21 OCAK 2019 PAZARTESİ

Ulaşım kabuk değiştiriyor!

Ulaşım işletmeciliğinde kentiçi ve şehirlerarası “Belirsiz Davranış” diye nitelenen sistem uygulamalarının “Yerel Düzen” mantığına döndüğü görülüyor!..

Ekleme: 10 Aralık 2018 Pazartesi 03:40/ Güncelleme: 10 Aralık 2018 Pazartesi 03:40
Ülke genelinde, hedeflenen uluslararası lokal işletmecilik değişiminde rol-model alınan sisteme uydurulacak Türk Ulaşım Politikası, bu hedefe uygun kabuk değiştirilerek düzenlenmeye başlandı. Uluslararası sistemlere entegre, “Hedef 2023” çerçevesinde tanımlanan ülke ulaşım sisteminin “1. Seviye” atılacak adımlarının ayak sesleri yerelden gelmeye başladı.
 
Kentiçi toplu taşıma ağırlıklı yeni yapıda özel taşımacılığın şekli, araç pazarı, alım-satım uygulamalarına yeni bir bakış ile düzen getirip, işletmeciliğin iş-görev tanımlamaları ete kemi- ğe bürünmeye başladı. Büyükşehirlerin belirleyici olduğu ve lokal uygulamalarının başarılarını kriter alıp, bunların değerlendirmesine dönük yapılandırma “Seviyeli Kabul” gördü.
 
Toplu taşımacı yerel yönetimler
 
Küresel işletmecilik kavramı ile birlikte ortaya çıkan yeni süreçte büyükşehirlerle başlayan kentiçi toplu taşımacılık hizmeti özelden kamuya kayarken, ortaya ikinci bir ol- guyu da çıkarıp, sektörler arası uygulamayı ortadan kardıracak gibi gözüküyor.
Küresel işletmecilikte, özel sektör hizmetine entegre edilmiş bir kamu desteğinin daha iyi hareket ettiği gözlenirken, biz de ise tam tersi bir durum oluşturulmaya çalışarak, özel taşımanın tüm yetki ve sorumluluklarını belediyelerin el attığı işletmelere devrediliyor.
Sonuçta, vatandaşın hizmettten yararlanacağı beklentisi oluşturup, ön plana çıkarılanın aslında belediye temelli bir ekonomi üzerinden hareket oluşturulduğunu gösteriyor. Tabii ki, bu kararlar zinciri uluslararası hizmet anlayışına ne kadar uyumlu olacak işte orası ciddi bir soru işareti.
Bekleyip, göreceğiz...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Küresel işletmeciliğin yapısına entegre oluşturulan sistemde yerel yönetimler, genel toplu taşıma siteminin ana manifestosunu ortaya ko- yan değişimin parçası olarak, sürekli üst yapı oluşturulacağını pilot bölgelerde göstermeye başladı. “Yerli-Milli” üretimin önünü açan desteklerde alım-satımla işletilmeye başlandı ve yerel ulaşım modellemesini hareketlendirdi.
 
Kentiçi toplu taşımacılıkta alternatif yakıta yön leniş, temiz enerji yatırımları ve diğerlerinin taksim edilip öne çıkarılması, ihracatların üreti- cilerin faaliyet alanlarına dönük değişime ittifak- la yönelerek, alan markalamaya varan gidişatın işareti olarak algılanmaya başlandı. Gidişatının doğurduğu bu mantık, ele alınan “Yerli ve Milli” sistemi küresel işletmeciliğe taşıdı.
 
Öz sermayesiyle faaliyet gösteren özel sektörü de yönetecek bu yeni algıya henüz adapte olamayan yerel yönetimlere yol açan üst uygulama esasları, olumlu bir değişim olarak kabul edildi. Ancak, bu konuda mevcut yapıyı en doğru rehabilite edecek kurumun bilinmesine rağmen, yerel yönetimlerin isteksizliği yüzünden geciktirilmesi soru işaretlerini artırdı!..