23 EYLÜL 2018 PAZAR

Beraber yürüyeceğiz

Adana Özel Halk Otobüsçüleri Odası Başkanı Niyazi Göğer, “Bazen, beklenmedik zorlamaların beklenmedik ortak çözümlere neden olduğunu çok gördük. Bu da bize yeter” diye konuştu...

Ekleme: 27 Ağustos 2018 Pazartesi 07:54/ Güncelleme: 27 Ağustos 2018 Pazartesi 07:54
KTT Dünya ile birlikte yeni bir de- ğişimi benimseyen Türkiye daha iyi gelecek için yenilenelim derken, beklenmedik hariç saldırılarla karşılaştı. Özel halk otobüs- çüleri, anında saldırı karşısında bütünleşme çağrısında bulunma sını nasıl değerlendiriyorsunuz?
GÖĞER Doğru bir çıkış oldu. Bizim klasik ama doğru bir deyişimiz var. deriz ki, “Eğer söz konusu Vatansa, geresi teferruat!..” Evet bugün ortaya çıkan durum ve verilen cevabımız da aynen bu. Düşman yapacağının en iyisini beklenmedik zamanda yapar.
Yapmalı da.
Zaten, düşmanın hasından bu beklenir. Beklenmeyen içimizden böylesi duruma hazır olmayanın çıkması!.. Şü- kür ki halk otobüsçüleri arasından böyleleri çıkmadı. Tavırlarımız bize bunu gösterdi. Biz, her zaman olduğu gibi böy- le durumda daima önde olduk.
Bugüne dek öyle olmuştur.
 
SORUNLAR ÇOK
Normal hayat akışında kendi içimizde, geçmişin anlayışları yüzünden ortaya çıkan tüm olumsuzlukların bizi zora sokabileceğini elbet dile getiriyorduk. Bireysel işletmeciliğin yetmediği noktada eskimiş anlayışla hem bize hem devlet kayba uğratılıyor bu sistem değişmeli de diyorduk. Çünkü, sermaye kullanımının esasları değişmişti.
Bunu gördük.
Bunu dillendiriyorduk.
Bu yüzden öz sermayemizi kullandığımızın öne çıkarılması ve buna dönük yeni esasların belirlenmesini istiyorduk. TÖHOB ile netleşerek gelişen çıkışımız buydu. Öz sermayemizi harcayarak hizmet verelim. “Tamam verelim ama ka- zanalım da!” diyorduk kısaca...
Olanlardan mustarip profili çizerken kazanamadığımızı sermayeyi harcadığımızı dile getiriyorduk. Bu bizim aramızda iç bünyedeki işti.
Bize reva görülenin adil olmadığını, belediyeler ile yaşadığımız bu durumun devletin eliyle kanunlarla düzenlenerek, bizi mutlu sonu ulaştırılması gerektiğini söylüyorduk.
Bunları da yaparken belediye kamu olarak işverenimizdi.
Bunu biliyorduk.
Ona uyulur anlayışımızı da terk etmemiştik. Dolayısı ile kamuya boynumuz kıldan incedir.
Hala da öyle...
Bu ara hemen söyleyeyim, biz ileri gitmek, değişip hem dünya geneli çevre- ye duyarlı insana saygılı gelişerek, herkese sahip çıkan olma, hem de kendimize yeten olup yol alalım derken, bak- tık ki buna karşı olanlar, bam başka havada alemdeler!
Üstelik kendilerini dünya lideri yol göstericisi sayanlardı bunlar. Bu özelliklerine uymadığına aldırmadan bize, hemen her fırsatta, işimize çomak sokup, alıkoymaya çalışıyorlardı!..
O zaman hem işletmeciliğimizi hem de bununla ülkenin işini doğru yapmasını sağlatan kendini de doğru anlatması gereken olmasını sağlatması adına bu çıkışı yaptık.
Herkes gerek ülke içinde gerek ülkeler arasında herkes yerini ve haddini bilmeli. Bilmezse bildirileceğini de bilmeli. Biz bu gerekçeyle normal davranışımızı yaptık o kadar ama şimdi; bu hedefle sadece halkçı değil, bütün sektörler birbiriyle barışık, sektör içinde ve dışında bu barış içinde devlet millet el ele yürümek zorunda.
Gelişmelere göre bir olmak zorunda olduğumuzu da ortaya koyduk.
KTT Aslında özel halk otobüsçülerinin önüne önemli fırsat çıkmış olmadı mı? Bir olabilme alışkanlıkları terk edebilmenin fırsatı. Sektörel gelişime uygun gidişatın gereklerine göre kendini topyekün düzenleyen olma, geliş- miş otomotiv endüstrisine uygun işletmeci haline dönüşme fırsatını, hem belediye ile yani kamu ile hem özel sektör olarak kendi kendine yapabilme fırsatını bu yolla yakalamış olmuyor mu?
GÖĞER Sadece bu fırsat bizim için de- ğil ki!.. Aynı zamanda belediyeler içinde bir fırsat. Onlar da tek yanlı buyurganlık anlayışlarından sıyrılıp ortak akılla yönetim anlayışında paylaşımcılıkla paydaşlığın gereklerine uyup kendilerini yenileme fırsatı yakalamış olabilirler.
Evet artık bu saatten bu saldırılara bu bilinçle karşı duruştan sonra özel halk otobüsçülerinin kendilerini yenilemesi kaçınılmaz zorunluluktur.
Devletin bize birlikte kendi paydaşı olarak görüp o şekilde bizimle iletişim kurması da şart. Bence bu Reis’in de tek şansıdır. İstediği güçlü devletin paydaşlarla birlikte tesisi yolunda iletişimin her alanda sürmesine fırsattır da.
Elbette buna bizim kendimizi yenileme irademizde topyekûn kurumsal anlayışlarla yol almamız şekil verecek is- tikametin ne derece doğru olduğunu bizlere gösterecek. Eğer biz hala “Ben” demeyi sürdürerek, popülist bir söylemle birlikten yana davranmaz da “Bildiğim bildik” dersek, çok daha beter oluruz. 
Bu yüzden de bu olay ve gelişme bizi doğru istikamete sokmanın fırsatını oluşturmuştur.
 
YÜKÜMÜZ AĞIR
Ortaya birlik olma geçmişin hatalarından inatlarından sıyrılarak ek çaba sarfetmeden bencilliğimizden kurtulma fırsatını bize sağlamıştır.
Gerek belediye kendi içindeki hatalarında ki ısrarcılığın müzminleşen tutuculuğundan, gerek kamu olmanın sağla- dığı tek yanlı bakışla güç kullanma alışkanlığından, gerek özel kesimin bilmezliğinden gelen inadında ısrarından bu saldırı bizi birleştiren haksız davranışlar öncelik kaymasıyla bizi ortak akla yöneltmiştir. Bu yöneltiş aynı zamanda sözünü ettiğim yanlışlardan da sessiz seda- sız sıyrılmamızın da fırsatını ortaya koymuştur. Bunu kabullenerek işe başlamak özel kesimin de kamunun da herkesin değişimden yana olan gelişimden yana olan herkesin görevidir. Bu nedenle son olup biten şer dediğimiz çıkışlarda da bir hayır vardır.
Bu yüzden son gelişme bize birlik yolunu açarken aynı zamanda da hepimize ek yük sorumluluklar yüklemiştir.
Devlet ile belediyeler ile özel sektör olarak kendi içimizde kararlı iletişimi, güçlü bir STK üst kurum olan TÖHOB üzerinden yol alarak devlet ile yetkili kurum ve kuruluşlarıyla istişare içinde gelişimin gereklerinde üzerine düşeni yapmak zorundadır.
“Kazan-Kazan” dönemindeyiz ve her şey, tüm uygulamalarımız ortak paylaşım esaslı ve tümden gelim ya da tüme varımlı anlayışla planlanmalı.
Yoksa geleceğin düzeninde istediğimiz yerde olamayacağımız gibi, gelişim de de istediğimiz noktayı yakalayarak varacağımızı hayal ettiğimiz yere de asla varamayız.
İşimiz zor ve uzun ama sonucu hayırlı kazancı keyifli ve ülkeyi muassır medeniyete taşıyacak kadar net so nuçlara kavuşturacak özelliktedir. 
Sadece aklı kullanalım yeter.
Sektörel birlik içinde kurumsal an layış gerekleri ile hareket edelim... 
Geleceğin hedeflenen yeni yapılanmasında  biz varız. Orada da tetikleyici  ana unsuruz... Bu anlayış, bu bilinç ve yaklaşımla hizmetleri sürdüreceğiz...