21 MAYIS 2019 SALI

Cazibe merkezi İstanbul olmalı!

Binlerce yıllık tarihi içinde gelişmiş sosyolojik, kültürel ve ekonomik yapısıyla örnek olmanın kaçınılmaz cazibesini ortaya koymak, İstanbul’un “Dünya Başkentiyim” iddiasını doğrular...

Ekleme: 8 Mart 2019 Cuma 17:41/ Güncelleme: 8 Mart 2019 Cuma 17:41
İleri teknoloji ile birlikte ortaya çıkan üretimlerin doğrudan insan yaşamını olumlu yönde geliştirecek imkân sağlamasının yanında, olumsuzlukların önlenmesine de zemin hazırlıyor. Küresel ısınma, artan kirlilik gibi çözümü güç sorunlar için yeni uygulamalar gündeme gelirken, bir taraftan da yerel yönetimlerin kararları kentleri daha yaşanabilir hale getirmek için zenginleştiriliyor. 
 
Özellikle, gelişmişlik adına ortaya konan bir uygulama diye kentlerde artan nüfus ve özel araç kullanımı yoğun trafik ve ulaşım sorunları ile birlikte insan yaşamını olumsuz yönde etkiliyor. Küresel anlamda, kentiçi toplu taşıma hizmetlerinde yeni nesil ve alternatif yakıtlı, çevreci araçlarla ulaşım hizmeti planlamaları öne çıkarken, bir taraftan da kent merkezleri araçlardan arındırılıyor.
 
Bu tür uygulamalar, bazı kentlerde toplu taşıma hizmetini öne çıkarırken, bazı ülkeler de araçsız bir uygulama olarak hayata geçiriliyor. Slovenya’nın başkenti Ljubliana 10 yıldan beri bu yaşamın sürdüğü örnek bir kent olarak karşımıza çıkıyor. Kentin sokakları, kalabalık ve küresel kirlilik yaratan araç trafiği yerine, sohbet eden kentli ve çok sayıda turistin özgürlüğüne imkan tanıyor.
 
Ljubljana yönetiminin aldığı salt yaşlı, engelli ve bebeklilerin girdi-çıktı yaptığı (toplu taşıma hariç) kent merkezi kararı ilk başlarda zarar vereceği endişesi doğururken, 2011 yılından bu yana, yapılan araştırma sonuçları, genel trafiğin yüzde 12 azaldığını ama turizmde de yüzde 50 oranında net bir artış sağlandığını gösteriyor ve de Ljubljana’nın bu kararının doğruluğunu ortaya koyuyor.
 
Türkiye’de bu ay sonu yapılacak belediye seçimlerinin vaadleri arasında bir çok konu başlığı tartışılmasına rağmen, İstanbul gibi binlerce yıllık bir tarihe sahip kentin yeni yönetim yapısında örnek almak yerine dünya- ya örnek olma planlamasının yapılması, düşünce bazında bile henüz ortaya koyulmamış gözüküyor. O zaman, “Dünya Başkentiyim” iddiası gerçekliği yitirmiş olmuyor mu?