişatın köklü değişime yöneldiği ve belirlediği esaslarına göre sektörün profesyonelleşmesi gerektiğini söylüyor- sun. Bunun için ülke ana planı ile toplu taşıma uygulama esas larını ortaya koyan bir kanunu olmalı. Tümden gelimi önemse mek, daha doğrusu topyekûn ortak anlayış mı lazım?
BİCAN: Kurumlararası ilişkiler, kurulan ortaklıklar hatta araç sahipliği yerine kiralama sistemlerine yönelişler buna örnek.
Bizim işletmeciliğimizde sorun var bana kalırsa. Mesela, otomotiv endüstrimiz inanılmaz hızda dünya ile eş zamanlı biçimde en ileri teknoloji ile donanarak üretimde yer alıyor.
Bu yüzden de daralan bu son gidişatta yaptığı ihracatlalar ile milli hasılaya ciddi katkı sunabiliyor ama onun üretimlerini kullanan işletmeci planlı gelişmeden hizmet düzenlemesinde kazan-kazan anlayışlı yapılanmadan hala yoksun!..
Bizim sorunumuz anlayış değişi- mi, profesyonel yapılanma ve kurumsal anlayışla hizmetin gereğini yapma, meselesinde tıkanması.
Bu noktada eskinin anlayışıyla yeniyi yorumlayamıyoruz. Bakış ve anlayışlarımız uyuşmuyor.
Bence; Özel Halk Otobüsçüleri ola- rak yeni yapının adını koyduğu işletme ciliğe yürümeliyiz. Bunun için tek çatılı üst yapı otoritesinin devletin örneğin, bir deneyimli kurumunun yasayla belirlenip denetim ve yürütümünü üstlendiği, hizmeti ise Özel Halk Otobüsü İşletmeciliği olarak belediye denetimin de yapan işletmeci olmamız iş ve görev tanımlamamızın da çıkarılması şart olan yeni bir toplu taşıma kanunu ile tanımlanmamız lazım.
Biz bundan sonra bu amaçla ve her halükârda belediye ile birlikte kazanan öz sermayesini kamu hizmetinin ifası için kullanan özel işletmeci sayılmamız lazım. Bizim hedefimiz böyle bir yapılanma içine girmektir. bunun için TÖHOB 2019 hedeflerini gözden geçirerek, bu yaklaşımla gidişatın ana aktörü olmaya dönük hareket edilmeli.
Bizim de bireyselliği aşan kurumsal bakışla onu desteklememiz şart.

 

Öbür türlü işletmecilik, günü birlik kazançla yarını belirsiz işletmecilik demek olur. Bu da bize hiç bir zaman yakışmaz, bir fayda sağlamaz.