24 HAZİRAN 2018 PAZAR

"Eleştiri bile insaflı olmalı"

Ankara Esnaf Odası Başkanı Soydaş, bir taraftan ortak ilkelere sahip bir hizmet vermenin önemine değinirken, bir taraftan da birbirlerinin değerlerine saygı göstermenin, TÖHOB’a da bu gözle bakmanın doğruluğunu belirtiyor...

Ekleme: 7 Ocak 2016 Perşembe 14:15/ Güncelleme: 7 Ocak 2016 Perşembe 14:15

KTT: Sayın Soydaş, Ankara Özel Halk otobüsçüleri Esnaf Odası Başkanı olarak, 65 yaş basın açıklaması öncesi TŞOF Merkezi’nde yapılan toplantıda sert bir açıklama yapmış ve hatırlatmalarda bulunmuştunuz. Esnafın bir çoğu sizi karşı görüşte bir başkan olarak yorumladı. Aslında, söylemek istediğiniz neydi? 

SOYDAŞ: Ben, o toplantıda sadece, belediye ve devlet tarafından nasıl anlaşılacağımızı ortaya koymaya çalıştım. Yetki konusunu ele alarak, statümüzü ortaya koymaya çalıştım.

Toplu taşımacı kimdir?

Toplu taşımacı; yapılandırılmasının bir gereği olarak, istediğini yapabilme salahiyetine sahip olmayan işletmecidir. Hele, özel halk otobüsçüsü, daha dar alanda hizmet gördürülen özel kesimi temsil eder. Bu yüzden hiç bir özel halk otobüs işletmecisi istediği gibi davranamaz. Bunu özellikle yöneticilerin hatırlamaları gerekiyor. Bu neden böyle, böyle çünkü istediğini yapabilme ancak, özerk davranma salahiyetine sahip olmakla mümkündür. Çağımızda hele hele global yapılanma çağında böyle bir şey elbette ki mümkün değildir. Neden mümkün değil, çünkü belediyelerin denetim ve yürütümlerinde olan özel taşımacıyız. Özel halk otobüs işletmecileriyiz. Bizim iş-görev tanımlarımız, belediyelerin hazırladıkları çalışma yönergeleriyle belirlenmiştir. Yükümlülüklerimizin belirlendiği yönergeyle çalışıp, kamu görevi yapıyoruz. Karşılığını belediyelerin siyasete uyarlı belirlediği taşıma tarifesiyle alan esnafız. 

 

KTT: Bazen tepki hızlı anlaşılmanın da ifadesi değil midir? Yani, en doğru olan, uyaroğlu olmak mıdır?

SOYDAŞ: Elbette değil. Burada var olan yapının hukuki boyutuna ve  bunun bize yanlış davranarak yapılacak bir hak arayışında sıkıntımızı daha da  arttıracağını ifade ediyorum. Yoksa dediğiniz davranış asla sonuç verecek, gelişime açık olmaya yarayacak bir davranış elbette olamaz. Bu yüzden gerçekçi olmamız gerekiyor. Ne yazık ki, özel halk otobüsçülerinin en zayıf noktası burasıdır. Bunu neden söyledim? 

Şundan söyledim, birçok yönetici, gelişimin dinamiğinden habersiz gibi seyircisini hoş tutma adına tribününe oynuyor. Son örneği; 65 yaş ve üzeri ücretsiz taşınmasına dönük tepkilerde gördük. Bazı illerin oda, şirket veya kooperatif başkanları, biraz da can havliyle, “Taşımayız, taşımayacağız” diye, ayak direyecekleri yolunda beyanlarda bulunmuşlardı.

Bazıları da bunu denemişti.

Ne oldu?

Hemen belediyeler cezalar yağdırdı. Medya ayaklandı. Belediyeler alternatif alımlarla taşıma filoları oluşturmalarına zemin hazırlanması ötesi işe yaramadı?  Burada da kendi içimizde ilginç çıkışlar yaşandı. Neredeyse birbirimize kararlılık konulu sahne alarak coşturan nutuklar atıldı.

Bu nedenle ben; “Kral çıplak” demek zorunda kaldım. Bu gerekiyor.    

 

KTT: Madem kendinize dönük bakışı ortaya koyuyorsunuz, devam edelim. Peki, özel taşımacı kendisini nasıl ifade etmeli? Mevcut sistemde yer alan özel taşımacılar, yeni sisteme nasıl uymalı ne yapmalı?

SOYDAŞ: Önce ortak ilkelere dayalı sektör olmanın gereklerine uygun davranmamız, iletişimi önemsememiz şart. Birbirimize güvenerek, tek çatıya dönük bir ortak akılla davranmamız lazım. iş-görev tanımlarını yaparak, sektörel bilinci arttıran eğitimlerle geleceğin sisteminde özel sektör uygulamacı olmamız gerekiyor.

 Statümüzün devlet katında daha oturaklı olması için bu şart. Devlet, muhatabını tek başlı olursa kabul eder. Bizdeki dağınıklık giderilmeli. Öğreniyoruz. Ama yavaş ve hala baskın bireysel yaklaşımlarımız önde. Mesela; anlamadığım şeylerden biri, neden kalabalık guruplarla Ankara’ya geliniyor? Neden TBMM gelişleri böyle, her şehirden gelenlerle doluyor?

Odalara sığmıyoruz.

Kimin ne dediği belli olmuyor. Herkes farklı anlatıyor. Birinin ak dediğine kara bile denilebiliyor! Neden her il, genel sorunları farklı öncelikleriyle dile getiriyor? Oysa, bizim, bir TÖHOB adında STK nitelikli çatı örgütümüz var. Seçtiğimiz işin başına getirdiğimiz yöneticileri var ama peşine takılıyor ve güvensiz davranışlarla, hatta  ayrı ayrı randevularla ortalıkta dolaşıyoruz. Bakıyorum Bakanla görüşürken, bir başka şirket gidip genel müdürle aynı konuya çözüm arıyor.

İller kendi esnafına dönük davranmamalı. İl sorunları ayrı geneli ilgilendiren sorunlar ayrı. Bir yasal tanım sorunu var evet ama onun ötesinde genel bir üst yapının oluşması ve çerçevenin belirlenerek ona göre de davranılması da gerekiyor.

 

KTT: Özel halk otobüsçülerinin yapılandırılmasından söz ederken, aslında sistemdeki gelişmede kamunun özel taşımacıyı aynı kefeye koymadığına mı dikkat çekip, ortak yapılanma mesajı mı veriyorsunuz?

SOYDAŞ: Ben sadece halk otobüsçülerinin altı doldurulmuş, yasayla tanımlanmış statüye kavuşturulmasından, bunun da esnaf önderlerinin ortak talebi olması gerektiğinden söz ediyorum. Gidişatı doğru kavrama zaten, kamu özel işbirliğinin gerekip gerekmediğini bize gösterecektir. Diğer taşıma modlarına bakın, hepsinin yasayla  belli dayandıkları noktaları var ve onlara belediyelerin  bakışları yasal dayanaklarına göre oluyor. Bizim böylesi yasal çerçevemiz olmadığı için sıkıntılıyız. Buna çalışmalıyız. İşte bu noktada hayat bulan TÖHOB önemli. Ben onun önemsenmesi ona güven duyularak, hükümet katında, devlet ilişkilerinde özel halk otobüsçülerini onun temsil etmesi gerektiğine inanıyorum.

Bir kere iller seçtikleri çatı örgütlerine güvenmeli. Çalışma fırsatı vermek için destek vermeli. 

Neticeyi görmek için önce güven duyarak, onu kendi özel çatışmasının malzemesi yapmadan destekleyerek  bunu yapmalıdır. 

Bir kere geneli eleştirenlerin kendi lokal yapılarındaki başarılarına bakmalı.  Kendi illerindeki başarılarını baz alarak ülke geneline yönlenmeliler.  Bana kalırsa, kendi ilinde sorununu, kendi şirket yada işletmesinde sorununu çözemeyenler, ülke sorunlarını çözmeye talip olmamalılar.

İllerde genel ortak sorunlara bakışta dağınıklık var. Tek şansımız TÖHOB’a doğru bakmadıkları sürece gelişimin vazgeçilmezi olmamız mümkün olamaz. Bunu görmeleri için konuştum.

Bakın sorun 65 yaşı taşımak mı yoksa, yasal tanımlaması olmayan taşımacıya ona yeni çalışma yönergesini dikte ettirme yetkisine tek yanlı sahiplik mi asıl çözülmesi gereken sorundur? 

Dünyada kabul gören uygulama, devlet desteğiyle kentiçi toplu taşıma hizmetlerinin verilmesi, yani, sübvanse edilmesi ama bunun için düzenlemeler, yasal ve netleştirilmiş bir özel sektör uygulamasını gerekli kılmış ve bu başka ülkelerde yapılmış. Bizde de yapılması gerekiyor. ama özel taşımacı bunun için kendi içinde ortak akılla kurumsal yapısını da kurması gerekiyor. 

 

KTT: Ankara uygulamasında özel halk otobüsçüleri hala elektronik bilet uygulamasına geçmedi. Oysa, EGO bu uygulamayı başlattı. Neden siz hala bu sisteme dahil olmadınız? Belediye Oda ilişkisi ve halk otobüsçülerinin durumu nedir? Sayın Gökçek, duyduğum kadarı, gelir desteğinin bir iki ilave destekle esnafın sıkıntıdan kurtarılabileceğini, “Esnaf da buna dönük strateji belirlemeli” demesi ilginçti?

SOYDAŞ: Evet. Sayın Başkan, gelir desteğinin doğru olduğu görüşünde. Ek yapılması gereken mesela pik saatleri dışında seyahat esasıyla ek düzeltmeyle sorunun hafifletileceğini söylemesi bundan. Bazı muafiyetler vermesinin de mümkün olabileceğine dikkat çekerek, bizim ona göre strateji belirlememiz gerektiğini söylemesi önemli. Sadece isteyen olmamak, genel yapıyı da gözeterek duruma göre talep eden alternatifini sunarak proje üreten olmak gerektiğini belirtmişlerdir. Elektronik kart sistemine geçmeye gelince, bunu şimdiye kadar net anlaşılır ve ölçülebilir sunmak gerekiyordu. Şimdi buna dönük  eksiklikler çözülüyor. Elbette, biz de elektronik bilet toplama sistemine yanı kart sistemine geçeceğiz.

Buna dönük çalışmalarımız var.

Biz diğer illerde yaşanan sıkıntıları yaşamama adına teferruatlı bir inceleme yapıyoruz.

Gecikme dediğiniz şey bundan.

Sayın Başkan bize destek veriyor. Bu önemli. Son söz, artık üst yapı esasları olan, çatı örgütüyle devletle görüşen, il bazlı sorunları kendisi çözen ama ortak aklı kullanan özel taşımacı olmalı, devlet ile bu çerçevede görüşmeli ilişki kurmalıyız.