18 TEMMUZ 2019 PERŞEMBE

RS sektörü katma değere odaklandı

Raylı sistemlerde yerliliğe odaklanan Türkiye, katma değeri artırmak için teknolojiyi geliştirmeye yönelik adımlar atıyor...

Ekleme: 11 Mayıs 2019 Cumartesi 02:02/ Güncelleme: 11 Mayıs 2019 Cumartesi 02:02
TÜRKİYE, 2017 yılında Başbakan lık tarafından yayımlanan raylı araç sistemlerinde en az yüzde 51 yerli ürün kullanılmasına yönelik genel- ge ile raylı sistemlerde yerli katkıyı zorunlu hale getirdi. Bugün itibarı ile gerek kamu gerekse belediye iha- lelerinde yerli katkı şartı zorunlu ola- rak uygulanıyor. Bu kapsamda özellikle yerli firmalar hem teknolojisini geliştiriyor hem de ihracatını artırıyor. Devlet politikası haline gelen demiryolları sektöründe; yurtiçindeki altyapıyı geliştirmek, pazardan pay almak ve potansiyeli değerlendirmek isteyen yerli firmalar, son dönemde global pazarda öne çıkan firmalar ile iş birliğini de artırıyor. Teşviklerle desteklenen sektörde ulusal ölçekteki yatırımların yanı sı- ra belediyelerin metro ve tramvay yatırımlarıyla kent içi ulaşımda raylı sistemleri daha fazla kullanmaya başladığı görülüyor. 
Yolcu ve yük taşımada ağırlıklı olarak karayolunu kullanan Türki- ye, son yıllarda raylı sistemlerdeki potansiyeliyle global raylı sistem üreticilerinin ilgisini çekiyor. Bu noktada Türkiye’nin hem araç üreten ana sanayiler, hem de bu işle uğraşan altyapı müteahhitleri için ve- rimli bir pazar olduğuna işaret eden Raylı Ulaştırma Sistemleri ve Sanayicileri Derneği’ne (RAYDER) gö- re, yurt genelinde birçok kentte raylı sistem yatırım planlamaları başlatıldı. Artık kendi tramvayını ve metrosunu üreten, milli trenini ve hatta hızlı trenini üretme çabasına giren Türkiye’de yan sanayi de gelişiyor. Yan sanayinin gelişmesi, sektörün katma değer ile ekonomiye katkısını artırıyor. 12 Bin km.’lik hızlı tren hattı projesi, yolcu ve yük taşımacılığı açısından önem taşıyan ulusal demiryolu ağı projesi, 350 bin ve üzeri nüfusa sahip şehirler için planlanan tramvay, hafif raylı ve metro sistemleri, hat otomasyonu ve sinyalizasyon çalışmalarıyla pazar büyüyecek. Kentiçi raylı sistem işlet- meciliği Türkiye’de henüz 11 kentte yapılırken, 17 il için de raylı sistem yatırımları onaylandı. Bu doğrultu- da başlayan projeler devam ediyor.
Türkiye’nin toplam 12 bin 466 kilometre demiryolu ağı bulunuyor. 2023 yılı hedefleri doğrultusunda, 10 Bin km.’lik yüksek hızlı tren, 4 Bin km. yeni konvansiyonel tren hattı, elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmaları büyük bir hızla sürüyor. 2023 yılında hızlı tren hatları ile birlikte toplam 25 bin km., 2035 yılında 30 bin km. demiryolu hattı hedeflerine ulaşılması amaçlanıyor.
Tamamlanması hedeflenen kentiçi raylı sistem hat uzunluğunun 2019 yılına kadar 441, 2023 yılına kadar da 740 km.’ye ulaşması planlanıyor. Türkiye’de kentiçi raylı sistemler toplam hat uzunluğu 2023’e kadar bin 200 km.’ye ulaşması hedefleniyor. Tüm bu hedefler ve plan lar doğrultusunda, 2023 yılında demiryolu taşımacılık payının; yolcu da yüzde 10, yükte ise yüzde 15’e çıkarılması hedefleniyor. Türkiye- ’de, 2035 yılında bu oranların yolcu taşımacılığında yüzde 15, yük taşımacılığında ise yüzde 20’ye çıkarılması planlanıyor.
Türkiye’de raylı sistem yatırımlarında yoğunluklu olarak büyükşehirler dikkat çekiyor. Bu kentlerde özellikle toplu taşımada raylı sistem araçları ön plana çıkıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2019 yılına kadar raylı sistem ağını 450 km.’ye çıkarmayı hedefliyor. Söz konusu hedef için belirlenen yatırım tutarı da 35 milyar lirayı buluyor. Kentte uzun vadede raylı sistem hattının bin kilometreye ulaştırılması hedefleniyor. İzmir de hızla raylı sistem ağını genişleten kentlerden biri. İz- ban ve İzmir metro hatları ile toplu ulaşım yolculuğunun yüzde 35’i raylı sistem ile yapılıyor.
Kentte yılda ortalama 200 milyon kişi raylı sistemleri kullanırken, 500 milyon kişinin raylı sistemler ile taşınması hedefleniyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi de yerli üretim tramvay ve LRV yatırımları ile kentte raylı sistemler ile taşımacılığı artırmak istiyor. Diğer büyükşehir belediyelerinde de yatırımların ivme kazandığı görülüyor.
İhracatta ise uzmanlar, uzun vadeli projeler bakımından; Arap yarımadası, Kuzey Afrika, İran, Rusya gibi ülkelerin Türkiye açısından öne çıkan pazarlar arasında yer alacağını ifade ediyor. Yeni sistemler kadar hat, otomasyon ve araç yenileme pazarının giderek büyüdüğüne işaret eden sektör temsilcileri, bu pazarın yabancı üreticilerin dikkatini çektiği ve kayda değer rekabet alanlarının oluştuğu tespitini yapıyor. Yabancı firmalar, Türkiye pazarında bu alandaki etkinliğini artırmak için yerli firmalarla iş birliğine yöneliyor. Küresel raylı sistemler pazarı 2009-2011 yılları arasında 146 Milyar Euro iken, 2011-2013 yılları ara sında 150 Milyar, 2013-2015 yılları arasında 160 Milyar, 2017-2019 yılları arasında 176 Milyar Euro’ya ulaştı. 2019-2021 yılları arasında ise 185 Milyar Euro olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Gelecek 10 yıl içinde raylı sistemler pazarının her yıl ortalama yüzde 2.6 oranında yıllık büyüme göstereceği bekleniyor. 
Küresel demiryolu pazarında büyüklük bakımından sırasıyla hizmet, altyapı, yük vagonları, sinyalizasyon, bölgesel tren, kentiçi ve ana hat raylı ulaşım sistemleri yer alıyor. Sektörde en fazla yatırım ve ihracat yapanlar Çin, Almanya ve ABD. Yapılan araştırmalarda, 2015-2017 yılları arasında pazar artışının yeni yükselen bölgeleri arasında Latin Amerika, Ortadoğu ve Afrika bulunuyor. Yolcu vagonları pazarında AB ve Asya en büyük pazar paylarına sahipken, hafif raylı sistemler alanında AB ülkeleri ilk sırada yer alıyor. Türkiye’de raylı sistemlerde 2009-2016 yılları arasında ihracat ithalat oranı ortalama 1/5 iken, bu oran 2017 ve 2018 yıllarında yerli ve milli markaların üretilmesiyle tersine ivme kazandı.
Öte yandan, yerli üretimi teşvik etmek amacıyla kamu ihalelerinde getirilen en az yüzde 51 yerlilik şar- tı, global pazarda büyük ölçekli şirketlerin dikkatini çekiyor.