11 ARALIK 2017 PAZARTESİ

IETT netleşmeli

Yeni İstanbul Özel Halk Otobüsleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adil Evren, zorluklarının birlikte çözülmesinden yana...

Ekleme: 29 Eylül 2017 Cuma 21:51/ Güncelleme: 29 Eylül 2017 Cuma 21:51
Değişimin hız kazandığı ancak bu değişimin daha çok yukarı noktalarda devletin en üst kademelerinden gelen talimatlarla sağlandığını görüyorum. Bu, bir açıdan güzel ve ama, alt yöneticiler itaati de şart. Ancak, bize özgülüğü düşününce bunun ne kadar olacağı şüpheli.
Sahada ne derece denetlenebilirliğin sağlanabileceği yahut yukarıda benimsendiği gibi aynı anlayışla ne kadar gereği yapılabilir burası sıkıntılı. 
Genele bakınca, özellikle dünyada yaşanan son 20 yıla yakın süreçte dünya globalleşerek yol alma, ileri teknoloji tarafından doğrudan insanların yaşamlarını kolaylaştıran üretimlerle onları daha kontrol edilebilir dünya sistemi içinde yönetmenin düşünüldüğünü görüyoruz.
Bu yüzden, ağ üzerinde kolaylıklar sağlandığı görülüyor. Burada hak ile bize özgü durumla ilgili kuşkum var. Bir kere bizde bireysel ferdi bakış var. Ortak akla dayalı durup birlikte yol alma noktasında sıkıntı var. Biz senelerdir toplu taşıma hizmeti veriyoruz.
Bunu da İETT bağlısı onun denetiminde yapıyoruz. Peki, İETT ile nasıl bir ilişkimiz var? 
Bugüne dek ferdi bir iklişki içindeydik. Pek sorun yok derken baktık bu dediğim değişimlerle birlikte kazanç noktasında alabildiğine azalma, ama talepler noktasında sürekli bize yüklenme var. “Ücretsiz taleplerin öne çıkarılıp karşılandığı” bir sistemle karşılaştık. 
Dünya’ya entegre bir yapı için hükümetimiz yeniden yapılanma değişim ve kentleşmede kentiçi toplu taşımayı öne çıkartıcı bir sistem ile hatta büyükşehirleri arttırarak daha kontrollü daha birbiriyle bütünleşik yapılı sistemler kur ma yoluna girmek istiyor.
Buna uyan özel halk otobüsleri ile de toplu taşıma hizmetlerinin verilmesini ister görünürken, alanda olup bitenler, daha çok akıllı sistemler, elektronik sistemlerle kontrollu ağlar ve bize de sürekli öz sermaye kullandıran gidişatlara yöneltildik!.. Arada bir “Kurumsallaşın” denilse de bizi denetleyenler net yol çizmiyor ki. Tersine, kendi istedikleri yeni nesil araçları aldırıp, taşımayı, koşulsuz yolcu memnuniyetini sağlatıcı bakışlarıyla sınırlıyorlar.  Yani sadece istediklerini dillendiriyorlar. İstanbul üzeri konuşarak kendimizi anlatayım.
İBB’den Özel halk otobüsçülerine gelen istek kazanmadan değişin istediği.    Diğer taşıma modlarını ise korumak, bunun için nefes aldıracak gelir arttırıcı uygulamalarıyla onları hoş görmek...
Bu durumda biz , istenen “Kurumsallaşın sermaye şirketine dönüşün” beklentisini nasıl yapacağız. Kazanç ma tematiği ortada. Kazanç yok ki!
Yenilenecek sistemde eski anlayışla ikici zihniyetle bazı taşımacıları korumakla örselenirken bu olmaz. Olsa ol- sa iflasımız sağlanır. Yerimize bedeva konacak parası olanlar gelir. Bunun geti risi bu olur. Bu hakkaniyetlilik mi?
Gidişat bunun böyle olacağını göste riyor. Belediyeden bizim bir şey istememizin yolu belli... Biz, ancak, sistem gereği İETT üzerinden isteriz.
Adaleti hakkaniyeti ve beklediğimiz öz sermayemizi koruyacak gelirin sağlanmasını ancak ona söyleriz. 
Yapıda terslik hissediyorum. Sanki belediye, İETT’ye mesefeli gibi! Çünkü İBB, ÖHO dışında herkesi koruyor. Dışımızdakilere gelir-gider dengesinde kolaylıklar sunuluyor. Hatta, devlete ayda verdiğim vergiyi, kolaylık sunduklarının bir yılda vermemelerine bile aldırmıyor! 
Buna ne demeli?
Özel halk otobüsçüleri yeni yapının gerektirdiği bir işletmecilik modelidir. Ama ne hikmetse bizi garip bir şekilde  yok oluşa sürüklüyorlar!..   
Yönetenlerin yasal elde ettikleri hükümranlık haklarına elbette karışma düşüncem yok. Tercihini yapacak elbette.
Ama dengeleyici olamalı. 
Kamu yararına çalışmıyormuyuz? Böyle bir yaklaşım varsa çıksın, yaptığımız iş nedir döksün ortaya. Bu gerçeklere göre yol alınsın! 
Bugün kü anlayış Hedef 2023 belirlenen ulaşılacak esaslara da uymuyor.  
İBB şu gerçeği görmeli: 
Korunan özel taşımacılar ile özel halk otobüsçüleri aynı hizmeti verip, bambaşka kazançlar elde ediyorlar. 
En çok hizmeti ücretsiz ve kanunla bedava taşımalar olarak, özel halk otobüsçüleri veriyor. Mesela, dolmuş ve minibüsler bu hizmeti vermiyor! Ama, onlar en çok nakit kazananlar oluyor.  
Halk otobüsçüleri havanda su dövüyor. Zam da denge olamıyor. Çünkü, tarife farklılıkları adil değil.
Bunları görmeden nasıl oluyor da İBB yeni nesil araçlarla yolcu memnuni yetini koşulsuz sağlayan bir taşıma sisteminden söz ediyor? Bence, hemen her şey birbirine karışmış. 
Sayın Cumhurbaşkanımız, “Değişim için Doğru kararları ortak yaklaşım la ve ortak akılla doğru almalı. Hedeflere ulaşmak için beraber hazırlamalıyız” diyor. Niye tek bırakılıyoruz? 
Sosyal devlet algısı ile ücretsiz indirimli kart kullanım sonucu ortada. Bunla rın önlenmesi için İETT araç içi anonslarla bize destek olup dese; “Ey yolcu sahte kart kullanımına ceza alacaksın bunu yapma” bu anons bile bir şeydir.
İETT bizi kale almalı. 
Biz öz sermayemizle bu sistemde ana taşıyıcı olmak istiyoruz. Buna destek olmalı. İBB’ye doğru anlatılmamız lazım. Bu sayade İBB, farklılığı görerek 1.5 asrı geçen varlığı ile önemli başarıları olan İETT’nin dediğini kale alıp sis teme uyumlu gelişimin yolu hızlanır.
Hali hazırdaki gidişat, murad edilen gelişimi engelliyor. Aynı zamanda da bi zim dünyadaki gidişata uygun gelişmemizi, en azı istediğimiz gelişimimizi başarmamıza ket vuruyor. 
Bakın devlet TÖHOB sayesinde ö zel halk otobüslerinin tanımının farkına vardı ve yönetmelikle de olsa nihayet  ye rini belirledi. Bunun artık büyükşehirler de kabullenmeli. Ortak akılla hareket ederek, öz sermaye kullananlara kazan ma fırsatını da tanımalı. 
Dahası bu noktada genel gidişat, or- tak davranışı gerektirdiğini de görmeli. Bizce “özel halk otobüs işletmeciliği” kavramı artık hayata geçirilmeli. 
Böylece hem belediye hem özel halk otobüsçülerimiz, toplu taşıma sisteminde birlikte olmaları gerektiğini gerçeğini görerek ortak akla yönelirler.
 Gidişat sahada hizmeti özel halk otobüsçülerinin yapması, denetim işlevini de belediyelerin görmesi yönünde. Bu noktada kamu-özel işbirliği sağlanması ve devletin bu işbirliği ile ortaya çı kan toplu taşıma sistemindeki gelir gider dengesizliğini desteklemesi... 
 İETT daha netleşip özel halk Otobüs İşletmeciliği gerçeğini doğru bi çim de yukarılara anlatması gerekiyor. 
Bizim de bu yaklaşıma uygun, ken dimizi devlet katına tek çatı örgütümüz TÖHOB üzerinden anlatmamız lazım.
Özetle özel halk otobüs işletmeciliği kavramı gelişime en uygun sistemin adıdır. Bizim kazanç elde etmemiz ve sermaye dönüşümünü kazanacak biçimde öz sermaye kullanıcısı olarak destek alan olmamız gerekiyor. 
Bu yüzden bir kentiçi toplu taşıma yasası çıkarılmasını sağlatmamız şart. Yasada da özel halk otobüsü işletmeciliği kavramının belirtilerek özel halk otobüsçüklerine toplu taşıma hizmetlerinin belediye denetimli yaptırılma işlevi taşıdığını netleşmesi gerektiğini devlete anlatmamız lazım. 
Bu yol bize belediyelerle birlikte ve belediyeler üzerinden devlet desteğini alma, dolayısıyla da belediyelerle ortak bir yapıda soluk alacak sistem aktörleri olmamızı sağlayacaktır. 
Hedef 2023, ancak bu şekilde başarılı bir sonuca ulaşabilir kanaatindeyim.
Biz en azından daha doğru ve dengeli bir taşımayla geleceğin sistemini kurabiliriz kanaatindeyim. 
Bu görev belediyelere düşüyor.
Halk otobüsçüleri de kurumsal anla yışla kendilerini yapılandırıp, ortak akılla kamu özel iş birliği ile hizmet vermeleri gerektiğini gömeli. 
Eğer, belediye bize sahip çıkmazsa bu iş yürümez.
Eğer, İETT daha net daha anlaşılır daha açık bizi savunmazsa bu iş yine yürümez. İETT bize sahiplenişinde daha net daha açık ve anlaşılır olmalı.
Bu hem onun, hem İBB’nin hem de gelecekte kurulacak taşıma sisteminin selametine olacaktır. Bize düşen, görev giden yola ortak akılla hazırlamaktır.
 Ben hala umut var diyorum.  Bu dünya kimseye kalmamış. Bunu bilerek, hoş sada “Adaleti ve hakkı bilirdi” dedirtmek için soluk alalım. Herkes ülke için elinden geleni yaparsa gelişiriz. Bize düşlen budur. 
Bunun için de elimizden geldiğince samimi, açık, anlaşılır ve adaletli olalım doğru ve dürüst hizmet esasları için birlikte çalışalım.
Yarının ancak, bu şekilde daha güzel kurulmasına destek verebiliriz ve bu- nu da başarabilecek güçteyiz...