11 TEMMUZ 2020 CUMARTESİ

Toplu taşıma ekonominin önemli hızlandırıcısıdır

UITP Kamu Taşımacılığı Genel Sekreteri Mohamed Mezghani; “Covid-19 pandemisine bağlı olarak, özel araç kullanımının artması ile halk sağlığı, güvenliği, çevre ve ekonomi üzerinde olumsuz etkileri olacaktır” diyor...

Ekleme: 15 Haziran 2020 Pazartesi 15:30/ Güncelleme: 15 Haziran 2020 Pazartesi 15:30

25 yıldır hem toplu taşıma sektörü, hem de kentsel hareketlilik alanlarında çalışan Mohamed Mezghani, UITP’de; “Kentsel hareketlilik politikaları ve seyahat talep yönetimi, Kentsel ulaşımda trendler ve yenilikler, Kurumsal organizasyon ve kamunun düzenleyici çerçevesi, Toplu taşıma paydaşları arasındaki ilişkiler, Kentsel ulaşım enerji verimliliği” konularında uzman olarak görev yapmakta. Dünya’nın çeşitli ülkelerinde danışman olarak bulunan Mohamed Mezghani ile Covid-19 Pandemisi ile birlikte toplu taşıma sektörü ve kentsel hareketlilik konularında bir söyleşi yaptık. Mezghani’nin bu konudaki açıklamaları aşağıdaki gibidir...

 

KTT: Covid-19 Pandemisi dünyayı etkiledi ve toplu taşıma sektörü de bundan etkilendi. Şu anda dünyadaki toplu taşıma sistemlerinin genel durumunu açıklar mısınız? Pandemi süresi toplu taşımacılığınrolünü nasıl etkiledi? Temel güvenlik önlemleri ve zorlukları nelerdir? Bu konudaki görüşünüzü alabilir miyiz?

 

Mohamed Mezghani: Koronavirüs salgını dünyayı birçok yönden etkiledi. Çünkü, bu zor zamanlarda 4 Milyar'dan fazla insan karantina altına alındı. Pandemi ve karantina nedeniyle büyük zarar gören en önemli ve anahtar sektörlerden birisi toplu taşıma sektörüdür. 

Karantina ve insanların özgürce hareket edememesi, bu dönemde daha önce hiç olmadığı kadar azaltılmış bir hareketlilik getirdi. İnsanların hareketi kısıtlandığından, toplu taşıma sektörü bu değişikliklerden çok büyük ölçüde etkilenmiştir. Dünya’daki ulaşım işletmeleri ve idareler artık önemli ölçüde azaltılmış bilet gelirleri ile uğraşmak zorunda -bazı şehirlerde bilet gelirlerindeki azalma yüzde 90'ı geçiyor-. Tahmin edebileceğiniz gibi, bu sektörümüz için büyük bir zorluk ve toplu taşıma hizmetinin devamı için birçok değişiklik, düzenleme ve yeni kural getirilmiştir. Bu zor zamanlarda önemli olan, toplu taşımada hizmeti sürekliliğini korurken, güvenli mesafeyi sağlamak ve yolculuk talebinin azalmasına rağmen yüksek hizmet seviyelerini korumaktır. 

Çalışanlar ve yolcuların güvenliğini sağlamak amacıyla uygulanan tüm tedbirler hakkında toplum ile iletişimin yapılmasının yanı sıra, toplu taşıma, salgın sırasında şehirlerimizdeki işçileri iş yerlerine ve iş yerlerinden ise evlerine taşıyarak hayati önem arz eden bir hizmet sunmaktadır.

Pandemi sırasında çalışanları ve yolcuları korumak ve de virüsün yayılmasını önlemek için bir takım önlemler uygulanmıştır. Virüs yayılımının sınırlandırılması ve bulaşmanın önlenmesi dâhil olmak üzere tüm çalışanların ve yolcuların Covid-19 hakkında en güncel ve en doğru bilgileri almasını sağlamak hayati önem taşımaktadır.

Dünya’nın dört bir yanındaki birçok işletme düşük kapasitede hizmet vermektedir. Sürücü/şoför ile temasa geçmeden otobüse, tramwaya, metroya nasıl binileceği, nasıl ödeme yapılacağı, temizlik ve maske takma ile alakalı önemli konuları kapsayan kurallar getirilmiştir. 

Personele eldiven, maske ve el dezenfektanı ürünleri gibi uygun güvenlik ekipmanlarının sağlanması da önemlidir.

Temel güvenlik önlemleri; toplu taşıma araçlarının, çalışma alanlarının, istasyonların ve kullanıcıların temas ettiği biletleme cihazlarının, tutamakların ve koltukların düzenli olarak derinlemesine temizlemesi ve dezenfekte edilmesidir. 

Sürücülerin ve diğer toplu taşıma çalışanlarının yolcularla etkileşimlerini sınırlamak, ayrıca şirket içindeki meslektaşlar arasındaki fiziksel etkileşimi güvenli mesafe standartlarına uygun olarak tutmak önem arz etmektedir. 

 

KTT: Sektörün mali durumu maalesef çok kötü. Maliyet arttı ve bu şartlar altında toplu taşıma operatörleri nasıl ayakta kalabilir? Ayrıca da, iş sürekliliği ciddi bir tehlike içinde. Sizce, hükümet tarafından desteklenme ihtiyacı var mıdır?

 

Mohamed Mezghani: Salgın sonrası dönemin, geleceğin toplu taşıma yapısını şekillendirirken karar vericilerin desteği hayati önem taşıyacaktır. UITP (Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliği) olarak üyelerimiz ve birçok dış paydaşımız ile birlikte çalışarak sektörün sesini duyurmak için en uygun politik kurumlar ile temasa geçtik. Avrupa düzeyinde, Avrupa Birliği liderliğine, salgın sürecinden çıkış stratejisi ile ilgili sektörün planlarına destek, yatırım ve toplu taşımanı tanınmasını isteyen üç açık mektup yayınladık.

Toplu taşıma işletmesinin devam etmesi şehirlerimiz ve vatandaşlarımız için hayatidir. Birçok profesyonelin günlük yaşamı ve hareketliliği iyi işleyen yerel ulaşım ağına bağlı ve Avrupa genelinde iki milyondan fazla kişi toplu taşıma sektöründe çalışmaktadır.

Hiç kimse salgının kentsel ve yerel hareketlilik sektörü üzerindeki ekonomik ve finansal etkisini tam olarak değerlendirip nihai sonucun nasıl görüneceğini belirleyemiyor, bu nedenle siyasi destek şart.

Ayrıca, pandemi sırasında ve sonrasında sektörün desteklenmesi ve sürekliliği için çağrıda bulunarak diğer uluslararası organlarla da güçlerimizi birleştirerek işbirliği yaptık. UITP, belediye başkanlarına, bakanlara ve birçok farklı karar vericiye erişip etkileyebilecek güçlü bir savunuculuk geçmişine sahiptir. Şimdi, krizin toplu taşıma sektöründeki sonuçlarını sınırlamak için birlikte çalışmak, bu etkileşimi arttırmak her zamankinden daha fazla gereklidir. Bunu yapabilmek için, istisnai hedeflenmiş önlemlerin benimsenmesi ve hızla devreye alınması gerekecektir. Toplu taşıma; ekonominin önemli bir hızlandırıcısıdır, istihdam yaratma, toplumsal kapsayıcılık, sağlık ve sürdürülebilirlik ve günlük yaşamımızda oynadığı önemli rol bakımından siyasi gündemin en üstüne yerleştirilmelidir.

 

KTT: Bu dönemde UITP’nin rolü nedir? Üyeleriniz ve sektör için neler yaptınız?

 

Mohamed Mezghani: Her şeyden önce okuyucularınızın bilmesi gereken şey UITP’nin ismiyle beraber uzun bir geçmişi olmasıdır. 1885'e dönecek olursak, dernek olarak oluştuğumuzda UITP, toplu taşıma sektörünü dünyanın her köşesinden bir araya getirdi. Artık küresel olarak 100 ülkeden 1800'den fazla üyemiz var. Türkiye’den de işletmeci, idare, STK ve endüstriden 4.0’dan fazla üyeye sahibiz. Bu geniş üye ağımızla beraber toplu taşımanın tüm paydaşlarını ve tüm sürdürülebilir ulaşım modlarını masaya taşıyoruz. Bu erişim ve itibarla, devam eden salgın sırasında daha yüksek sesle kendimizi duyurmak ve görünürlüğümüzü artırmak bizim için hayati önem taşıyor. Üyelerimiz adına ve üyelerimizle birlikte çalışmamız, toplu taşımanın içinde bulunduğu durumu net bir şekilde ortaya koymaya ve karar vericilerin sektörümüzün ne kadar hayati olduğunu bilmesini sağlamamıza izin verdi. Bu konuyu birçok farklı şekilde yaptık. Salgının başlangıcından bu yana uzmanlarımız, pandemi sürecinde toplu taşımanın nasıl yönetilmesi gerektiğine dair sekiz farklı dilde “Bilgi Sayfası” da dâhil olmak üzere ayrıntılı yayınlar üretti. Bu yayınlar ve iyi uygulama örnekleri üyelerimiz tarafından çok iyi karşılandı ve takdir edildi. Ayrıca pandemi sonrası, dünyada toplu taşıma hizmetlerine nasıl devam edileceği konusunda bir bilgi özeti de yayınladık.

Önemli olan, elbette ve sadece dikkate alınacak belgeler oluşturmak, yayınlamak değil, katılım ve farkındalık düzeyimizi arttırmamız da gerekiyor. UITP olarak sektör için savunuculuk yeteneğimiz kadar güçlüyüz ve yeni ağ oluşturma ve geliştirmek için küresel etkinliklerimiz olmadan bu hayati bileşeni ve fırsatları kaçırıyoruz. Küresel etkinlik açığımızı kapatmak için UITP Akademi ile çok çeşitli konuları kapsayan birçok endüstri ve sektör uzmanının yer aldığı bir dizi web semineri başlattık. Bu çalışmamızın da çok iyi karşılandığını bildirmekten memnuniyet duyuyorum ve bunlara kendi katılımımdan çok keyif aldım.

Ayrıca, üyelerimizin birçoğunu, şirketlerinde ve iş yerlerindeki en son olaylar, gelişmeler için birbirlerini güncelleyen yaklaşık 800 UITP üyesine ev sahipliği yapan özel bir bilgi değişim grubunu, dijital etkileşim platformu Linkedin’de bir araya getirdik. UITP, toplu taşıma sektörünün koronavirüs salgınından hangi yollardan etkilendiğini ve sektörün, şehirlerin hayatta kalmasında ve gelişmesinde ne kadar önemli olduğunun toplum olarak bilinmesini sağlamak için medya ile faaliyetlerini sürdürdü.

 

KTT: Salgın sırasında sosyal mesafe, bulaş ve enfeksiyon riskini sınırlamak çok önemli oldu. Ancak, bu doğrudan toplu taşımacılık kapasitesini azalttı, normal kapasitenin yüzde 25’ine kadar düşmesine sebep oldu. UITP’nin bu düzenlemede, kapasitede ve sosyal mesafede görüşü nedir? Toplu taşıma araçlarında maske kullanımı ve mesafe kurallarının esnetilmesine yardımcı olabilir mi?

 

Mohamed Mezghani: Pandemi sırasında, fiziksel uzaklığın virüsün yayılmasını azaltmak için birincil taktik olduğu düşünülmektedir. Toplu taşıma yetkilileri ve operatörleri de karantina sırasında bu yöntemi benimsemişlerdir. 

Bu konu hakkında düşüncelerimi çok dikkat çeken bir fikir gönderisinde paylaştım.

Toplu taşıma araçlarında fiziksel mesafenin sürdürülebilir hareketliliğin sona ermesi anlamına gelebileceğini düşünüyorum. Toplu taşıma kullanımına olan talep salgın sürecinde keskin bir şekilde düştü, tabii ki araçlardaki diğer yolcular ile olan mesafe bunun ana nedeni değil.

Bununla birlikte, farklı ulaştırma türlerinde yapılan analizlere göre, 1-1.5 metre arasındaki fiziksel mesafeyi sağlamak gerekirse, taşıma kapasitesinin, normal şartlardaki kapasitenin yüzde 25 - yüzde 35 arasına düşeceğini göstermiştir. Kapasite sunumundaki bu azalmanın ulaşım talebin bir kısmının karşılanmamasına neden olacaktır. 

Maske takmak, dünyanın birçok farklı ülkesinde ve şehirlerinde toplu taşıma ağlarındaki personel ve yolcular için zorunlu hale getirildi. Maske ile beraber uygun temizlik ve hijyen önlemlerinin arttırılması ile daha yüksek bir hizmet seviyesinin devam etmesini sağlayabilir.

Salgın sürecinde, operatörler hizmet talebine cevap verirken yayılımı sınırlamak için çeşitli sıhhi önlemler almıştır. Operatörler yüksek hizmet seviyesini korurken, araçları ve istasyonları sık sık dezenfekte edip temizlerken, yayılımı sınırlamak/önlemek için toplu taşıma çalışanları ve yolcular ile etkileşimleri azalttılar.

Bunlar, karantina sonrası kullanıcılarımızın sağlığını korumak için de devam etmelidir. Yakın gelecekte, bunlara ek olarak, talebi yönetmek için hizmet seviyesini ayarlamak adına önlemler alınmalı ve yayılımın azaltılmasına daha fazla yardımcı olması için taşıma ağında aşırı kalabalıklaşmayı önlemek konusunda doğru bilgiler paylaşılmalıdır.

Vatandaşlarımıza daha fazla fayda sağlamak için çalışma guruplarının mesai başlama takvimini ayarlamak adına hükümetin her düzeyi ile işbirliği yapılması gerekecektir.

Ek olarak, aktarma noktalarının yanı sıra yoğun zamanlarda fiziksel mesafenin korunmasının sağlanmasının zorluğunu da hesaba katmak gerekir. Uygulamada, polisin yardımıyla bile, yolcular arasındaki bu fiziksel mesafe, araçlarda veya istasyonlarda ve çevresinde garanti edilemez. 

Açıkçası, ilgili yatırımlar için gerekli fonlar mevcut olsa, ek yatırım yapılsa bile, kısa veya orta vadede bu kapasite arzını üç katına çıkarmak mümkün değildir. 

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yolcular ve çalışanlar tarafından gerçekleştirilen sıhhi eylemlere dayalı orantılı tedbirler kullanmalıyız. Bazı ulusal makamlar tarafından önerildiği gibi, kamusal alanlarda maske kullanma yükümlülüğü, vatandaşların anlaması ve uygulaması için mantıklı bir alternatiftir.

 

KTT: Salgın sonrası toplu taşıma hizmetinin devam etmesinde temel zorluklar neler olacaktır?

 

Mohamed Mezghani: Kriz nedeniyle toplu taşımada zorluklar yaşanıyor ve önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor. Bazı taşıma türlerinin türel payı, bazı bölgelerde, salgın sürecinin sonlanması,  normale dönüş günlerde düştü - ve raporlara göre bireysel araç kullanımı tırmandı. Toplu taşıma kullanıcıları, yolcular arasında güveni yeniden sağlamak ve onlara sağlık üzerindeki etkileri konusunda güvence vermek önemlidir. 

Bu bağlamda, salgın sürecinde kabul edilen temizlik ve dezenfeksiyon standartları devam etmeli ve yenilikçi temizlik teknolojileri ile güçlendirilmelidir.

Daha önce benzeri görülmemiş bir salgın süresinden sonra halkın tedirginliğinin farkında ve onlara duyarlı olmalıyız. Bazı insanlar, başkalarıyla yakın durmanın ne anlama geleceğinden korkacaklardır, bu nedenle sıhhi ve koruyucu önlemleri ileten, anlatan, toplu taşımacılığın olumlu bir görüntüsünü taşıyan ve faydalarını vurgulayan kampanyalara tüm dünyada ihtiyaç duyulacaktır. 

Toplu taşıma işletmecileri tarafından yapılan temizlik ve dezenfeksiyon eylemleri, yolculuk esnasında veya platformdayken mümkün olduğunca yolculara görünür hale getirilmelidir. Bilet gelirlerindeki büyük kayıplar dışında, daha az denetimden dolayı bilete kaçağı eylemlerinde olası bir artış da dikkate alınmalıdır. Ancak, özel araçların kullanılmasının desteklenmesi toplu taşıma imajına daha fazla zarar vermektedir. Sürdürülebilir ulaşım sistemlerinin kullanımı için, bireysel araçlar ile seyahat etme arzusunu dengelemek için güçlü bir politik itici güç ve toplu taşımaya destek gereklidir. Özel araç kullanımın artmasının halk sağlığı, güvenliği, çevre ve ekonomi üzerinde olumsuz etkileri olacaktır.

 

KTT: Bireysel taşımacılık sektörleri pandemi döneminde daha çok etkilendi. Çünkü, Özel/bireysel işletmecilerin gelirleri doğrudan bilet gelirine bağlı hizmet vermekte. UITP’nin bu konudaki görüşü nedir?

Mohamed Mezghani: Bireysel işletime dayalı toplu taşıma sektörü, Afrika, Asya, Orta Doğu, Türkiye ve Latin Amerika'daki birçok şehirde ana hareketlilik sağlayıcılarıdır. Afrika'da, hareketlilik seçeneklerinin yüzde 90'ı yalnızca bireysel taşımacılık sektörü tarafından sağlanmaktadır. Salgın önlemleri nedeniyle tüm şehirlerde yolculuklardaki keskin düşüşten dolayı sektör kötü etkilenmiştir. İşleticilerin çoğu hizmeti sürdürmek için bilet gelirine tamamen bağımlıdır. Bireysel sahiplik nedeniyle çalışma programını azaltamazlar. Bazı Afrika ülkelerinde hükümet, gelir farkını doldurmak ve işletmecileri sosyal mesafeyi korumaya zorlamak için bilet ücretlerini% 50-100 oranında artırdı. Hindistan, Filipinler, Meksika ve Türkiye gibi diğer bazı ülkelerde idareler, doğrudan nakit, yakıt desteği ve kira ücretlerinde rahatlama şeklinde operatörlere doğrudan / dolaylı faydalar sağlıyorlar. UITP, bireysel taşımacılık sektörünü desteklemek ve bu salgını “bireysel” 'den “kurumsal” a geçiş fırsatı olarak kullanmak için idarelere çağrıda bulunmaktadır. Şehirler veya yetkililer, yolcuların güvenliğinin yanı sıra operatörlerin geçim kaynaklarını sağlamak için sektörde reform getirmek için daha aktif bir rol oynamalıdır.

 

KTT: Bireysel işletmecilere veya yetkililerine Covid-19’un sonuçları hakkında neler anlatabilir siniz? İş modeli değişimini öneriyor musunuz?

 

Mohamed Mezghani: Covid-19, daha iyi araç tasarımın, sürdürülebilir taşıma modelinin ve şehirdeki toplu taşımacılığın ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Operatörler daha iyi hizmet kalitesi ve yönetim modeli olmadan uzun vadede hizmete devam edemezler. Benzer şekilde, yetkililer de şehirlerde daha iyi toplu taşıma hizmeti sağlama sorumluluğundan kaçınamazlar. Covid-19, insanların güvenli olduğunu düşünmezlerse toplu taşıma araçlarından uzaklaşacağını göstermiştir. Bazı bölgelerde motosiklet satışında sıçrama görülebilir. Toplu taşımada uzun vadeli sürdürülebilirliği sağlamak için iş modeli getirmeye ihtiyaç vardır. 

Temel zorluk, yetkililerin yeni kaynaklar oluşturmak için mücadele etmeleri ve kazan-kazan durumu yaratmak için yenilikçi iş modeli benimsemeleri gerektiğidir. Yeni iş modellerinin ortaya çıkacağını kesinlikle öngörüyoruz. UITP olarak bilgi ve tecrübemizi paylaşmak için farklı çok taraflı ajanslarla çalışmaktadır.