24 EYLÜL 2018 PAZARTESİ

Oyun, Oyun içinde!

Herşey, 2000 Milenyum kutlaması sonrası teknoloji şirketlerinin küresel oyuncu olma, petrol şirketlerinin ise sıralamadaki değerini kaybetmesi ile başladı...

Ekleme: 11 Mayıs 2018 Cuma 22:32/ Güncelleme: 11 Mayıs 2018 Cuma 22:32
Gelişmiş ülkelerin yeni nesil teknoloji ile alternatif enerji ve küresel kirlenme kavramlarını tartışma boyutuna taşıması, ABD’nin küresel revizyonlarla düzenleme başlatmasını, ancak, kentleşmede birçok akıllı sistemin yeni enerjilerle insan yaşamını kolaylaştırmasını getirdi. Fakat, bu değişim, 2 ABD’nin arasının açılmasına neden oldu!
 
20 yılı bulan bu dönemdeki gelişmelerde tanık olduğumuz şey; yeni nesil teknolojinin doğrudan yaşama müdahil olması ile birlikte üretim ilişkilerinin getirdiği düzenlemeler ve anlayışın değişmesi. Dünya’da, ABD hariç, küresel ısınma ile yeni enerji kaynaklarının kullanımı, çevre duyarlılığını da içine alan biçimde gündeme taşındı.
Tüm süreç içinde, AB’nin “Birleşik Devlet” kurma girişimi, klasik anlayışı temsil eden yerleşik yapıyı tedirgin etmeye yetti de arttı bile. Bu noktada, yeni nesil teknolojiler, etkin unsurlar rekabetini öne çıkarıp, parselasyon zorunluluğunu en üst noktaya çıkardı. İşte, bu kararlar zinciri, üretim ilişki- leriyle ortaya çıkan yeni durumu etkiledi.
 
Daha düne kadar, küresel markalar sıralamasında ilk 10 içinde, en üstlerde yer alan petrol şirketlerinin bir anda 20’li sıralamalara inmesi bugünün fitilini daha da ateşledi ve yeni nesil teknoloji şirketlerinin bir bölümünün ABD kökenli olmasına rağmen, klasik anlayışı temsil eden yerleşik yapının tetiklenmesiyle dönülmez bir yola girdi.
Avrupa’daki yeni nesil teknoloji kullanma- ya başlayan devletlerin klasik anlayıştan vazgeçerek, enerji kullanımını bir üst seviyeye taşıması, üretim içeriklerinde de deği- şim yarattı. Küresel rekabet yaratan bu du- rum, günümüzde, sadece ekonomik bir sa- vaş olmaktan öte parçalamaya dönük kararlar alınması ile sorunları büyüttü.
 
Bir tarafta; Amerika Birleşik Devletleri, bir tarafta da Avrupa Birleşik Devletleri küresel oyuncu gücünü göstermek adına bu değişimi kendilerine göre kurgularken, birinin; “Siyah” dediğine, diğerinin; “Beyaz” demesiyle, istikamet farkının diğer ülkeleri ezildiğini gözden kaçırdı bu da insan odaklı yaklaşımın yerini; “Ben” odaklıya bıraktı.
2 ABD’nin ekonomik savaşı, ülkemizin de içinde bulunduğu durumu yakından ilgilendiriyor. Çünkü, ülkelerarası ticarette komşu ülkelerin birbiriyle olan muhabbetlerini devam ettirmelerine bağlı bu durumun iki güç tarafından değiştirilmeye ça- lışılması, hem ekonomik, hem de geleceğe bağlı kararlarımızda etkili olacaktır.
 
“Milenyum Çağı” denilen yeni dünya düzeninde değişimin sancıları ekonomik taban- lı bir düşünce modeli üzerine oturtulup, sürdürülmeye çalışılırken, insan odaklı yaklaşımı ortadan kaldırmış, küresel oyuncu olma kriterlerinde de sadece “Ben” odaklı bir zihin yapısıyla tek yönlü, dönülmez yolda yürümeyi de beraberinde getirmiştir.