10 ARALIK 2018 PAZARTESİ

Teknoloji geleceği baştan şekillendiriyor

İleri teknolojiye dayalı gelişimdeki ana nokta; insan odaklı olması, ek fayda sağlaması. Ancak, bu fayda, teknolojik bağımlılıkla insanı izole ediyorsa buna çok dikkat edilmeli...

Ekleme: 23 Temmuz 2018 Pazartesi 01:47/ Güncelleme: 23 Temmuz 2018 Pazartesi 01:47

Dünya’da yaşanan değişim ile ileri teknolojiye   dayalı oluşturulan yeni kuralların getirisinde insan yaşamının kolaylaştırdığı görülse de teknolojinin kendi kuralları ile bağımlılık şüpheleri bir hayli fazla. “İnsan aklını ikinci plana düşüren sinyaller çoğaldı” diyen, İleri Teknoloji Uzmanı Ahmet Köylüoğlu ile yaptığımız ilginizi çekeceğine inandığımız söyleşimizi sunuyoruz...

KTT: Alıştığımızın dışında, yeni dünya ve ilişkilerde ileri teknolojiye dayalı olmayı savunanlar bir hayli göze çarpıyor. Sizce bu anlayışın yay gınlaşması hakkında, gelişmeleri de düşünerek neler söyleyebilirsiniz?

KÖYLÜOĞLU: İleri teknoloji ile üretimde yapısal değişime imza atan yeni dünya anlayışı, geleceğini entegre bir anlayışla yeni baştan tasarlıyor.  Ekonomiden sosyal yaşama uluslararası ilişkilerde üst entegre yapılanmasında güvenliğin bütün kaynakların kullanımında “Çevreci, doğal yaşama uygun” yapılandırıcı yeni anlayışıyla, eski talan- cı ferdi yaklaşımı da reddedip, ortak faydada sosyal yaşam sunacak biçimde bunu yapıyor.
 
KTT: Bu denli hızlı değişime, topyekun “Evet” denilmesi sizce ilginç mi? Buna “Evet” diyenler yoksa yaratılmasına neden oldukları eski dünyanın vebalinden kurtulmak için mi böyle davranıyor? Ya da küresel anlayış mı değişti de böyle oldu?
KÖYLÜOĞLU: Bu yaklaşım, geçmişten günümüze yapılanmalarda ortaya çıkan ve doğal çevrenin korunması adına, bü- tün kötü sonuçlarına karşı paradigma değişimini gerektiriyor. Ardından da küresel ısınmayı önleyecek, çevreyi koruma ile insan yaşamını kolaylaştıracak sonuçlar doğurtarak, yapılmak istenen bu değişim yolculuğu, birbiriyle, ağ üzeri güvenliği sağ lanmış, kontrollü ortak hareketliliği içeren, çerçevesi ortak, evrensel yapıyı işaret ediyor.
Günah çıkarmaktan çok ken dine dokunuşunu geciktirme pe şinde. Kurulmak istenen bu yeni yapıda üretim ilişkileri ileri teknolojiye dayalı teknoloji kontrolünde yeni bir üretim anlayışını getiriyor. Bunu geçmişten gelen ve müzminleşmiş dünya sorunlarına da kalıcı çözümler üretir biçimde tasarlanıyor gibi.
Eski teknolojiye dayalı üretim ve getirdiği anlayış, kaynakların kontrollü kullanımını gerek tiriyor. Ortak aklı öne çıkaran yol, bu ara, etkinlikte üst sıralamaları değiştirip mevcut denge- leri sarsması da ihtimal dahili...
 
KTT: Sanki yeni gidişattan memnun olmadığını düşündüren ifadeleriniz var. Gelişi- me karşı olduğunuzu mu giz liyorsunuz? Nedir sizi bu ka dar herkesi mutlu eden teknolojik gelişmeler yaşanırken çelişkiye düşüren?
KÖYLÜOĞLU: Bugün, ülkelerde görülen, gelişmişlerin sunduğu ileri teknolojilerin hızlı kul- lanım furyası, toplu taşımada be- lediyeler üzerinden gerçekleştirilerek, “Uygula sonucunu gör. Ona göre de düzenle” anlayışını öne çıkıyor.
Hızla yenilenip gelişen teknoloji, kendi mantığında insanı ikinci plana alarak, gerçeğine uyma koşullu, yaşamını kolaylaştırıcılığı hem insanlığı hem de yönetimlerini zora sokabilir kuşkusunu bana duyuruyor. Yasal düzenleme eksikliği hala ciddi sorunken kaygılıyım elbette. 
Yeni nesil gelişmeler bir ya- na, ulaşımda internet üzeri, otonom sürüşler, alternatif enerji kaynaklarıyla, çevreci ulaşım sis teminin yapay zekaya varan gelişmeleri, yaşamımızı kolaylaştırıcı anlayışla ele alınması ger- çekten birinci öncelik mi sayılmalı? Yoksa, daha düzenli sıfır toleranslı yapay zekaya dayalı bir mekanizma kurulup nesneler arası iletişim verileri ile bunların tümünün de kontrolünü yapma- sı sağlanarak, kolaylaştırıcılığın idamesi teknolojinin üreteceği yapay zekaya mı bırakılmalı?
 
KTT: “Teknolojiye dayalı bir düzen oluşturulursa belki de bizim jenerasyon en son aklını kullanan insanı temsil edecek” diyen, Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Dekanı’nın dediği gibiyse durum, bizim ne yapmamız gerekiyor?
KÖYLÜOĞLU: Teknoloji ken di bilimsel gerçeğinde ilerlemesiyle yapabileceklerini ortaya koydu. İlk verilerini kullandırmasıyla da insan yaşamını kolaylaştıracağını gösterdi.
Anlayış, değişime yeni pazar ve yeni kazançlar ağırlığıyla bak mak mı, yoksa ortak akılla evrensel gelişimi doğru temellendirip, yaşamımızı doğayla bütün leşik, hükmetmeden uzak, kolaylaştırıcı düzenlemelerle insan olmanın öncülüğünde yol almak mı? Trafikte can ve mal kaybının önlenmesi bence bu benimseyişimizde gizli!..
Değişimle ortaya çıkan imkanlar ve toplu taşımanın rol mo del olarak gelişimde öne çıkma sı, sözü edilen bu yeni yapılanmada yerleşim yerlerindeki hareketliliğin, toplu taşıma ağırlıklı ve özel araç kullanımını azaltarak, trafiği katlanabilir makul düzeye indirgeyeceği ve trafik kazalarını önleyeceği kamuda öne çıkarken, teknoloji, bu araç çeşitliliğini arttırarak üretimi de gözetecek bir düzenlemeden yana duruşuna kimse dikkat etmiyor.
Gerçi bu gelişimin bize düşen bedeli de olabilir ama yine de dikkat edilmeli. Çünkü, üretim ilişkilerinde alan açılıyor.
 
KTT: Bu gelişmelerle ülkemizdeki toplu taşıma sistemi ve uygulamalara nasıl bakılmalı konusunu en iyisi kolay anlaşılır ifadeyle sorup, ardından kamu adına sahada yer alanlar bu noktada ne yapmalı desek?
KÖYLÜOĞLU: Ülkemizde toplu taşıma anlayışında noktadan noktaya taşımanın önde olması, metrobüs gibi bazı tahsisli yollar ve en önemlisi, yolcunun ana artere çekilerek seyahate zorlanması, hızlı erişim sağlar savlarını geçerli kılıyor.
İETT’nin bu anlayışla söylediği söz, işin bu yanını bilinmediğinden kıyamet kopmasına neden oldu. Söylenenlere karşı çıkanlar, taşıma önceliği kavramına yabancılar. Araç alternatiflerinin çoğaltılması ileri planla- ma gerektirdiğinden şu an yapılamıyor ama üretici ve üretim çeşitliliği açısından olumlu. Bütünsellikle ve topyekûn ihtiyacın her alanda, koşullarıyla karşılama gerekliliği var.
Kısacası, alternatif araç çeşitleriyle sistem ve ihtiyaç planını çeşitlilikle yapabilmek için İETT, bence özel halk otobüs işletmeciliği kavramını yeniden değerlendirmeli.
Tek sözle bitirirsek, ortak ak la dayalı bir toplu taşıma sisteminin yasal üst çerçevesi ve işleyişini özel halk otobüs işletme ciliğinin yapacağı bir düzen için de kurulmalı.

 

Bir ekleme yaparak da bitireyim; bunu kimsenin beğenmediği, ölü haliyle bile rüştünü hükümet katında dahi ispat etmiş TÖHOB, Özel Halk Otobüsü İşletmecileri’ne yeni sistem projesi geliştirerek kamuya sunula- cak olgunlukta yapabilecek tek STK’dır. Boşu boşuna TŞOF komisyonlarında ya da başka yerlerde kimse medet aramasın. Çünkü, beyhude çaba diyorum.