18 HAZİRAN 2019 SALI

Tetikçi iklim!

Amerika Meteoroloji Derneği Bülteni’nde (BAMS) yayımlanan yeni bir araştırmaya göre; iklim değişikliği kuraklık, seller gibi aşırı hava olaylarının tetikçisi...

Ekleme: 28 Aralık 2018 Cuma 17:46/ Güncelleme: 28 Aralık 2018 Cuma 17:46
BAMS’nde (Amerika Meteoroloji Derneği Bülteni Bulletin of American Meteorology) geçtiğimiz günlerde yayımlanan yeni bir araştırma günümüzde görülen aşırı hava olayları ve insan kaynaklı nedenler arasındaki tüm bağlantısını ortaya koydu. Raporun “2017 Aşırı Hava Olaylarının İklim Değişikliği Perspektifi” isimli 7. sayısı, 2017 ve 2018’de Avustralya açıklarındaki Tasman Denizi’nde görülen yoğun deniz sıcak hava dalgaları da dahil olmak üzere, yüksek yüzey sıcaklıklarının insan kaynaklı iklim değişikliği olmadan meydana gelme olasılığının “esas itibarıyla imkansız” olduğunu ortaya koydu. Raporda; Avustralya yangınları ve Uruguay selleri de incelendi.
Bu yıl, bilim insanlarının insan kaynaklı iklim değişikliğinin neden olduğu küresel ısınma olmadan yaşanması olanaksız aşırı hava olaylarını tanımladıkları 2. yıl. BAMS‘ın Genel Yayın Yönetmeni Jeff Rosenfeld; “Bu atıf çalışmaları iklim değişikliğinin bize her yıl yeni ve daha aşırı düzeyde hava olayları yaşamamıza sebep olduğunu söylüyor. Bu bilimin verdiği mesaj ise medeniyetimizin değişen iklimimizle uyumsuzluğu- nun giderek arttığı yönünde” diye uyardı.
Raporda; 2017 yılında, 6 kıta ve 2 okyanusta meydana gelen 17 aşırı hava olayının hakem denetimli analizine yer veriliyor.
10 ülkeden 120 bilim insanı hem tarihsel gözlemlere hem de modellemelere bakarak, belirli aşırı hava olaylarının iklim değişikliği tarafından ne kadar etkilenmiş olabileceğini inceliyor.
BAMS Editörü ve ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi NOAA’dan araştırmacı Martin Hoerling, incelenen olayların altı kıta ve bir yıla yayılmasına rağmen, birbirileriyle yakından bağlantılı olduğunun açıkça ortaya çıktığını ifade etti. Hoering, “Bu araş- tırmalar, 20. yüzyılın hava ve iklim şartlarından köklü şekilde uzaklaşacağımızı öngören IPCC’nin 1990 tarihli ilk raporundaki bilgileri doğrular nitelikte. İnsan faaliyetlerinin artık çeşitli aşırı hava olaylarına neden olduğu kanısı bilimsel araştırmalar tarafından da doğrulanıyor” diyor.
2017 aşırı hava olayları analiz bulgularından bazıları şu şekilde sıralanıyor:
n SICAKLIK
İklim değişikliği, Avrupa-Akdeniz bölgesinde en az 2017’deki kadar aşırı sıcak hava dalgalarının meydana gelme olasılığını 1950 yılına göre 3 misli arttırdı. Bu tür bir sıcak hava dalgasının herhangi bir yıl içinde yeniden görülme olasılığı artık yüzde 10 olarak veriliyor. 2017’de Çin’in orta ve doğu bölgelerinde yaşanan rekor düzey deki sıcak hava dalgaları bir zamanlar ender rastlanan hava olaylarıydı. Artık, bu tür aşırı sıcak hava dalgaları iklim değişikliğine bağlı olarak beş yılda bir meydana geliyor.
KURAKLIK
İklim değişikliği, yağış ve bitki su tüketimi (Evapotranspirasyon) dengesini bozarak, 2017’de ABD Kuzey Büyük Düzlükler‘de (Great Plains) yaşanan kuraklığın meydana gelme ihtimalini 1.5 kat arttırdı.
SEL
İklim değişikliği, Bangladeş’in kuzeydoğu bölgesinde sel baskınlarına neden olan ve 6 gün süren muson öncesi aşırı yağışların meydana gelme olasılığını yüzde 100 arttırdı. İklim değişikliği Haziran 2017‘de Çin’in güneydoğu bölgesinde binlerce evin yıkılmasına yol açan aşırı yağışların meydana gelme olasılığını iki kat arttırdı. Mart 2017’de Peru’da sele neden olan yağışlara doğal bir sıcak kıyı suları akımı döngüsü neden oldu ancak insan kaynaklı iklim değişikliği bu tür aşırı olayların meydana gelme olasılığını 1.5 kat arttırdı.
Ayrıca, bilim insanları Avustralya açıklarındaki Tasman Denizi yüzey hava sıcaklıklarının iklim değişikliği olmasa 2017-2018 ‘de görülen rekor düzeye çıkamayacağını ortaya koydu. Afrika açıklarındaki yüzey hava sıcaklığı, Somali’de 6 Milyon’un üzerinde insanı gıda kıtlığıyla karşı karşıya bırakan 2017 Doğu Afrika kuraklığının meydana gelme ihtimalini iki misli arttırdı. Yapılan bir çalışmada, deniz suyunda görülen aşırı ısınmaya sanayi öncesi dönemde rastlanamayacağı ortaya konuldu.
Arktik Okyanusu’ndaki buz seviyesinin iklim değişikliğine bağlı olarak rekor düzeyde gerilemesi, Aralık 2016’da Batı Avrupa’nın büyük kesiminde rekor düzeyde yağış kıtlığı yaşanmasına yol açtı.
Okyanus olayları daolağandışı sıcak noktalardan deniz buzullarının erimesine kadar bu yıl incelenen olayların arasında yer alıyor. Okyanuslar da küresel ısınma sürecine dahil ve okyanuslarda depolanan ısının, kardaki aşırı hava olaylarının önemli bir etkeni olması bekleniyor.
Bu yayının yedi sayısında incelenen aşırı hava olayları araştırmacılar tarafından seçildi ve o dönemde yaşanan olayların kapsamlı bir analizini teşkil etmiyor. Bu dizide yayımlanan 146 araştırma bulgusunun yüzde 70’i aşırı hava olayları ile iklim değişikliği arasında önemli bir ilişki kurarken, yüzde 30 ise hiçbir ilişki kurmadı.
Bu yılki rapor, insan kaynaklı iklim değişikliğinin aşırı hava olaylarındaki rolünü değerlendiren atıf çalışmaları yayınlamanın ötesine geçiyor. Editörler, toplumun farklı sektörlerinden yönetici ve planlamacılara gelecekte karşılaşılacak iklim risklerine karşı alınacak önlemleri planlarken atıf çalışmalarından yararlanmalarını istedi.
Raporda su depolama sistemlerinin yönetiminde iklim atıf çalışmalarının önemi, deniz seviyesindeki yükselme planları ve aşırı hava olayları sonrasında yasal sorumlu belirlenmesine dair görüş makalelerine de yer verildi.
Raporda ele alınan bu açılar iklim bilimcilerin sonucu ağır ve kritik olabilecek kararlar açısından önem teşkil eden risklerin üzerindeki etkisinin belirlenmesi için politikacılarla birlikte çalışması  öngörülüyor.
Rosenfeld’e göre; “10 yıl kadar önce, kıta ölçeğinde, aylarca süren aşırı hava olaylarına odaklanıyorduk. Artık araştırmacılar aşırı etkilenen bölgelerdeki sıcak hava dalgaları, yangın tehlikesi ve birkaç gün süren seller gibi daha yerel risklere bakıyor. Sadece 10 yılda, araştırmaların odağı daha geniş kapsamlı toplumsal zorlukları ele alabilecek kadar gelişti”.
Germanwatch tarafından geçtiğimiz hafta COP24’te yayımlanan Küresel İklim Riski Endeksi’nde Porto Riko, Sri Lanka ve Dominik Cumhuriyeti’nin 2017’deki hava olaylarından en fazla etkilenen ülkeler olduğunu, son 20 yılda 11 500 aşırı hava olayının trilyonlarca dolar hasara ve 525 binin üzerinde ölüme yol açtığını ortaya koymuştu. Endeks aynı zamanda 2017’nin hava olaylarına bağlı en yüksek hasarların görüldüğü yıl olarak kayda geçtiğini belirtmişti. Çalışma, Türkiye’de ise 2017 yılında gözlemlenen meteorolojik afetlerin toplam- da 1.9 Milyar Dolar ekonomik hasara yol açtığını ifade etmişti.