21 MAYIS 2019 SALI

Küresel ekonomiyi trend değişimi zorlayacak!

Küresel otomotiv sektöründe teknoloji ile birlikte ülke yöneticileri ile üretici kararları global krize katkı yapacağını ortaya koyuyor...

Ekleme: 25 Şubat 2019 Pazartesi 01:15/ Güncelleme: 25 Şubat 2019 Pazartesi 01:15
 
ÖNCE ABDli Ford, daha sonra da Japon Honda’nın İngiltere’deki otomobil üretimi fabrikasını kapatma kararı ve Türkiye’deki Civic Sedan modelinin üretimini durduracağını açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Ancak, ortaya çıkan sorun (!) ülke yönetimlerini tedirgin etti; yılda 150 Bin araç üreten Swindon Fabrikası’nda çalışan 3 Bin 500 işçi ile yıllık üretimi 38 Bin adedi bulan Türkiye’deki fabrikada çalışan işçilerin akı- beti belirsizliğe sürüklendi.
2015 yılında patlak veren Volkswagen’in dizel skandalı, başta Çin olmak üzere Avrupa ülkelerinin de dizel otomobillere yüksek vergi getirmesi ve bu araçların şehirlere girişlerinin yasaklanmaya başlaması da üreticilerin gelecek planlarının bir anlamda nasıl şekilleneceğini ortaya koydu. Toyota’nın Corolla modelinde dizel versiyonu nun üretimine son verip, hibrit bir ünite şeklinde karşımıza çık ması “Neler Oluyor?” sorusunu daha da kuvvetlendirdi.
Yıllardan beri öncelikli pazarı ABD, Japonya ve Çin olan Honda ise dizel motora ilk kez kompakt SUV modeli CR-V ’nin bir önceki Civic Sedan’ın da güncel neslinde yer verdi. Fakat, CR-V’deki nesil değişimiyle birlikte dizel motordan vazgeçen Honda’nın, modelde hibrit bir seçenek sunmaya başlaması markanın gelecek vizyonu yansıtan bir gelişme olarak dikkat çekti.
Japon markanın bugün aldığı kararların arkasında yatan sebeplere ise firmanın üst düzey yetkililerinin açıklamalarının satır aralarında bir süredir değiniliyor. Söz konusu isimlerden Honda Avrupa’nın üst düzey yöneticisi David Hodgetts, bir süre önce yaptığı açıklamada dizel motordan 2021 yılında tamamen vazgeçileceğini, 2025 yılında ise Avrupa satışlarının 3’te 2’sinin elektrikli modellerden oluşacağını ifade etmişti. Hodgetts, bununla da kalmadı, üretim modelini tekrar gözden geçirip, robotik ağırlıklı bir sistemle çalışacaklarını belirtti (!)
Honda’nın 2018 yılında küresel satışlarının yüzde 1.1 oranında düşmesi ve yılı 5 Milyon adet seviyesinde kapaması, bu sonuçlara bağlı olarak küresel pazarda en çok satış yapan markalar sıralamasında da 5. sırada yer alması, elektrikli modeller yönelmeyi mi getirdi bilinmez ancak, görünen o ki; “Robot”lar üretimin mihenk taşı olacak.
Ford’a gelince; son bir yıldır hem yönetim, hem de tekno lojik kabuk değişimi konusunda yaptığı açıklamalara bağ lı aldığı kararlar bir açıdan işçi istihdam şartlarını daha zorlayacak gibi görülüyor.
Avrupa Otomotiv Üreticileri Birliği, bu iki firmanın Avrupa’nın en çok satılan 25 modeli arasında kendine yer bulamadığını açıklamasıyla aslında durumun ne kadar vahim olduğunu bir kez daha ortaya kondu. Ayrıca, Avrupalı üreticilerin gerek kendi ülkelerinde, gerekse dış ülkelerdeki teknolojik üretimlerinde insan kullanımına dönük kararları da sektörün önümüzdeki dönemde daha da zorlanacağını gösteriyor.
Ya kendi ülkelerinde robotik fabrikalar kuracaklar ve diğer ülkelerdeki yatırımlarını geri çekecekler, ya da teknolojik değişimlerini biraz daha yumuşak bir süreçten geçmesi için bir kez daha gözden geçirecekler.
Görülen o ki, her şartta; “İnsan işçi düzeni, (otomasyon adı altında) robotik işçi düzenine doğru ilerliyor...”