26 MART 2019 SALI

İstanbul’a uymuyor!

Asırlardır varolan yapısının özel bir yönetime kavuşturulması, dünya kültür mirası İstanbul’u korumak açısından olduğu kadar, geleceği açısından da prestij kazandıracaktır...

Ekleme: 21 Aralık 2018 Cuma 20:12/ Güncelleme: 21 Aralık 2018 Cuma 20:12
Cumhuriyet dönemi ile birlikte hem dünya kültür mirası olması, hem de ülke ekonomik hareketine yüzde 19’una yakın girdi sağlaması, ilk yıllarda İstanbul’u meziyeti ile “Taşı Toprağı Altın” denilip, göçe teşvike neden olması, bugün neticeleriyle, doğru bir anlayış ve yaklaşım olmadığını ortaya koymaktadır.
 
Özellikle, siyasi mülahazalarla kent, yaz-boz tahtasına döndürülmüş, tarihi dokusu, dünya kültür mirası konumunu bile tartışılma noktasına taşımıştır. Değişim ve dönüşümü dikey büyümede araması, ulaşımda sorunlara neden olmuş ve İstanbul’un siluetini bozmuş kent olarak rantiyeciyelere kurban edilmiştir.
 
Tarihi kentin üzerine atfedilmiş ve dünyaca kabul edilmiş yapısını koruma yolu, özel statülü bir yönetimden geçer. Bunun için tarihi kültür mirasımız İstanbul, bu özelliklerini koruma adına, kent yönetiminin bilim insanları arasından, TBMM tarafından özel bir statü ile seçilerek bu oluşuma devredilmelidir.
 
Böyle bir statü hem siyasi, spekülatif ve farklı etkilemelerin önünü kapatır, hem de var olan tarihi dokusu, barındırdığı yapısındaki özelliğini korur. Yeraltı değerleri gün yüzüne çıka rılarak özellikle, üst gelişimi sınırlandırılır, hareketliliğini kültür merkezi konumlaması ve evrenselliğiyle birlikte gözler önüne serer...