21 OCAK 2019 PAZARTESİ

Değişime destek kanaat önderlerinden gelmeli!

Öztaş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tekin “2019’da nasıl bir yapı?” sorusuna açıklık getirecek bir yıl olabileceğine dikkat çekip; “Ancak, kanaat önderleri bu yolu açar” şeklinde konuştu...

Ekleme: 11 Ocak 2019 Cuma 19:51/ Güncelleme: 11 Ocak 2019 Cuma 19:51
KTT: Sayın Tekin zorlu bir 2018 yılı yaşandı. Son günlerde beklentiler istenileni vermez görüntüsü ve bunun getirdiği sıkılma herkeste gözlemlendi. Sorunları su yüzüne çıkıran da ücretsiz ve indirimli kart ve bunların usulsüz kullanım denetiminde ki gevşeklik oldu. Buna rağmen  içe dönük esnaf için güzel şeylere imza attınız. Demek ki bazı şeyler yapılabiliyor. Bu gözlüğünüz ile 2019 yılı için ne söyleyeceksiniz?
TEKİN: Bu sözünü ettiğiniz Özel Halk Otobüsçüleri sıkıntılarını 2018’de inşallah geride bırakacak. Bu çileli yılı ve sabrın mükafatı yetkililerimizin giderlerimizi kabul ve ispatıdır. Bu nedenle, 2019 daha sıkıntısız geçecek.
 
BEKLENTİMİZ ÇOK
En azından temenni bu yönde. Biz zor olanı başardık. Öztaş olarak filomuzun yüzde 100’ünü yeniledik. Tabi ki ağır bir yük alarak. Esnafın sırtında engelli erişime uygun mecburiyetten alınan sıfır araç ortalaması 840 Bin TL. Buna banka faizi eklenince işin içinden nasıl çıkılır göreceğiz.
Mesele ekmek olunca iyileştirmeyi de umuda katarak çok şükür araçları yeniledik. En iyi şekilde İstanbullu- ’ya hizmete devam etmekteyiz. 
Gerçekçi olmak gerekirse, bizim bu durumumuzun sadece fiyat tarifesini düzenleme ile bitmeyeceği olduk- ça açık veayan beyan ortadadır. Bildiğiniz gibi bu ücretsiz yükümüze yük olup, giderek artan, usulsüz kartların kullanımına karşı, belediye birimleri, İETT Genel Müdürlüğü ve aynı zaman da İstanbul’da faaliyet gösteren tüm şirketler, topyekün mücadele vermekteyiz ama bu mücade etkin ve caydırıcı olamamaktadır.
Örnek verecek olursam, şoförlerimiz usulsüz kullanımı tespit edip kartını aldığında vatandaş, hemen iner inmez kartını kaybettiğini söyleyip, yenisini alabiliyor.
Hemen kartını alan şoförü ayrı ayrı birimleri arayarak, çeşitli şikayetlerle şikayet ediyor. Bazan bu şikayet sonun da işler karakolda bile bitebiliyor! Yine de sonuç ne olursa olsun, “yanlışa göz yuman dilsiz şeytandır” diye elimizden geldiğince karşı çıkıyoruz...
Ülkemizde kaçak elektrik kullanan hırsızların ceremesini Allah korkusu taşıyan iman sahipleri çekiyor.
Toplu taşımada bunu, Özel Halk Otobüsçüleri sırtına almış.
O çekiyor.
O’nun sırtından geçinen günde binlerce halkın haklarını da gasp eden bunlar, maalesef  kul hakkı nedir bilme den, bir bakıyorsunuz, indirimli öğren ci kartı ile  annesi, ücretsiz 65 yaş kartıyla oğlu, 56 yaşında iş adamı AÖF ve polis ile eşleri aynı kimlikle ve çok do- ğal hakları imiş gibi seyahat eder...
Bizim çile bununla da bitmez. Ay- nı zamanda 28 kalem yasal ücretsizlerimiz de var. Muhtelif devletin kurumlarına ait bu yolcuları da ücretsiz taşı- maktayız. İyi de bunlar bilmiyorlar mı ki, İstanbul’da her seyahat eden ödemesi gereken ücreti ödese, diğer vatandaşlarımız daha huzurlu ve daha kalite- li hizmet, yenilikçi bir sisteme doğru yol alışla daha konforlu taşınmaya kavuşacak! böylelikle de İstanbul ve İstan bullu aradığı  kaliteli hizmeti de alacak. Böyle olunca da biz daha gayret ve azimle istek ve arzu ile hizmeti, onlara vermeyi boynumuzun borcu bileceğiz?
Bu bir system ve anlayış gelişimle bütkünleştirilmeş yeni bir bakışı gerektiren durumdur. sonucu birlikte göreceğiz ömrümüz yeterse...
2018 bizlerle birlikte hemen herkes için zor oldu.
 
İYİ ŞEYLER DE YAPTIK
Ancak, bu zorlukların yanında güzel şeyler de oldu. Yapabileceklerimizi düşünerek, zor günlerde kenetleneceğimiz girişimlere yöneldik. Bu anlayışla yaptıklarımız sonuç verdi ve çok şeyleri başardık. Esnaf kardeşlerimizle beraber gönüldaşlık ile karşılıklı güvenle elden geleni yaptık. Biz onlara önem verdiğimizi bir olduğumuzu göstererek işe başladık. Hizmeti kolaylaştıran esnafa hizmet sunarak, onlarla ol- duğumuzu gösterelim diye bunu yaptık. İyi de yapmışız. Hepsi takdir etti.
Morallerini yükselttik.
Önemli olan birlikte olmak.
Verilen hizmeti verebilmek için elbirliği ile neler yapılabileceğni düşünmektir. Biri zordayken, diğerinin bunu kendine dert ettiğini ortaya koyduğunu göstermesini sağlamaktı amaç. Şükür ki bunu başardık. Nitekim, bu yaklaşımımız esnaf tarafından destek gördü. Verilen karşılıkla, hızımıza hız katarak, birlikte yapabileceklerimizi yaptık. 
Kendine sahiplenilip iyi bir ortamda hizmet görmesini istediğimizi esnaf görüp anladı. Birlik ve beraberlik içinde zorlukları başedeceğimizi bu çerçevede ele alarak yapılanlara sahip çıktı. Bu kısım her şeyden çok önemli.
 Zor günlerden geçiyoruz. Ülkenin başına musallat olanlara bakılırsa üzerimize gelen musibetler arttı ama kaale almadık. Buna şaşıranlar oldu.
Kararlı duruşumuza bakıp, şaşkınlıkla, “Bu gücü nereden alıyorlar?” demeye gelen davranışları gördük. Bunu bize özgülüğün verdiği güçle yap tığımızı anlatmaya gerek yoktu. Çün- kü, bu milleti tanımayan anlamazdı. Bilmedikleri şeyi nasıl anlasınlar ki. Matematiğin iki kere iki sonucu, sadece işlem içinde geçer. Oysa, soluklanış içinde matematiğin dışında başka şeylerin var olduğunu bilmek görmek lazım. Bunu bilen, gören olarak bize özgülüğümüz ile ayaktayız. Mesele bundan ibarettir vesselam...
Özel Halk Otobüsçüleri olarak, 2019’da birlikte bir şeyler yapmayı öne almamız gerekiyor. Bu yıl içe meyledip, birliğe giden yolu açma önceliğimiz olmalı. Bunu yapıp zorlukları ko- laylaştırabiliriz. Bu ara belediyelerin yeniden yapamadıkları, maliyeti yüksek işletmeciliğe soyunmak istiyor olmaları gündeme geliyor!..
Bu konu için çalıştıkları ortaya çık tı. Bize olan bakışlarındaki değişmenin netleşmeye başlamasıyla bunlar dökülmeye başladı. Anadolu’da başlayan, gi derek artan bu, yeniden işe el atma, biz zat taşımayı kendileri yapmaya dönüşebilir mi? belirsiz ama başka amaçı da olsa olabilir de...
2019 ilk çeyreğinde, kafa karışıklıklar sürecek. Gidaşat bunu gösteriyor. Sizin izleyişiniz ve yansıttığınız haberlerinizde de vurgulamalar bu yönde...
 
ÖNCE BİR OLALIM
Genel görüntüler bu gerekliliği ortaya koyuyor. Bu konuda dağınıklık var ama bizde de var. En az onlar kadar dağınık ve ayrıyız. İstanbul toparlanmalı. Anadolu ile birlikte yol almalı. Bu ara hala bizimle yola devam etmek isteyen belediyeler de var ama yinede bize yüklenmeye devam ederek, bazılarının ayrı hesaplarla, “Acabaların” üzerinde fikir yürütüyorlar.
Böyle olanlar çok. Kendi şirketlerini ortaya çıkararak yol alıp; almama noktası kararsızlıkların Anadolu’da görülür biçimde yaşandığını yakından izliyoruz. Buna cılızda olsa alternatif ek formuller de yok değil. Endişşe etme yerine önlem gerekiyor elbette. Bunlar geleceğimiz açısından olumsuz sinyaller. Bu sadece özel halk otobüs işletmecileri olarak bizim için değil. Memleket içinde sıkıntı...
Genel dünya gidişatı kurumsal bir özel işletmeciliğin kamu özel işbirliğine dayalı bütünselliği ile işbölümü yapmayı işaret ederken, bize eskiye dönüşü salık vericiliklerin genel gidişat ve evrensel eğilimlere de ters olabileceği açık değil mi? Kendilerini kendi kendilerine zora sokan kamu, hizmeti yeni anlayışla yorumlamıyor demek istemem ama görüntü, demek istediğim tarafların ihmal edildiğini gösterir netlik ve acelecilik taşıyor.
 
KTT: Belediyelerin özel taşıma cı yerine ana taşıyıcı olup onları kendine bağlı kılması doğru mu? Böyle bir eğilim, sermaye zaiatı getirmez mi? Belediyeler durduk yerde neden yeniden işe talip oluyor? Bunu daha iyi değerlendiren alternatifler var ken neden bu yolu seçiyorlar?  
TEKİN: Bunun muhtelif sebepleri olabilir. Bir kere, kendi iştirakleri ile bünye içi bir görevlendirme, iş ver- me ile işi özel kesimden uzak tutma ilk akla gelen ama bunun ek külfet getireceği açık. O zaman bunu ya göze aldıran bilmediğimiz şeyler var. Ya da siyaseten iç dalgalanmayla engelleme var.
Belki düşünemediğimiz getirisi olabilir! Hatta bazı denemelere girişildiğine göre bu düşünülmüş. Bence tam bu noktada olanların nedenlerini bu şekilde bir tercih değişimi gibi düşünmek yerine, “Bizimle olması için ne yapmalı? Bu yol için girişimlerimiz olmalı mı? Olmalıysa, nasıl olmalı?” konusunu ele almalıyız diye düşünelim diyorum. Elbette bunun için bizim önce, “Geleceğin ihtiyaçlarına nasıl ce- vap veren olabiliriz?” sorusuna cevap vermemiz gerekiyor.
Buna ilk cevabın “Önce bir ve beraber olmakla” diye verilmesi de şart. Arkasından o herkesin dilinde sadece söylem olarak dökülen kurumsal anlayışa yönelen sektörel birliğe dayalı yapılanmak vb. teknik görüşlere bunun ardından geçeriz.
Bunu yaptığımızda herkesin dilindeki o yuvarlak söylemi geçersiz kılan olur, belki de daha dikkate alınırız. 
 
KTT: Belediyelerin neden söylem değiştiriyorlar sorusuna, bi- zim gidişatı nasıl yorumladığımızı ortaya koyup, “sektörel anlayış ve gidişatın istediği özel sektör girişimcisi olma önemini öne çıkarmalıyız mı diyorsun?
TEKİN: Hepimiz deneyimlerimizle bugüne geldik. Doğrularımızın yanında, hatalarımızla, bugünün böyle olmasına katkı sunan da olduk. Bize, yanlış bakıştan zarar eden de ettirilen de ama, gidişatın gereğini kendi üzerine düşeni yapan olmayı tam yapamadık diyerek sorunuza “Evet bunu öne çıkaralım” diyorum.
Elbette, bizim talebe göre hizmet vermemiz lazım ama aynı talebi biz de hizmet verdirenden doğru maddi temelini ortaya koyarak istemeyi bilmemiz, sonrasında kesintisiz yeni nesil hizmet anlayışını sürdürmemiz lazım. Eğer burası kadük kalırsa her şey boşa çıkar.
Bu bizim de sonumuz olur.
Teknolojinin başı çektiği gelişim bizi zorluyor. Gidişat da aynı öyle.
Gidişat artık müşteri olan taşıdığımız şehirlinin açıkça, ne bizim gibi bir özel halk otobüs işletmeciliğine ihtiyaç duyuyor, ne de eskisi gibi belediyelerin işgördüren olması konusuna sıcak bakıyor. Yeni nizam, evrensel entegre anlayışlı ortak aklın ileri teknolojiye göre kurulacak sistemini kurmasını istiyor. Bunun külfetini de getirisini de paylaşım ve fayda sağlatma sağlama oranında belirleyip; “Paylaşan sistemini kurabiliyorsanız kurun” diyor. Bu gerçeği kim görürse, kim uyar ve gereğini yapar, yaptırırsa o öne çıkan, yürüyen ve yürüten olacak sinyalini de giderek net veriyor.
Bu yüzden, bizim 2019 ve devamında profesyonelleşmeyi benimseyen olmamız, gereklerine göre profesyonel yapıyla yol alan olmamız gerekiyor. 
KTT: Sayın Başkan, bu temenniler soyut olduğu sürece herkesin paylaştığı genel doğrular. Peki işlemekte olan mekaniz ma da bu doğrulara hayat verdirme nasıl olacak? Bunun yolu ne? Böyle bir yol var mı? İstanbul neredeyse bütün suçunu günahını bir iki konudaki yanlışlara yükleyip, sorumluluklarından arınacak, olanı biteni öte kileştirdiklerine yükleme peşin de ve bazıları bireyselliğin devamı körüklerken umut var mı?    
TEKİN: Olmaz mı, elbette var. Birincisi, gidişat gereklerinin neresinde olduğumuzu görüyor olmamız. Bunu gördük. Bu yüzden kurum mantığına dayalı, sektörel birliği öne çıkarıcı, birleşmeyle hazırlanalım diyoruz. Böylesi benimseme, anlayış değişimi getireceğinden, biz de “Belediyeler eskiye dönmekle ne yapıyor?” sorusu önemini yitirecek.
Eğer belediyeler, öz sermayesini kullanıp kamu hizmeti vermeye talip özel sektör istemiyor, kamu sermayesini bu külfetlerle zora sokmayı göze alma niyetindeyse, onların bileceği iş diyerek, bunu da açıklıkla diyebilmeliyiz. Belki de siz, geçen hafta ki gazete manşetinde sessiz kalmakla tanımlamanız bizlerin bunu görmememizle ilgilidir. Bizim bu işe talip olduğumuzu istediğimizi ortaya gerekçeleriyle koymamız yeterlidir.
Gerisi bizim işimiz değil ki...
Biz politik mülahazalar peşinde olamayız. “Biz ortaya çıkana bakar ve onu yapabilir mi yiz, yoksa yapamaz mıyız?” sorusunu sorar ve nedenleriyle bir sonuca vararak ya evet, yahut hayır deriz o kadar. Elbette, böyle bir bedele neden belediyelerin razı olmak isteyebileceğini de düşünmemiz yerinde olur. Zaten, bunu düşünenlerimiz de vardır. Bu nokta, ülke gelişimini de ilgilendiren ortak nokta olarak yapılmalıdır da. Bizim yine de ilk önceliğimiz, düşüneceğimiz şey gidişatta yerimiz açısından önlem geliştirip, ona göre hazırlanmamız ile ilgili olmalıdır.
 
ÖNDER OLMA FARKI
Özelde bize düşen budur. Bu işe en uygun olduğumuzu ortaya koymak bunu anlatmaktan ibarettir. Bunu da kamuya anlatıp bilgilenmesini sağlamakla, doğru düşündüğümüzü ortaya koyup anlaşılmak için yapabiliriz.
 
KTT: Özel Halk Otobüsü İşletmeciliği Kavramı’ndan söz ediyorsunuz. Bunu profesyonel ta nıma dönük anlayışa erişip ken dini yenilemiş bir özel halk otobüs işletmecisinin yapabileceğini de bilirsiniz. O zaman, bu yenilenme iradesi sizde ne derece oluşabilir?
TEKİN: Aslında böyle bir irade uzun zamandır var ve herkes bunun böyle olması gerektiğini de biliyor. Sadece birinin çıkıp “Kral çıplak!” demesi, hemen arkadan da “Hadi başla- yalım” diye, yola çıkış işareti vermesi bekleniyor bence de sadece bu gerekiyor? Tam burada bize özgü bir durum var. Ben size onu söyleyeyim. O biri olma dediğim görev var ya o görev en çok, senelerden beri sektörü yönetmişlerin, bugüne gelişte iyi-kötü, az-çok başarılarına da bakmadan o önder olmuşlara düşen son görevleridir.
Onlar ortaya çıkıp; “Profesyonel kadro ile işimiz ile kendimizi geliştirmemiz lazım. Bunun için profesyonel gelişim gereklerine uygun yapılanıp, bunu yapacak  üstünlüğüne eriştirilmemiz şart. Bunun için dışımızdan, uzmanlıkları yönetme olan profesyonellere yönetimi teslim edelim. Biz, getireceğiniz kadrolara destek verip önlerini açacağız. Sizler de onlarla yola devam etmelisiniz” deseler, bu bile yeter. Hatta, bu sayede hem kendileri güzel bir finalle unutulmazlar listesine girerler.
Hem de ortada sorun diye hiç bir şey kalmaz.
2019 yılı bu açıdan kararlı, kendine gelip yeniden yapılanacak halk otobüs işletmeciliğini benimseyen profesyonelliğe gidişi başlatan esnaf olma yılı olmalı.
Bizi bu yola sokması gereken yıl mutlaka bu yol olmalı.
Bunun da tek ve en kolay yolu, bir olup bunu beraberce istememizden geçiyor. burada bugüne dek lider olmuşların geleceği götürebileceklere destek verip, son kez değişim için muhalifleriyle birlik içinde, yukarıda belirttiğim geçiş için bize; “Haydi başlayın.Arkanızdayız” demeleri gerekiyor. Ben 2019’da bu istenirse olabilir dediğim için umutluyum. Neden Umutluyum?
Çünkü, ince bir işaret alındı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bütün olumsuzluklara ve klasik o eski anlayışlardan doğan baskılamalara rağmen, geleceğin yapılanmasında özel kesimin olacağını görerek o alanını da açtı. Bunun için teşekkür ediyorum.
Bunu giderlerimizin kabulu anlamındaki desteği ile de gösterdi. İBB; her ne kadar belediyelerin eski anlayışa dayalı hareketlenmesine sessizliğini sürdürse de yeni yapıda özel kesim gerekliliğini de gördüğünü, üstelik bunu kendi bünyesi içinden değil, yapıyı doğ ru kavrayacak bir özel sektör girişimcisi olabilecek Özel Halk Otobüsçüleri ile de yapılabileceğini gösterdi.
Ben, gelir desteğini böyle yorumluyor ve bu nedenle özel kesimin bu mantığı doğru analiz ederek gidişatın gereklerine göre kendisine ortak akılla yeni bir yol belirlemesini öneriyorum.