19 ARALIK 2018 ÇARŞAMBA

“Ücretsiz Taşıma” Türkiye’nin sorunu

Ankara Kentiçi Özel Halk Otobüsçüleri Esnaf Odası Başkanı Ercan Soydaş, kart çeşitliliği içinde “Ücretsiz Taşıma”nın personelin psikolojisini etkilediğini belirtti...

Ekleme: 14 Temmuz 2017 Cuma 21:35/ Güncelleme: 14 Temmuz 2017 Cuma 21:35
ANKARA-Ankara Kentiçi Özel Halk Otobüsçüleri Esnaf Odası Başkanı Ercan Soydaş, ücretsiz binişlerde esnaf açısından ciddi sıkıntılarının doğduğunu, kendi imkanları ile hizmet verirken de psikolojik sorunlar yaşadıklarını açıkladı. Soydaş, şöyle konuştu; “Biz kendi imkanlarıyla otobüslerini yürütmeye çalışan bir esnaf grubuyuz. Araçların yenilenmesi olsun, bakımı ve onarımı olsun her türlü giderini kendi bütçelesinden karşılayan bir hizmetliyiz. Ticari amaçla yapılan bir iş olduğu için de belediye otobüsleri ile kıyaslanmada biraz daha dikkat edilmesi gereken bir odayız. Çünkü, belediye otobüsleri gün boyu araç hiç yolcu taşımamış ol- sa bile, tüm personel düzenli olarak maaşını alır. İşini, gücünü ra- hat yürütebilir ama bu otobüsler, bizim arabalarımız para kazanamadığı zaman yürütemezsiniz. Çalıştırmak için maaşını ödeyemediğinizden personel bulamazsınız. Bizim serzenişimiz devlet- ten sübvansiyon alabilmek.
Türkiye’de hiçbir özel sektöre ücretsiz hizmet verdirilmez, verdirilmiyor daha doğrusu. Kuruluşundan beri bu halk otobüslerinin statüsünde böyle aksaklık var. Ücretsiz taşıma, Türkiye genelinde bütün halk otobüslerinin sorunu ve çok çeşitli kartlar var. Sayı o kadar çok ki; ücretsiz taşı- ma inanılmaz arttı. Halk otobüslerinde çalışan personellerin psikolojisini de düşünmek lazım.
Durağa duruyorsunuz 20 kişi var, 18 kişi ‘Ücretsiz Kart’ gösteriyor. Haliyle akşam olduğunda bir hesap ortaya çıkıyor ki, felaket. Yakıt alacaksınız, personel maaşını ayarlayacaksınız, farklı giderleri karşılayacaksınız.
Nerdeee!..
Bu etkenler ücretsiz taşıdığımız yolculara olumsuz davranacağımız, hakaret edeceğimiz, kö- tü davranacağımız anlamına gelmesin. Biz, bunun tedbirlerini za- ten alıyoruz ama kanunlarla düzenlenirken, tedbirlerin alınması lazım. O insanlar araçlara binerken, ‘Devlet bu hakkı verdi, ben bu otobüse binerim’ diyor. işleticilerde; ‘Kardeşim tamam da ben bu çarkı nasıl çevireceğim?’ diye, kendi kendine konuşuyor. Esnafımızda kredi borcu olmayan hiç kimse yok ki. 3-4 yılda bir araç yeniliyor. Allah’tan Ankara Büyükşehir Belediyesi, bu konuda ciddi destek veriyor, kolaylık sağlıyor. Araç yenileme- de teşvik var. Her ay düzenli ödediğimiz durak katılımları, araç 3 yaşından küçükse %50 eksik alınıyor. Esnafa karşıda biraz anlayışlı olmak gerektiğini düşünü- yorum. Çünkü, inanın ücretsiz taşıma hiçbir yerde yok.
Bazı gazeteler ‘65 yaş üstü yaşlımıza hakaret etti’ diye, bizi eleştiriyorlar. Kabul ediyorum. Böyle bir şey olmaz, olmamalı da. O zaman şöyle bir kampanya yapalım; bugün özellikle bu konuya duyarlı davranan gazetelerimiz, Türkiye genelinde 65 yaş üstü yaşlılarımıza her gün bedava gazete versinler. Bu konuda eleştiri yapanlar, kendi ticaretlerinden bir fedakarlık yapsınlar. Bu insanlara bir kolaylık yapsınlar. Mesela, bedava sinema, tiyatro bileti versinler.
İşte, bunu kıyaslayamıyoruz.
Biz şehit ve gazi ailelerimiz yakınları bizim başımızın tacı ki, en çok onlarla ilgili sosyal proje- ye katılan esnaf grubuyuz. Bazen yanlış anlamadan kaynaklanan birşey oluyor, o kadar hakaretler işitiyoruz. Bir şekilde onu tolere etmeye gayret ediyoruz. Kamera kayıtlarını inceliyoruz, personel kusurluysa zaten, hiç affı yok di- rek işten men ediyoruz ama bir önyargıyı kıramıyoruz. Ön yargıyı kıramadığımız için de insanlar direk hakaret ediyor.
Şehit ve gazi yakınlarını biz 1981’den beri ücretsiz taşıyoruz. Bir tane sıkıntılı personel çıkıyor, zaten bize iletildiğinde hemen uzaklaştırıyoruz, işten men ediyoruz. Bizim kadar etkin şikayete anında cevap veren gereğini ya- pan ben özel sektörde bir kurum olduğunu zannetmiyorum.
Bizim sosyal medya hesaplarımız çok aktiftir. Kendimiz, EGM’ne ‘Şu personel, şu gerekçeyle işten men edilmiştir’ diye resmi yazı göndeririz. Hatta, ‘Hiçbir halk otobüsünde çalıştırılmasın’ diye de ekleriz. Bi- zim yazışmalarımızda bunlar gibi birçok örnek mevcuttur. Vatandaşı memnun edecek her türlü tedbiri almaya gayret ediyoruz.
Ankara’da toplam 899 tane özel halk otobüsü var. Ankara Bü- yükşehir Belediye Başkanı Sayın Melih Bey’in talimatıyla bir toplantı yaptık. EGO Genel Müdürümüz’ün de koordine ettiği bir toplantıydı. Bütün dertlerini not aldık, raporlaştırdık. Belediye kanadında işleri çözdüğünüz zaman esnafında sorunu çözüldükçe da- ha mutlu bir ortam olacak. Daha keyifli çalışacak, kafasındaki soru işaretleri kalkmış olacak. Bu konuda, EGO Genel Müdürümüz, bürokratlar çok hassas davranıyorlar. Bu sorunumuzu çözer sek, Ankara’da şikayetleri daha aza indireceğimizi düşünüyorum.
Kurallı çalışma konusuna ge- lirsek, ticari araçlar içerisinde en çok denetlenen, konuyu en yakından takip eden, kendi denetim ekiplerini oluşturmuş bir odayız. Başka ticari araçlarda böyle sıkı bir denetim yoktu. Uydu takipten denetim görevlileri ve zabıta farklı unsurlar denetleniyoruz ama beni üzen tarafı son dönemde şikayet istatistiklerimizi çok düşür müştük. Ücretsiz taşımadan çok şikayet almaya başladık ve ücretsiz taşıdığımız yolculardan şikayet alıyoruz. İş farklı boyutlara gelmiş artık. Bize karşı bu kini hak ettiğimizi düşünmüyorum. 
Az önce örneklerini verdim, bizim bu işi ticari yaptığımızı artık insanların kavraması lazım. Adı, o yüzden; ‘Özel Halk Otobüsü’. Her birinin kişisel sahipleri var, kiminin 5 ortağı, kiminin 2 ortağı, kiminin 7 ortağı var. Bu işten herkes geçimini sağlamaya çalışıyor. Binen yolcularımız veya bu işi takip eden sosyal medyada çok kolay hakaret eden insanların, bu işin ticari yapıldığını artık anlaması lazım. Nasıl minibüsler, taksiler, servis araçları ticariyse bu araçlarda ticari araçlar.
Farklı bir yönden değerlendirmek gibi bir niyetim asla yok ama örneğin belediye otobüs şoförünün avantajı nedir?
Bu araç günlük seferini tamamlar, o aylık alacağı maaşını bilir, sosyal haklarını bilir.
Bizim personelimizin öyle bir şansı yok. Çünkü, ben kazanamazsam ona maaş ödeyemem. Çok kolay eleştiren bir toplumuz. Eleştirmediğimiz hiçbir iş kolu yok. Kimse kendini sorgulamıyor; ‘Acaba ben ne kadar düzgün yaşıyorum, bu insanlara neden böyle davranıyorum?’ diye. Görüldüğü gibi, bu konuyu hep birlikte çözmemiz gerekiyor. 
Biz de insanız ve aile geçindiriyor, herkes gibi ailelerimiz için bir mücadele veriyoruz.
Herşeye rağmen, şuna inanıyorum ki, bu durum kısa bir zamanda düzelecek ve herkes daha huzurlu yaşayacak.”