14 KASIM 2018 ÇARŞAMBA

Mızrak çuvala sığmıyor!

Geleceğin toplu taşıma siteminde yer almak isteyenler, TÖHOB etkinliğini azaltmak adına bu yaklaşımdan vazgeçmeli ve de sektörün tek çatı kuruluşunun yanında yer almalıdır...

Ekleme: 12 Ekim 2018 Cuma 21:40/ Güncelleme: 12 Ekim 2018 Cuma 21:40
Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu gibi zirvede başlatılan çalışmalar yenilenmenin İstanbul orjinli olacağını gösteriyor. İlk göze çarpan, mevcut sistemin rehabilitesine farklı bir model ile gidileceği. Meseleye Özel Halk Otobüçüleri açısından bakılacak olursa, tüm bu değişime bağlı olarak Özel Halk Otobüs- çüleri’ne dönük serüven, gelecek adına soru işaretleri taşıyor. İBB’nin İETT üzerindeki tasarrufları, zirve ilişkilerine bağlı olarak bazı görevlendirme ve atamalar yapması, üç aşağı beş yukarı geleceğin modelini de ortaya koyuyor.
 
Burada “İlk” denilebilecek tek şey kentiçi toplu taşımada “Özel Halk Otobüsü İşletmeciliği”ne bakışın farklı anlayışa kaydırılmak istenmesi. Yani; “Özel Halk Otobüsü İşletmeciliği” kavramının es geçilmek istenerek, gelişim ve gidişa- tın İBB yönünde bir yapı ile şekillendirilmesi... Evet, böyle bir şeyin sezdirme zemininin oluşması bile ciddiyetle ele alınması gereken bir işaret olarak gözükmektedir. İstanbul’da hizmet veren mevcut 5 “Özel” toplu taşıma şirketi ile kurulan iletişimde, belli ki yeni aktörün yüzü şim- dilik flu gözükse de çok yakında netleşecek...
 
BLT ihalesinde izlenen yol, bunun henüz ortaya konulmayan versiyonlarını Özel Halk Otobüsçü leri -ne yazık ki bu halleriyle- gereği gibi değerlendirmekten çok uzak görünüyor. İç meseleleri ile meşgul edilen, gelir kayıplarındaki erozyonla sahaya dönülmesi için çaba sarfedilen, gelir orjinli önceliğe düşürülen şirketler, hedeften uzaklaşıyor. Popülist yaklaşımlı bir strateji ile kurum- sallaşmaktan koparılan ve resmin tamamındaki hedeften çok uzakta, gelişmeye bakmayı sürdüren esnaf aslında izlenmesi gereken yolda varolma umudu da bu yolla giderek azalıyor.
 
STK nitelikli ve bu gidişata uygun olarak kurulan TÖHOB’un da aynı yaklaşımla tartışma konusu haline getirilmek istenmesi, esnafı, zaten varolan ekonomik gelir kaybından daha da ötede, zor duruma düşürecektir. Burada riskli olan, bu eski anlayışa dayalı yaklaşımların alacağı şekil ve ortaya koyacağı sonuçların, devletin hedeflerine uygun yol almasına engel teşkil edeceği. Çünkü, alınan tek yönlü kararlar sadece saha aktörlerine olan güveni azaltmayacak, aynı zamanda da zirvede, bazı gereksiz oluşacak balonların şişme sorunlarına da neden olacaktır.
 
Zaman kaybını ve tekrarı getirecek olan bu durumun henüz oluşma aşamasında önlenmesi mümkün gözükmektedir. Bunun için öncelikli olarak; hem belirlenen hedefe, hem de ana resmin tamamını renklendirecek olan TÖHOB’a sahip çıkmak gerekir. Çünkü, bu konudaki tüm gelişmeleri rehabilite edecek olan tek STK;   TÖHOB’tur. Hükümet nezdinde kurduğu iletişim, bugün ekonomik olarak ortaya çıkan tüm sonuçlar sadece ve sadece TÖHOB’un eseridir. Burada yapılması gereken, Özel Halk Otobüsçüleri’nin ortak akılla hareket etmeleridir.