14 KASIM 2018 ÇARŞAMBA

IoT veri güvenliği sağlanamayacak!

Teknoloji ile birlikte ortaya çıkan güven sorunu her uygulamada farklı bir yüzünü gösteriyor. IoT cihazlarındaki veri güvenliğinin güvensizliği tartışılır bir hale geldi...

Ekleme: 29 Ekim 2018 Pazartesi 21:05/ Güncelleme: 29 Ekim 2018 Pazartesi 21:05
HER şeyin son derece hızlı gelişip dönüştüğü dijital çağda, kişisel yaşamlar ile operasyonel faaliyetlerin bu döngüye saniyelik zaman dilimi içinde ayak uydurması kaçınılmaz oluyor. Bilişim teknolojileri ile birlikte ortaya çıkan çözümler, hayatı kolaylaştıran ya da hızlandıran, hat- ta yapay zeka ile kullanıcıların adı- na kararlar vererek onlara asistanlık yapan uygulamaları kullanırken, gü- venliğe önem veren üreticiler seçmeye ve kullanıcı erişimini güvenli kılan uygulamalardan destek alma- ya davet ediyor. Kullanıcılar için en uygun havayolu biletlerini bulabilen, aktarma ve bekleme sürelerini hesaplayabilen, rezervasyon yapabilen, banka hesap bakiyelerini kon- trol ve teyit eden, gidilecek lokasyondaki hava durumu konusunda bilgiyi paylaşabilen, kullanılan ilaçların alınabilmesi için zaman aralıklarını hatırlatabilen, yapılacak satın alımlarda kredi limitlerinin yeterliliği konusunda bilgi veren, sorulan soruları anında yanıtlayabilen ve hatta kullanıcıların yerine düşünebilen IoT cihazların kullanımı giderek artıyor. Sadece kullanımın değil, gündelik hayat ihtiyaçları düşünülerek bu cihazlara eklenen yapay zeka temelli fonksiyonların da artık sınır tanımadığını belirten Komtera Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Ziya Gökalp; “Bir akıllı cihaz, sa- tın alınması planlanan bir otomobilin güvenlik testlerinden aldığı puanı, aynı araca sahip dünyada ki tüm kullanıcıların olumlu veya olumsuz görüşlerini, aracın arıza çıkarma oranını, yedek parça ve servis ücretlerinin efektifliğini, önümüzdeki 3 yıllık zaman dilimi içerisindeki tahmini değer kaybını, farklı markaya ait benzer araçlarla kıyaslanarak yapılan fonksiyonel karşılaştırmaları, ve- ri tabanlarını ve tüketici görüş platformlarını kullanıcıların tek tek araştırmasına gerek kalmaksızın onlara sunabiliyor. Yıllık akaryakıt fiyat artışlarını, bulunulan ülkedeki enflasyon oranlarını baz alarak analiz ederek ya- kıt tüketimi ve verimliliği konusundaki sonucu söyleyebiliyor.
 
IoT SİNİR SİSTEMİ
Başka bir örnek olarak, günlük antrenmanını aksatan kullanıcılara yakmaları gereken kalori miktarı IoT cihazlar tarafından hatırlatılıyor ve bunun için kaç kilometre daha yürüyüş yapılma- sı gerektiği de belirtiliyor. Bu cihazlar, dışarıda 10 dakika içinde başlayacak yağmuru hava durumu sorulmadan bile göz önün- de bulundurarak açık alan yerine evde kalıp yürüyüş bandının tercih edilmesi gerektiğini bile haber veriyor. Komtera Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Ziya Gökalp, bu açılardan bakıldığında günlük hayatta kullanılan IoT cihazların ilerleyen zamanlarda adeta evlerin merkezi sinir sistemini oluşturacağının açık olarak görülebile- ceğini belirtiyor” diyor.
Gökalp’e göre, üreticilerin tüketiciler ile yeni, güvenilir ve sadık bir ilişkiyi IoT cihazlar üzerinden kurması da yakın gelecek ile ilgili beklentiler arasında yer alıyor.
Bu bağ- lamda, üreticiler evlerde kullanılan IoT cihazlar ekosisteminde yer alabilecek, onlarla ko- layca entegre olabilecek ürünler ve çözümler geliştirmek üzere yatırım ve Ar-Ge çalışmalarına şimdiden başlamış durumda bulunuyor.
Berg Insight tarafından yapılan bir analize göre; 2021 yılında sade- ce Kuzey Amerika’da 73 Milyon akıllı konutun olması ve bunların hemen hepsinde bahsedilen IoT cihazların kullanılması bekleniyor. Aynı kıtada yapılan benzer bir çalışma raporuna göre; 2016 yılında 21.8 Milyon’dan fazla akıllı ev bulunuyordu. IDC verileri; 2025 yılın- da dünyada 80 Milyar cihazın internete bağlı olacağını öngörüyor. Bu veriler ışığında, dünyadaki toplam kullanım öngörülerek, geleceğin teknolojisinin ne kadar hızlı yaygınlaştığı tahmin edilebiliyor.
Bu aşamada, düşünülmesi gereken en önemli soru gündeme geliyor: “Soruları yanıtlayan, kişile- rin adına karar veren, hesapları yöneten ve denetleyen, hareketle- ri denetleyen, erişimleri gözetleyen, sorgulamaları baz alarak haklarında bilgi toplayan ve davranışları analiz eden bu sistemlerin kullanıcılar hakkında edindi- ği bilgiler güvende mi, ya da bu sistemlerin yönetimi gerçekten tamamen kullanıcıların kontrolünün altında mı gerçekleşiyor? Üreticiler, kişisel bilgilerini kayıt altında tutmasını, sınıflandırmasını, üçüncü şahıslar ile ticari ve- ya ticari olmayan nedenler ile pay- laşmasını ne derecede başarabilecek? Üreticiler, bu bilgilerin gizliliğini ve bütünlüğünü sağlaması konusunda attığı adımlar ile kullandıkları güvenlik teknolojilerinden nasıl emin olabilecekler?”